Ekonomik gelişmeler

Piyasalarda Bugün

Christmas tatili süreci global piyasalardaki etkisini iyice hissettirir durumda. Dün Almanya’nın işlem görmediği ortamda ABD’de ise yarım günlük seans takip edildi. Bugün ABD ve Avrupa’da işlemler gerçekleşmeyecek. Böylesi ortamda ise Türk para politikasındaki sıkılaştırma eğilimi güçlenerek devam etti ve güven kanalının güçlendirilme süreci korundu.

Global piyasalar açısından günün tek ve en önemli haberi olarak devam eden Brexit ticaret görüşmelerinde varılan uzlaşı öne çıktı. Beklendiği şekilde gün içerisinde Avrupa ve İngiltere taraflarından peş peşe yapılan açıklamalar anlaşmanın sağlandığına işaret etti. Problemli başlıklar arasında öne çıkan balıkçılık konusundaki düğümün çözülmesi sürecin nihayete ermesine katkı sağladı. Zamanlama açısından ise İngiltere tarafının parlamentoda anlaşmayı onaylaması 2020 yılı takvimi içerisine denk gelecek gibi görünüyor. Avrupa cephesinde ise 2021 yılına sarkma yaşanabilir. Vergilendirme tarafında, hizmetler ve finans sektörünün içerisinde yer almadığını not düşelim. Hikayeyi büyük çoğunlukla daha öncesinde satın alan GBP çaprazlarında önemli bir hareketlilik yaşanmazken, azalan küresel likiditeyi de göz ardı etmemek gerek.

Tatil etkisinin negatif etkilenen üyelerinden birisi de Türk lirası oldu. Ancak, bu kez pozitif ayrışmanın daha yüksek hızda gerçekleşebilme ihtimalinin kaçması nedeniyle bu yorumu yapıyoruz. Beklendiği şekilde Türk para politikasındaki sıkılaştırma adımları yılın son PPK toplantısında da devam ederken, politika faizi konsensüs ve Deniz Yatırım Araştırma Bölümü beklentisi olan +150bp üzerinde +200bp şeklinde yükseltildi. Böylece, %17’ye çekilen politika faizi ile birlikte 2021 yılının ilk çeyreğinde gerçekleşmesi beklenen enflasyon yükselişi için de reel faiz anlamında TCMB alan kazanmış oldu. Gerek açıklanan karar metnini gerekse piyasa beklentisinin önüne geçilmesi adına TCMB adımını gayet olumlu ve yerinde buluyoruz. Türk lirası ve cinsinden değerlenen varlıkları beğenmeye devam ederken, ülke risk primindeki azalışın da sürmesi beklentisindeyiz.

Piyasalar

İşlem hacimlerinin yok denecek boyuta gerilediği ortamda genel Amerikan doları zayıflaması devam etti. G10 ve EMFX para birimleri nezdinde gözlenen durum Türk lirası açısından da dikkat çekti. Gün içerisinde takip edilen TCMB faiz kararında pozitif anlamda sürpriz yaşanırken, lira %0.75 değer kazanarak günü tamamladı. Diğer piyasa fiyatlamalarında ise önemli bir hareketlilik gözlenmedi ki yılın son işlem günlerinde bu durumu normal karşılamak gerekiyor.

Türk lirası günü %0.75 primlenme ile tamamlarken, BİST 100 endeksi kapanışı %0.59 yükselişle 1426 puan seviyesinden gerçekleşti. Ülke risk primi %3’ün üzerinde düşüşle 318bp seviyesine gerilerken, 10y vadeli tahvilde faizin son seviyesi -3bp ile %12.86 oldu.

EMEA bölgesi endekslerinde yatay-pozitif bir seyir söz konusuydu. Euro Stoxx 50 %0.11,

FTSE 100 %0.10, CAC 40 %-0.10 ve Rusya grubunda (RTS, USD) %0.85 ile gün tamamladı. Takip edilen endekslerde işlem hacimleri 1 aylık ortalamalarının %55 ile %95 arasında değişen değerlerde gerisinde kaldı.

Amerika kıtası işlemlerinde Avrupa’ya benzer bir eğilim takip edildi. Majör ABD endekslerinin yarım gün açık olduğu ortamda %0.2-%0.3 yükselişler izlenirken, kıtada yer alan gelişmekte olan ülke varlıkları da pozitif kapanışlar sergiledi. Bovespa ve Merval ise işlem görmedi.

Asya’da yeni gün işlemleri oldukça sınırlı, tatil etkisi burada da geçerli. TSİ 08.20/ NKY 225 %- 0.01, CSI 300 %0.58 ile işlem görmekte. USDCNH paritesi offshoreda 6.5195 ile yuanda değer kaybına işaret ediyor.

Fiyatlamalar

BİST 100 işlemlerinde teknik açıdan yakından izlediğimiz ve bir süredir öne çıkardığımız 1350 puan direncinden gerçekleşen kapanış sonrasında genel olarak pozitif TL varlık grubu duruşumuzu koruyoruz ve fakat kar realizasyonu isteğini göz ardı etmiyoruz. 1400-1370 seviyeleri destek, 1450 ise direnç olarak izlenebilir. Lira performansı, CDS ve özellikle son dönemde dikkat çeken artan korelasyonla Avrupa hisselerindeki fiyatlama eğilimi BİST 100 fiyatlamasını etkileme potansiyeline sahip.

USDTRY paritesi işlemlerinde azalan ülke risk primi ve atılan normalleşme adımlarının etkili olmasının ardından ek negatif yeni bir başlık doğmadıkça Türk lirası lehine pozisyonlanmanın devam etmesini bekliyoruz. Teknik açıdan 7.54-7.31 destek, 7.73-7.77/78 ise direnç olarak izlenebilir.

EURUSD paritesi fiyatlamalarında global Amerikan doları yaklaşımı ana etken konumunda kalmaya devam ederken bölgeye dair haber akışı da fiyatlamalara yön verir durumda. Kısa vadeli EUR yükselişi açısından 1.1880 bölgesi üzeri eğilimin sürdürülebilirliği önemli. 1.20-1.21 aralığında konsolidasyon beklentisindeyiz. 1.22 bölgesi üzerinde kalıcı kapanış gerçekleşmeden daha değerli bir EUR fiyatlaması olacağını düşünmüyoruz. 1.2290-1.23 direnç seviyeleri konumunda. Yılsonu Amerikan doları talebi (düşük ihtimal de olsa) etkili olabilir. 

DTH’larda artış devam ediyor

Yerleşiklerin yabancı para mevduatları banka dışı bazda 18 Aralık haftasında 231.5 milyar dolardan 234.1 milyar dolara yükseldi. Bu yükselişin 2.3 milyar doları döviz talebinden, 230 milyon doları ise altın talebinden kaynaklandı. 13 haftalık yıllıklandırılmış verilere göre gerçek kişilerin döviz mevduatlarındaki artış önceki haftaki seviyesi olan %26.3’ten %28.3’e yükselirken şirketlerin mevduat talebinde artış %9.20’den %20.3’e yükseldi. Kurdaki stabilizasyona rağmen döviz talebinin yüksek olması, yerleşiklerde halen kurda artış beklentisinin hakim olduğunu gösteriyor ve alım gücündeki erimeye karşılık dövize güvenme eğiliminin devam ettiğine işaret ediyor.

Döviz rezervlerinde kuvvetli artış

TCMB’nin brüt rezervleri 18 Aralık haftasında 3.6 milyar dolar artışla 91.8 milyar dolar oldu. Artışın 2.4 milyar doları döviz rezervlerinden kaynaklanırken altın rezervleri de önceki haftaya göre 1.2 milyar dolar artarak 42.0 milyar dolara yükseldi. Döviz rezervlerindeki artışın bir kısmı DTH’lardaki artışın yansıması olarak 1.0 milyar doların üzerinde artış gösteren munzamlardan kaynaklandı. Böylece yılbaşından beri döviz rezervlerindeki kayıp 33.8 milyar dolardan 31.4 milyar dolara gerilemiş oldu. Dolarizasyon eğiliminin devam etmesi döviz rezervlerine destek oluyor gibi görünüyor. Önümüzdeki dönemde bu eğilimin tersine dönmesi rezerv kaybına yol açabilecekken yabancı ilgisinin artması bu zararı telafi edebilir.

Yabancının repo talebi

18 Aralık haftasında da yabancı yatırımcıların yurtiçi piyasalara ilgisi devam etti ve hisse senedi piyasasına 244 milyon dolarlık yabancı girişi gerçekleşirken DİBS piyasasına 1.6 milyar doları repo talebi kaynaklı 1.7 milyar dolar giriş gerçekleşti. Carry-trade amaçlı olduğu düşünülen repo piyasasına girişlerin önümüzdeki haftalarda çıkışa döndüğünü ya da TCMB’nin faiz kararının ardından getiri eğrisinin uzun tarafında pozisyonlara dönüştüğünü görebiliriz. Böylece son 52 haftada gerçekleşen portföy çıkışları 11.6 milyar dolardan 9.9 milyar dolara gerilerken tahvil piyasasından çıkışlar 5.4 milyar dolara geriledi.

TCMB Faiz Artırımının

Banka Hisselerine Etkisi TCMB’nin politika faizini 200 baz puan yükselterek %17,00 seviyesine çekmesi, fonlama maliyetleri yükselteceği için bankaların net faiz marjı üzerinde bir miktar baskı oluşturabilir. Yeniden fiyatlama döngüsü mevduat tarafında kredilere kıyasla daha hızlı olduğu için yakın dönemde net faiz marjını etkileyebilir. Ancak TCMB’nin sıkı para politikası uzun dönemli bono faiz oranlarını aşağı çekebileceği için operasyonel anlamda olumsuz etki eden marj görünümü değerleme açısından uzun vadeli düşük bono fiyatlaması ile kompanse edilebilecektir. Bu nedenle TCMB’nin faiz artırımının nette banka hisse fiyatları üzerinde bir baskısının yaratmayabileceğini düşünüyoruz.

Kaynak Orkun Gödek/Deniz Yatırım 
Hibya Haber Ajansı


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir