.

 

.

.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.

 

 SEYAHAT EDEN FIRINIM..!
.

Yazının başlığından bir anlam çıkaramayabilirsiniz, ama doğru..!

Bir fırın aldım Edremit EVKUR’dan, Luxell Kumtel 228 ytl peşin fiyatine [ sayın editör sakın düzeltme ]12 ay taksitle kiredi kartına….

Fırın ve ızgara pişirme özellikleri arasında!

Onu arabama koydum ve seyahati başladı, Küçükkuyu’ya getirdim. Taşınacak olduğumdan ambalajını açmadım.

Taşınırken nakliye kamyonuna bindi Foça’ya geldi.

Ambalajından çıktı tezgâha yerleşti, kendisi turbo fanlı bir set üstü fırın ve ızgara olduğundan pek şık pek de cakalı duruyordu. Ekmek kızartalım da şöyle bir ağız tadıyla kahvaltı edelim, üstüne de sıcakken tereyağ sürelim hayaliyle ekmekleri sıraladık, çay oldu, sofra hazır ama bizim Luxell den tık yok. Bir koku var etrafta metalik ama ekmek kokusuna dair bir rahiya duyulmuyor. Kahvaltı sofrasında bekleyen her kafadan bir ses çıkıyor voltaj düşüktür, yok yanlış yerine ayarladın, yok ışığı doğru yanmıyor bir sürü laf salatası, açıp bakıyoruz bizim ekmekler ısınmış ama kendileri peksimet olma yolundalar, sonuç kurumuş ama kızarmamış ekmeklerle kahvaltı…

EVKUR’la deli bir telefon trafiğinden sonra benim luxell fırın lux bir şekilde o tarafa giden bir dostumun arabasının arka koltuğuna kurularak Edremite doğru yola koyuldu.

Yeni bir LUXELL KUMTEL olarak bu sefer bir kargo kamyonuna binerek bana geri geldi. Şükür kavuşturana diyordum ki kargo elemanı “27 ytl lütfen” dedi, içimde daha doğrusu midemde bir yumruk hissettim.

Ne yapalım “kader utansın” diyerek,  aldığım tavuk kanatlarını sosa yatırdım akşamı iple çekiyorum.

Salata hazır, sofra hazır, kanatlar ızgarasının üstüne dizilmiş, fırının düğmesine yüzümde bu alış verişin galibi edasıyla basıyorum. Dakikalar geçiyor nafile hala bir koku bile yok, kanatlar çiğ görünümünü kaybetmiş soluk bir renk almış hafif ısıdan cıvıklaşan soslar tepsiye akmış…

Karnım acıkınca kan şekerim düştüğünden dolayı sinir katsayım ikiye katlanmış durumdayım hırsla fırının kapağına yapışıyorum süratle çektiğim ızgara telinin üstündeki kanatlar kanatlanıp uçuyor.

Televizyonda reklamlar bir avaz bağırıyor “ Isıtıcı bizden sorulur KUMTELLLLLLL” Haklılar çünkü bu kendini fırın ve ızgara zanneden alet tavuk kanatlarını kızartamamış ama mutfağı ısıtmıştı.

Firma yetkilileri ile yaptığım çılgın telefon konuşmalarını burada sizlere aktarmak istemiyorum, sizin hayal gücünüze bırakıyorum.

Ama bir şeyi yazmadan geçmeyeceğim, benim çılgın çığırtkan feryatlarım karşısında son derece sakin ve kibar davranan Serkan beyi kutlamak istiyorum.

Hatta bütün kargo masraflarının kendilerine ait olduğunu bile söylediler.

Tek sorun kaldı KUMTEL yetkililerine telefonda anlatmak istediğimi doğru algılayıp algılamadıkları meselesi.

IZGARA: Yun. Skara ;metal çubuk veya ağaç dallarının aralıklı sıralanmasıyla yapılan parmaklık ve bunun üstüne konulan et balık köfte gibi yiyeceklerin piştiği araç.

Sözlükte bu şekilde açıklıyor, acaba ben mi yanlış işler yapıyorum? Bu ızgara aracı var, üste rezistansı var ama kızartma mafiş..

Ekmek kızartmak ve tavuk kanadı kızartmak istediğimden dolayı kullanım kılavuzuna uygun davranmamış olabilirmiyim diye düşünüyorum da…

Şimdi kendisi ailesini ziyaret etmek üzere Kayserideki fabrikasına doğru yola çıktı giderken de bana “ Merak etme şekerim benim ailem çok iyidir, beni çok özlemişlerdir şimdi gidince bana bir bakım yaparlar, Serkan abim olmazsa benden sonra doğan modellerimden birini sana yollar. Sen benim bu ızgarama çok taktın, söyleyeyim onlara da başlarının gözlerinin sadakası olsun sana bir de ızgara makinası versinler. Biz büyük bir aileyiz, bakarsın bir kiloda en alasından sana pastırma bile gönderebilirler” dedi kargo firmasının kamyonuna binerken… A.rkasından el bile salladım.

Ben daha evde yerleşmek için debeleniyorum, ama görüyorsunuz fırınım sürekli seyahat ediyor.

O gidince mutfak bir boş kaldı ki, bu günlerde havalarda soğudu, göndermese miydim? Acaba!

Izgara yapamıyordu ama ısınıyordum!

Seni dört gözle bekliyorum şekerim, pastırmada gelirse çok hoş olur valla.
.
.
.
.

.

.

.

.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

.

.