|
Sevgili okurlarım, ev taşıma daha doğrusu göç etme
nedeniyle epeydir sizlerden uzak kaldım.
Kazdağlarının eteklerindeki küçük sevimli bir kasaba
olan KÜÇÜKKUYU’dan ayrılmak benim için çok kolay
olmadı, çünkü orası hayatımın bir dönüm noktasının
başladığı yerdir. Çok güzel insanlar tanıdım, bir o
kadarda beni hırpalayan insanlarım oldu.
Ama benim gönlüm yine de orada kaldı, bir de açacağı
çiceklerini göremeyeceğim, ellerimle ekip büyüttüğüm
ve dut ağacına sardırdığım MOR SALKIMLARIM…
Bu taşınma hadisesinde doğal olarak telefonlarımı
ve ADSL yani internet hattımı kapatmak ve yeni
yerim olan Foça da müracaat ederim diye düşündüm ve
ev tutmak için gittiğimde, gördüğüm ilk Tekekom
bayisine dalıp yeni adresime bir telefon istedim.
Sözleşmesini Küçükkuyuda yaptığım telefonumun
kapatma işlemi nedense orada yapılmadı ve bana
Çanakkkale’ye gitmem gerektiği söylendi. Bütün
Telekom numaralarını açıp haykırdım ama hiç fayda
etmedi. Demekki telefonum Van’da olsa oraya
gidecektim,neyse yol yakın! dedikse de 100 km
ha….Git gel 200km, benzin parasını boş verelim!
Zaman deseniz gani ya ,tam bir günümü aldı!
Çanakkale Telekom Müdürlüğü:
Yolda sürekli kendime telkinde bulunarak sakin
olacağıma kibarlığımı bozmayacağıma dair terapi
yaptım.Nazik görevli bayanın karşısında oturuyorum,
önüme uzatılan formları doldurmaya başladım yazdım
çizdim.
Neden kapatıyorsunuz? Taşınma!
Son kutu sorusu; öneri ve şikayetiniz?
Şimdi aşağıda okuyacağınız olaylar tamamen gerçektir
hiçbir abartma ve ilave yapılmamıştır dikkatinize
çekerim:
Nazik bayan forma şöyle bir göz atarak bana baktı ve
_ Neden kapatıyorsunuz nakil yapalım, hem daha kolay
hem de bedava.
Sonra bir aşağı kata inmemi, orada bilmem ne hanımı
bulmamı ve ona Foça da yaptığım müracatı iptal
ettirmemi ve nakil işlemini başlatmasını söyledi.
Söylenenleri aynen yaptım hatta hanımefendi Foça
Telekomu telefonla arayarak işlemi tekrar etti.
Buraya kadar her şey mükemmel görünüyor ama nedense
içimde bir duygu var ve şeytan bana “ her şey
karmakarışık olacak bak göreceksin” diyor bu hissimi
karşımdaki hanımefendiye aktarıyorum o da bana
“lütfen rahat olun bakın her şey daha kolay olacaka
üstelik bedava diyor…! “
Foça Telekom bayi:
Foça’ya Pazar gece saatlerinde ulaşıyoruz baygınlık
derecesinde yorgunum, Sabah kalktığımda Foçada mis
gibi bir hava var güneşli pırıl bir sabah ve o da
ne! Kapımda Telekomun küçük kamyoneti duruyor,bana
geldiklerini sanarak elimde kahve bakıyorum.İçinde
kimse yok, yan komşum kapıdan çıkıp kamyonete binip
gidiyor, arkasından bakakalıyorum.
Pazartesi sabahındayım ve ilk iş Telefon için
müracaat ettiğim Telekom bayine gidiyorum ve
anlatıyorum olanları.
Şirin sempatik görevli çıtır kız bana;
_Ama hanfendi siz bize müracat yaptınız bizde size
telefon bağladık işte numaranız siz şimdi o nakil
işini iptal edin!
Ben akılımı kaçırdığımdan haykırmaya başlıyorum
doğal olarak …
_Siz şimdi benim Çanakkaleye gitmemi mi istiyorsunuz
?
Gerisini anlatmıyorum bir sürü ağız dalaşı bir sürü
abukluktan sonra benim bu uğursuz telefonum için
Telekomla Telekom bayii papaz oluyor ve aralarında
yaptıkları telefon savaşını sonuçlandırarak ertesi
gün nakil yapılan telefonumu bağlamak için bana
randevu veriyorlar.
Yaşasın….!
Bitmedi…. ertesi gün, gün boyunca bekliyorum, gelen
giden yok ama Telekom kamyoneti benim kapımda
duruyor inadına inadına….
Foça Türk Telekom:
Jem beyin Telekomu öyle reklamlarda gördüğünüz cart
curta karşılık silik ruhsuz bir binanın ikinci
katında sadece renkleri Telekom’un renklerinde olan
bir banko ve dolaptan mevcut olan, insanın değil
sekiz saat mesai yapacağı iki saat orada kalsa ruh
sağlığının bozulacağı bir yer.
Bu şartlara inat iki cici kız var bankonun arkasında
ikisi de bu özensizliğe inat çok bakımlılar.
Sarışın olanı gözüme kestiriyorum ve bana verilen
numaramı söyleyerek akibetinin ne olduğunu
sorduğumda, ince yüzüne çok yakışan kırmızı ince
çerçeveli gözlüğünü sinirli bir şekilde düzeltip
telefona sarılıyor.Bu çalışma ortamında başka türlü
olması zaten mümkün değil…!
Telefonda bir seri iki gün önce benim Telekom
bayinde yaşadığım travmaları aynen yaşıyor,
suratımda bir tebessüm seyrediyorum ve içimdeki
şeytan tam yanı başımda sırıtarak hatta kahkaha
atarak “ Ben sana demedim mi salak! Bütün her şey
karmakarışık olacak..” diye dalgasını geçiyor
benimle.
Jem beyin kulaklarını çınlatıyor ve buradan
sesleniyorum :
Ey TELEKOMcular,
Bırakın bu TTNET ayaklarını, sizler daha bir
telefon naklini
gerçekleştiremiyorsunuz, özelleştiniz,
güzelleşeceğinize gerzekleştiniz, hem zamanımı hem
paramı yediniz.
|