.

 

.

.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.

 

 MÜSLÜMANIN DOMUZU!
 DOMUZUN MÜSLÜMANI!
.

Bektaşi fıkralarını çok severim, her duyduğumu da hafızama kaydetmeye çalışırım.

Basında Deniz Feneri skandalı patladığında, gazeteleri okurken akılıma gelen fıkraya kıs kıs gülmeye başladım.

 

Köyde bir telaş herkes camiye doğru koşuyor, bir yandan da feryat ediyorlarmış “ Koşun koşun yakalayın camiye domuz girmiş” bektaşide kalabalığa katılmış, kalabalık caminin önünde herkez bir şey söylüyor dönmüşler bektaşiye “ne diyorsun erenler sen bu işe?”,

“Müslümanın domuzunu görmüştüm ama domuzun Müslüman olanına ilk defa rastlıyorum”

 

Allah ile aldatmanın son moda olduğu şu günlerde cuk oturdu bu Deniz Feneri dalaveresi, ne diyeyim bunlara inananlara, “Allah akıl fikir versin. Amin”.

Sizler her gün bu abidik kubidik işlerle insanları soyanları ve bunu Allah adına yapanları medyadan okuyorsunuz.

İşin komik bir o kadarda dramatik olan yönü ise hala bir kesimdeki hiç kimsenin, hiçbir şeyin umurlarında olamadığı! Onlara akıl da verilse kâr edeceğe benzemiyor.

NE düşünüyorlar?..

Nedir bu olanlar?..


Farkına varıyorlar mı?..

Almanya'
da camilerin avlusunda insanlardan "yoksullara yardım" diye para toplamışlar. O paraları bavullara doldurup doldurup kaçak-gizli yollarla Türkiye'ye getirmişler.

Kayıt-kuyut yok...kuryeler taşımış, burada bir takım şirketlere sermaye olmuş.

Almanya’da bu gün son duruşma yapılacakmış, Türkiye’deki şubesi “onlarla organik bağımız yok demiş” o halde başka bağları var ki zaten o da ortada.


Kimi sanıklar var ki; o paraların Başbakan'a kadar gönderildiğini söylüyorlar, bu Almanların soruşturma kayıtlarında mevcut.

İşin içinde AKP'nin RTÜK Başkanı da var.

RTÜK ne işe yarar sence?

O televizyonların "ahlaki" yayın yapmasını sağlamak için kurulmuş, geçen seneden bu yana da filmlerde bile içki bardağı ve sigara gözükmesini "dinen haram" diyerek yasaklamış, bütün filmlere karartma lekeleri düşürerek hepsini rezil etmiş  bir yerdir...

Ama oranın AKP yandaşı başkanı, "Müslümanları kandırıp paralarını alarak bavulla Türkiye'ye getirip cebe atmaktan" sanık.

Almanya'ya gitse yargılanacak.

Ve Başbakan olsun, Adalet Bakanı olsun (tıpkı geçen gün AKP Genel Başkan Yardımcısı'nın Şaban Dişlinin belgeli rüşvet rezaletinde olduğu gibi) tüm bunları görmezlikten geliyorlar.

Alman savcı harekete geçiyor da Türk savcılar oralı değil.

Ve Alman savcı, Türk hükümetinin soruşturmanın durdurulması için baskı yaptığını söylüyor... bak sen şu işe!
Ne kadar cüretkarlar iktidar erkini kullanarak bir ülkenin yargısına müdahil olabiliyorlar.


Soruyorum  o kesime?

Yine bir şey anlamadınız mı?..

Bence bir an için  bu adamların Müslüman olduklarını unutsanız diyorum! (gerçek Müslüman bunları yapmaz da),

belki bir ihtimal anlarsınız.
Ama bu çok düşük bir olasılıktır.

Çünkü bu konuda kodlanmış olduğunuzdan ne okursunuz, ne izlersiniz, ne görürsünüz...

Ne  de anlarsınız !

Ve tüm bu rezillikleri, vurgunları, soygunları, düzenbazlıkları size güvenerek yaparlar...Hala anlamıyor musunuz?

Sizden aldıkları oyla aslında sadece sizi soysalar ne alâ

da arada biz gümbürtüye gidiyoruz.
.
.
.
.

.

.

.

.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

.

.