.

 

.

.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.

 

 ERKEKADIN
.

Öncelikle baştan anlaşalım ;

bu yazıda erkek özne , kadınsa bazen belirtisiz, bazen ise belirtili bir nesne

Geri kalan ne beni,ne de bu yazıyı ilgilendirir…

Çünkü hayat ; sizin yazacağınız bir cümle.

 

Hiç bir sıcaklık,iki tenin birbirine değmesi kadar yakıcı olamaz.Bu ateşin üzerinde yürümeyi seven biri olarak ; ölümden sonra tarif edilen adres cehennemi gösterirse,çekeceğim cezalardan korkmamam gerektiğini düşünüyorum.Tanrı bir erkeği denemek için ; ilk önce bir kadının koynuna sokar.Bu ilk cehennemden alnı açık ve boynu dik bir şekilde çıkan erkek, artık tüm hayatını yanmalarla geçirebilecek kadar kalın bir deriye ,yansımalara aldanmayacak kadar gözleri güçlü bir ruha sahiptir.Yanmalar ve yansımalar yani acı ve hatıralar ; iyi halli hayat bile bundan ibarettir.Mutluluk mu ? Onu son görenden bir daha haber alınamadı...

 

Tanrı diğer dünya diye tabir ettiğiniz yerdeki acıyı, bu hayattaki güzelliklerin altına saklamayı iyi beceriyor ve üstünü tamamıyla örtmüyor.Açık kalan yerden içeriye sızan insan,Tanrı’ ya göre günahın bir ucundan bir ucuna kolayca akıyor.Yani bu dünyadaki hazzın altında,diğer dünyadaki acı yatıyor.

 

Seks bu denli haz veren bir duygu olmasaydı çiftleşir miydik ? Yalnızca kendi soyadımızın devam etmesi için ; belki evet…Aksi takdirde kesinlikle hayır…Bir erkek için haz içermeyen seksin, boş bir kuyuya durmadan kova atmaktan hiçbir farkı yoktur...Bknz : su yoksa ; hayatta yoktur…Diğer açıdan baktığınızda ise bir erkeğe göre haz dolu bir seks ; her seferinde açmak için delirdiğiniz bir sandığın içinden, acaba nasıl bir hazine çıkacak diye  kudurmaktır.Sana ait olmayan hazine ne kadar haramsa ; dinimize göre evlenmeden hak edilmemiş kadın da o kadar günahtır… İşte kutsal hazzın,kutsal acısı…Yani seks zevk vermeyen yavan bir girişim olsaydı ; hepimiz bu büyük günahtan nasibini almamış olarak,cennetteki plajlardan birine kurulup beğendiğimiz hurilerin birinden buzlu bir limonata isteyebilecektik…Hala şansımız var mı ? Bu konuda yalnızca Tanrı’nın bir fikri var.

 

Erkeğe karşı açılan bu cephede,Tanrı ve kadınları arasındaki kutsal ittifak ise görülmeye değerdir.Genellikle aptal oldukları söylenen güzel kadınlar ; Tanrı’nın günah silahına doldurduğu tahribat gücü en yüksek kurşunlardır.Onları ne derece arzularsanız , bu kurşunların menziline o denli yaklaşırsınız.Günah diğer dünyada acıyla eş değerdir ; ama bana bir erkek olarak, güzel kadınların bu dünyada canınızı hiçbir zaman acıtmadığını söyleyemezsiniz…Yani bedel ödemek için ; her zaman ölmek gerekmez.

 

Genellikle zeki olduğu söylenen çirkin kadınlar ise ; Tanrı‘nın günah silahına doldurduğu plastik mermilere benzerler.Evet patladıklarında ses çıkartırlar,görüntüleri ürkütücü bir gerçeklik taşır.Lakin sizin canınızı gerçek bir kurşun kadar yani o çok güzel kadınlar kadar yakamazlar. Öncelikli görevleri görünüşleriyle canınızı acıtmak ya da vurmak değil,zekalarıyla yaptırım güçlerini kullanarak emir vermektir.Bknz : plastik mermi can yakmak için değil caydırmak için kullanılır.

 

Bir de feministler var tabi ; onlar ne güzeldirler,ne de çirkin...Yani ne bir gerçek kurşun,ne de bir plastik mermi…Onlar hiç bir işe yaramayan boş kovanlardır…

 

 

Yeri gelmişken aşkı da söyleyeyim ; o, Tanrı’nın insanoğluna attığı en büyük kazık…Etkilenerek tanışırsınız ve ilk kazık çakılır,sonra konuşup anlaşmaya başlarsınız bu da ikinci kazık,daha sonra bunu üçüncü kazık olan sevmek,dördüncü kazık olan sevilmek,beşinci kazık olan sevişmek izler.İlişki esnasında kıskançlıklar veya aldatmalar,sadakat ya da yalanlar yaşanarak kazıkların sayısı artmaya devam eder.Ayrıldığınızda ise çit tamamlanmış olur.Artık yan komşunuzdur eski sevgili,sizi ayıran yalnızca bir çit vardır arada ; istediğiniz renge boyayabilirsiniz...İster ara sıra görüşüp yan komşunuzun halini hatrını sorarsınız,isterseniz hiç görüşmeyip bu komşudan nefret edersiniz.Ama başka bir yere taşınma gibi bir lüksünüz olamaz çünkü bir zamanlar yan yana olan hayatları inkar edemezsiniz…Bu anlattıklarımın günahla ne alakası mı var,deminden beri söylediğim kazıkları,siz de birilerine atıp birilerinin canını yakmadınız mı ya da tam tersi ? Haydi ama hiçbirinizin mi yan komşusu yok ?  

 

 

DİP-SİZ NOT : İnsanlar hep bahçeli bir evde oturmak ister ; sanırım bu son anlattıklarım yüzünden…Hee bir de ev alma komşu al geyiği var.Aşk olmadan sevgili olma durumu bu herhalde…Bunu daha sonra konuşalım olur mu ?

 

ARKA-SÖZ :  

 

Akıllı bir erkeğin çevresinde,

akıl alacağı yalnızca bir kadın , akıl verdiğini sandığı onlarca kadın vardır.

 

Aptal bir kadın ise ; her erkeğe akıl verebilecek kadar akıllıdır.

 

____________________________ANLAT.A.MADIKLARIMLA
.
.
.
.

.

.

.

.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 


.

.

.