Yurtdışında yaşayanlar ne denli özlem
duyuyorlardır ülkelerine gelebilmek için kim bilir?
Buram-buram tütüyordur burunlarında…
Hayal bile kuruyorlardır belki gecenin
sessizliklerinde.
İç geçiriyorlardır: “Ahh, keşke!..
Keşke, yaz gelse de bir uzana versek memlekete…”
Benim ülkemin insanı, sever
memleketini.
Her nerede olursa olsun; ta Fizan’da,
Uzakdoğu’da, Almanya, ya da Birleşik Devletler…
Uzaklığı ne olursa olsun hep bir özlem
yakar, kavurur benliklerini…
Benim ülkem özlendiği kadar da isyan
ettirir yürekleri çoğu zaman.
“Yeter artık!” dedirtir.
“Neden her şey yolunda gitmez tam
manasıyla?!”
24 yıldır; 16 yaşımdan bu yana
çalışmadığım medya kuruluşu kalmadı neredeyse…
Ve neredeyse tanık olmadığım hengame.
Kenan Evren MGK Başkanı iken değil
belki ama, Cumhurbaşkanı iken muhabirdim.
Özal’ı da gördüm, Demirel’i de, Necdet
Sezer’i ve Abdullah Gül’ü de en yüksek rakımlı
tepede…
Tanık olmadığım; kamuoyunun
akıllarından çıkmayan olay kalmadı neredeyse!
1991 yılında yaşanan yasadışı örgüt
infazları, 1243 sanıklı Dev-Yol davası, öğrenci
eylemleri; çatışmalar, Güneydoğu’yu kan gölüne
çeviren PKK katliamları, Kuzey Irak Harekatları,
depremler, yakın ülke savaşları ve aklıma şu an için
gelmeyen binlerce olay.
Susurluk Davası’nın da en yakın
takipçilerinden oldum, Apo Davası’nda…
Bazen düşünüyorum da… Bir masal gibi
geliyor her şey.
18 yıl kadar önceleri; bir dönemin
polis şefleri ve emekli generaller yasadışı bir
örgüt tarafından birer-birer öldürülmüştü.
Aralarında Hiram Abas bile vardı.MİT
Müsteşar yardımcısı.
Öğrenciler üniversitelerde boykotlar
düzenler, sokaklar ve üniversiteler karşıt görüşlü
öğrencilerin çatışma alanları olurdu.
Boykotlar, bağırışlar!..
Çoğu zaman izin verirdi polis karşıt
görüşlü öğrencilerin çatışmalarına…
Kendilerince provokatörleri enselemek
koymuşlardı adını?..
Kimilerine göre de polis bir grubu
destekler çatışmaları körüklerdi.
Benim ülkemde her dönem, polisle
ilgili: “ Taraflılar…” denmiştir.
Sağ da, sol da, orta yol da…
Hangi hükümet gelirse gelsin kolluk
kuvvetleriyle ilgili bu söz söylenmiştir.
Halk arasında ise: “Kendi adamlarını
getirdiler!..” diye…
Mesele bu değil!
Anlatmak istediğim!
Her zaman yasadışı örgüt bir başka
yasadışı örgütün emrindedir bir çok ülkelerde.
Adı Gladyo. Ya da derin Devlettir.
24 yıl önce de vardı, bugün de var.
Ben bu yaşıma geldim, sanırım bıktım!
Lanet okuyorum çoğu zaman.
Kim bilir meslek büyüklerim ne
diyorlardır şimdi içlerinden?..
Bir düşünsenize?...
Bir başka örgüt, ülkenin doğusunu
seçmiş oyun alanı olarak…
O örgütte, bir başka yasadışı örgüte
bağlı iş tutuyormuş
Ülkenin doğusunu oyun alanı seçen
örgüt, kanla beslenmiş, bebek katilleri yetiştirmiş,
binlerce ocak söndürmüş…
Sübyanlar yetim kalmış.
Bebeler aç, susuz;sefil.
Analar yüreklerine taş basmış dağ
başlarında, aynı ülkenin batısında; evlatlarını
kaybeden analar gibi…
Bir baba selam durmuş oğlunun tabutu
başında!
Omuzlarında yıldızlı adamlar, öpmüş
yanaklarından diğer çocuklarının…
“Şehitler ölmez, vatan bölünmez!” diye
haykırmış bazıları…
Kimileri de adliye önlerinde
haykırmış: “Şehitler ölmez vatan bölünmez!” diye..
Gerçekten anlamakta güçlük
çekiyorum!?..
Benim ülkemde neden her 10 yılda bir
akıllara durgunluk veren olaylar yaşanıyor ve
ortalık bir anda karışıveriyor?!
Neresi sevilir sizce bu ülkenin böyle
olunca?..
Neden insanlar hiç uğruna; ansızın
ölüveriyor sokakta gezerken?
Neden hala Barzani’den, Talabani’den
medet umuluyor?
Neden hala Kürt sorunu var; kardeşçe
yaşamamıza rağmen?
Neden kötü insanları ayıklayamıyoruz
aramızdan?
Peki neden hala; her şeye rağmen
seviyoruz; her şeye rağmen inatla yaşıyoruz bu
ülkede?
Ben nedenini biliyorum!
Çünkü hala bu ülkeyi çok seviyorum…
Hoşça kalın, dostça kalın
Yaşar Gürsoy
www.yasargursoy.com