Yeni hafta eski gündem

Dolayısıyla ana gündem maddelerinin değişmemesi ile geride bıraktığımızdan temelde çok fazla ayrışmadığımız bir haftaya giriyoruz. İçeride ise özellikle yaptırım risklerinin yarattığı belirsizlik zaman zaman yurtdışından ayrışmalar yaşamamıza neden oldu. Her ne kadar CAATSA riski devam ediyor olsa da yaratabileceği baskının sınırlı kalacağı beklentisi büyük resimde bozulma olmasına izin vermiyor.

 

Veri akışının yoğun olduğu ve Fed toplantısının da bulunduğu haftada yurtdışı gelişmelerin yanında içeride de yakından takip edeceğimiz konu başlıkları bulunuyor.

 

Bu noktada, TCMB Çarşamba günü 2021 yılı para ve kur politikası metninin açıklayacak.  Söz konusu metinde TCMB daha çok yılın genel bir değerlendirmesini yaparken aynı zamanda gelecek yıla ilişkin olarak likidite yönetiminin genel çerçevesini çiziyor. Dolayısıyla teknik nitelikte olan raporun ciddi bir piyasa etkisinden bahsetmek mümkün değil. Ancak son dönemde çok sık konuşulduğu için TCMB’nin özellikle rezerv güçlendirme yolunda nasıl bir strateji izleyeceğine yönelik mesajlarının önem taşıdığını düşünüyoruz. Bu noktada TCMB’nin piyasa koşullarının uygun olması durumunda rezervleri artıracağına yönelik mesajlar vermesini bekliyoruz.

 

Ayrıca Cuma günü açıklanacak olan beklenti anketi sonuçlarını da yakından takip edeceğiz. Öyle ki, ankette 24 Aralık’ta gerçekleştirilecek olan PPK toplantısında ilişkin beklentilerin ne yönde şekillendiğini görme şansı bulacağız. Yüksek Kasım ayı enflasyon rakamlarının ortaya koyduğu tablonun ardından TL’nin reel faiz desteğinin göreceli olarak azaldığını düşünürsek TCMB’nin söz konusu toplantıda bu desteği yeniden artırmayı değerlendirebileceğini düşünüyoruz. Bu noktada anket sonuçlarında da benzer bir tablo görmeyi bekliyoruz.

 

BEKLENTİLERİMİZ

Borsa İstanbul durgun geçen haftayı 1370 puanın üzerinde tamamlamayı başardı. Altı haftadır üst üste değer kazanan BIST-100 endeksi geride bıraktığımız haftada özellikle yaptırım endişelerinden negatif etkilense de haftayı %3’e yakın değer kazanımı ile tamamlamasının yanında önemli bir nokta olarak gördüğümüz 1350 puanın üzerinde tutunmayı da başardı. Teknik açıdan bakıldığında ise 1370 ara direncinin üzerini de test etmeye başlayan endeksin 1385 puana doğru hareket alanı olduğunu düşünmeye devam ediyoruz. Ancak bu noktada yaptırım riskinin hafiflemesi ve yurtdışı koşulların lehte olması gerektiğini de hatırlatmak istiyoruz. Öyle ki küresel piyasalarda havanın bozulması durumunda endeksin 1350 desteğine doğru geri çekilebileceğini göz önünde bulundurmak gerekiyor.

 

EUR/USD’de sakin seyir sürüyor. Geride bıraktığımız haftada ECB’nin likidite koşullarını iyileştirmesine önemli bir tepki vermeyen EUR/USD 1,21 merkezli bir bant içerisinde işlem görmeye devam ediyor. Yeni haftada ise özellikle PMI rakamlarının ortaya koyacağı tablonun paritede hareketlilik yaratabileceğini düşünüyoruz. Bu noktada tersi bir senaryo da geçerli olmakla birlikte verilerin bölgede ekonomik aktivitenin sınırlı da olsa güç kazandığına işaret etmesi durumunda bunun pariteye yansımasının pozitif olmasını bekleriz. Her ne kadar Fed toplantısı da haftanın öne çıkan gündem maddelerinden biri olsa da atılan adımların ardından Fed’in beklemede kalması nedeniyle toplantının pariteye önemli bir yansıması olmasını beklemiyoruz.

USD/TL 8,00 seviyesinin altında tutunuyor. TL yaptırım riskleri nedeniyle geride bıraktığımız haftada diğer gelişmekte olan ülke para birimlerinden negatif ayrışırken kurun 8,00 seviyesinin üzerini test ettiğini gördük. Bu noktada özellikle CAATSA yaptırımlarının tedirginlik yarattığını söyleyebiliriz. Ancak 12 maddelik yaptırım listesinden en hafif olan 5 tanesinin seçileceğine ilişkin beklentiler kurun 8,00 seviyesinin altında kalmasını sağlıyor. Yine de TL üzerindeki baskının ortadan kalkması için söz konusu belirsizliğin son bulması gerekiyor. Dolayısıyla özellikle CAATSA süreci netleşene kadar TL’nin volatil bir görünüm sergilemesi şaşırtıcı olmayacaktır.

 

Ons altın baskı altında. Gerek mali teşvik görüşmelerinin olumlu bir zeminde ilerlemesine rağmen henüz somut bir adımın atılamamış olması gerekse aşıların kullanıma hazır olmasının güvenli liman ihtiyacını azaltması altının ons fiyatının yeni haftaya da 1850 dolar desteğinin altında girmesine neden oluyor. Bu hafta veri akışının da yoğun olduğunu düşünürsek mali teşvik görüşmelerinin yanında verilerin ortaya koyacağı tablonun da değerli metallerde hareketlilik yaratması muhtemel. Ancak olası yukarı yönlü denemeler 1850 doların aşılmasını sağlamadıkça kısa vadede iyimser bir tablo görme ihtimalimizi yüksek bulmuyoruz.1825 dolar seviyesinin altına inilmesi ise kısa vadede daha fazla baskı oluşmasına neden olabilir.

Kaynak ÜNLÜ Menkul
Hibya Haber Ajansı


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir