|
Videolu Cinayete Teşvik.
Geçenlerde gazetelerde küçük bir başlıkta şu haber yer
aldı:
“Aile meclisi kararı hafifletici sebep olacak”
Yargıtay töre cinayetlerinde aile meclisi kararı alınmış
olmasını, bunun da kesin ve inandırıcı olmasını şart
koşmuş. Bu durumda ceza daha da hafifleyeceği
gibi,azmettirenler de kurtulacaklarmış.
Bak sen şu işe bu memlekette binlerce kadın töre
cinayetlerine kurban edildi, canlı canlı üzerinden
traktör geçirdiler, kurbanlık koyun gibi kesildiler,
hatta evlenip çocuk sahibi olmuş kadınları aileleri ile
birlikte “töre” diye yok ettiler ve bütün bunları 18
yaşın altındaki kardeş ve akrabalara yaptırdılar ki hak
ettikleri cezayı almasınlar diye!
Yargıtay bu kararla üstüne tuz biber ekiyor Maaşallah.
Kesin kanıt olması için, bundan sonra şöyle cereyan
edecek bu töre cinayetleri;
“ Ulan Maho hazırmidir o video makinası” “ he agam
hazır, çekirem”
“ Şimdi bu ayılamızın toplantısını açirem, herkez yerine
otirsin,bizim bu amıcanın torini vardır ya kahpeyi bir
oğlanla konişirkene, bizim deyyus İbramın pezevenk
kardaşı görmiş, laf geçirler de kavada konişirler,
ayılamızın namısı iki paralık olmişidir, töremize göre
bu torin olacak körpe kahpenin katli vacip olmuştur,bu
konida itirazı olan var mıdır?”
“………………………………………….!” Odanın bir köşesinde bir kadın
inler!
“ Etmeyesen bobo daha ufaktır,cahıldır etmiştir bir
hata,şimdi ben onin kemiklerini kırasıya döverim, canını
bağışlıyasan, kıymasan kınalı kuzuma”
“ De.. get otur yerine, karı kısmısına laf mı düşermiş
bu ayıla meclisinde, şimdi indirecam leşini görecaksın
ebeninkini”
Kayıt tamam, delil kesin…. aile meclisi karar almış.
Katledilebilir!
3 Y Sendromu.
AKP Seçimlere üç şeyle girmişti;
Yolsuzluk-Yoksulluk-Yasaklar
YOL – SUZLUK:
Memlekette az yol vardı,bol bol ihale açıp duble yollar
açtılar halada devam ediyorlar,güzelim Edremit
körfezinin Küçükkuyudan başlayan Edremite uzanan sahil
şeridine tecavüz edercesine vahşi bir otabanvari yol
yapmak için asırlık çınarları kestiler,birilerine
yol yaptırdılar. Birileri de yollarını buldular. Bu
arada “uzanları” yola getirdiler ama kendileri bu altı
yılın sonunda Deniz Fenerinin aydınlattığı yolda
yollarını bularak siyasi tarihimizin en iyi
niyetli,vicdanlı bir şekilde Tanrının gösterdiği yoldan
çıkarak, şeytanın bile bilmediği yolları bularak,
yolsuzlara ibret olacak bir ahlaki anlayışla yolsuzluk
konusunda rekor kırdılar.
YOK - SULLUK:
Memlekette az yoksul vardı, bu sayıyı arttırmak için,
yoksul ama onurlu olan halkımızın yoksulluğunu ortalığa
saçtılar. Tek sahip oldukları onurlarını yok
ederek, yoktan var ettikleri hayatlarına sadaka
sistemini getirdiler. Böylece yoksulluk onların en
önemli seçmen tabanı haline geldi. Onları iaşeye
bağlayarak, yandaşları olmaları halinde iş sağlayarak,
ekonomik sıkıntı içindeki kadınları maaş karşılığı
siyasi simgelerini kullandırtarak ortalığa saldılar. Bu
sayede bu tabanı genişleterek oyları satın
aldılar.Yoksulluk azalmadı ha bire arttı. Resmi verilere
göre yoksulluk sınırının altında yaşayan sayısı azalmak
bir yana arttı.
YAS – AKLAR:
Laik bir hukuk devletinde yaşamamıza karşın, dini
kurallar devreye girdi. Laikliğin ihlalinde odak noktası
olmalarından dolayı, partileri kapatma tehlikesiyle
karşı karşıya kalınca topluca yas tutmaya
başladılar. Ancak hukukun üstünlüğü ilkesinden
yararlanarak, delil yetersizliğinden aklandılar. Sadece
uyarı alarak, devletten aldıkları yardım parası üçte bir
oranında kesilince, hiç oralı olmayıp bağış kampanyası
başlattılar. Böylece yeni yandaşlar buldular.
Yasaklar aynen duruyor yerli yerinde ve arttı, ama
telefonlar dinlendiğinden onlara destek vermeyenler
konuşamıyor!
Sigara Düşmanlarına!
Şu sigara illetinden kurtulmak için her gün çok şey
yazılır çizilir, sigara bıraktıran bant yapıştırıyorsun
orana burana , yok bir ilaç çıkmış yutuyorsun bir anda
bırakıyorsun filan. Bu arada sigara üretimi tam gaz
devam ediyor bunu hiç kimse sormuyor mu acaba? Bu meret
madem bu kadar beter bir şey, insanlık düşmanı kapat
fabrikaları olsun bitsin. Dünya topluca cinnet geçirir,
ölen ölür kalan sağlarda dumansız hava sahası içinde mis
gibi yaşarlar. Oysa sigara kadar zararlı olan zehirli
gazlar var, egzoz gazları ve havaya bol miktarda salınan
kimyasalları niye yazmazlar acaba? Termik santrallerden
çıkan gazlardan, nükleer atıklardan, altın üretiminde
kullanılan siyanürden, yediğimiz her üründe bulunan
tarım ilaçlarından!
Acaba bu saydıklarım sigara kadar zararlı değil mi?
Özelliklede sigarayı yıllardır içenlerin ve bunu hiç
içmeyenlerin kestiği ahkamlar en can sıkıcı olanlarıdır,
zaten bu illetten kurtulamadığınız için onların
karşısında iki sıfır mağlup durumdasınızdır, onlar gibi
irade gösteremediğinizden içten içe bir hırs basar,
birde üstüne olayın ekonomik tablosunu da koydular mı?
Tam yere yapışır kalırsınız.
“Temel'le bir adam parkta oturuyormuş. Temel de sigara
içiyormuş. Adam dumandan rahatsız olmuş. Dönmüş Temel'e
ve sormuş.
- Kaç yıldır sigara içiyorsun?
Temel cevap vermiş;
- 30 yıl?
Adam başlamış nasihata:
- Bak 30 yılda sigaraya verdiğin parayı biriktirsen şu
karşıdaki lüks villa ve önünde duran son model araba
senin olabilirdi.
Temel dönmüş ve sormuş:
- Sen sigara içiy musun?
Adam cevaplamış:
- Ben hiç sigara içmedim.
Temel tekrar sormuş:
- Peçi şu villa ve lüks araba senin midur ?
- Hayır !
Temel eklemiş:
- Fazla konuşma da? Onların hepisu penumdur.
|