.

 

.

.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.

 

 3 BAŞLIK 3 KONU
.

Videolu Cinayete Teşvik.

Geçenlerde gazetelerde küçük bir başlıkta şu haber yer aldı:

 

“Aile meclisi kararı hafifletici sebep olacak”

 

Yargıtay töre cinayetlerinde aile meclisi kararı alınmış olmasını, bunun da kesin ve inandırıcı olmasını şart koşmuş. Bu durumda ceza daha da hafifleyeceği gibi,azmettirenler de kurtulacaklarmış.

Bak sen şu işe bu memlekette binlerce kadın töre cinayetlerine kurban edildi, canlı canlı üzerinden traktör geçirdiler, kurbanlık koyun gibi kesildiler, hatta evlenip çocuk sahibi olmuş kadınları aileleri ile birlikte “töre” diye yok ettiler ve bütün bunları 18 yaşın altındaki kardeş ve akrabalara yaptırdılar ki hak ettikleri cezayı almasınlar diye!

 

Yargıtay bu kararla üstüne tuz biber ekiyor Maaşallah.

 

Kesin kanıt olması için, bundan sonra şöyle cereyan edecek bu töre cinayetleri;

“ Ulan Maho hazırmidir o video makinası” “ he agam hazır, çekirem”

“ Şimdi bu ayılamızın toplantısını açirem, herkez yerine otirsin,bizim bu amıcanın torini vardır ya kahpeyi bir oğlanla konişirkene, bizim deyyus İbramın pezevenk kardaşı görmiş, laf geçirler de kavada konişirler, ayılamızın namısı iki paralık olmişidir, töremize göre bu torin olacak körpe kahpenin katli vacip olmuştur,bu konida itirazı olan var mıdır?”

 

“………………………………………….!” Odanın bir köşesinde bir kadın inler!

 

“ Etmeyesen bobo daha ufaktır,cahıldır etmiştir bir hata,şimdi ben onin kemiklerini kırasıya döverim, canını bağışlıyasan, kıymasan  kınalı kuzuma”

 

“ De.. get otur yerine, karı kısmısına laf mı düşermiş bu ayıla meclisinde, şimdi indirecam leşini görecaksın ebeninkini”

 

Kayıt tamam, delil kesin…. aile meclisi karar almış.

Katledilebilir!

 

3 Y Sendromu.

AKP Seçimlere üç şeyle girmişti;

Yolsuzluk-Yoksulluk-Yasaklar

 

YOL – SUZLUK:

Memlekette az yol vardı,bol bol ihale açıp duble yollar açtılar halada devam ediyorlar,güzelim Edremit körfezinin Küçükkuyudan başlayan Edremite uzanan sahil şeridine tecavüz edercesine vahşi bir otabanvari yol yapmak için asırlık çınarları kestiler,birilerine yol yaptırdılar. Birileri de yollarını buldular. Bu arada “uzanları” yola getirdiler ama kendileri bu altı yılın sonunda Deniz Fenerinin aydınlattığı yolda yollarını bularak siyasi tarihimizin en iyi niyetli,vicdanlı bir şekilde Tanrının gösterdiği yoldan çıkarak, şeytanın bile bilmediği yolları bularak, yolsuzlara ibret olacak bir ahlaki anlayışla yolsuzluk konusunda rekor kırdılar.

 

YOK - SULLUK:

Memlekette az yoksul vardı, bu sayıyı arttırmak için, yoksul ama onurlu olan halkımızın yoksulluğunu ortalığa saçtılar. Tek sahip oldukları onurlarını yok ederek, yoktan var ettikleri hayatlarına sadaka sistemini getirdiler. Böylece yoksulluk onların en önemli seçmen tabanı haline geldi. Onları iaşeye bağlayarak, yandaşları olmaları halinde iş sağlayarak, ekonomik sıkıntı içindeki kadınları maaş karşılığı siyasi simgelerini kullandırtarak ortalığa saldılar. Bu sayede bu tabanı genişleterek oyları satın aldılar.Yoksulluk azalmadı ha bire arttı. Resmi verilere göre yoksulluk sınırının altında yaşayan sayısı azalmak bir yana arttı.

 

YAS – AKLAR:

Laik bir hukuk devletinde yaşamamıza karşın, dini kurallar devreye girdi. Laikliğin ihlalinde odak noktası olmalarından dolayı, partileri kapatma tehlikesiyle karşı karşıya kalınca topluca yas tutmaya başladılar. Ancak hukukun üstünlüğü ilkesinden yararlanarak, delil yetersizliğinden aklandılar. Sadece uyarı alarak, devletten aldıkları yardım parası üçte bir oranında kesilince, hiç oralı olmayıp bağış kampanyası başlattılar. Böylece yeni yandaşlar buldular.

Yasaklar aynen duruyor yerli yerinde ve arttı, ama telefonlar dinlendiğinden onlara destek vermeyenler konuşamıyor!

 

Sigara Düşmanlarına!

Şu sigara illetinden kurtulmak için her gün çok şey yazılır çizilir, sigara bıraktıran bant yapıştırıyorsun orana burana , yok bir ilaç çıkmış yutuyorsun bir anda bırakıyorsun filan. Bu arada sigara üretimi tam gaz devam ediyor bunu hiç kimse sormuyor mu acaba? Bu meret madem bu kadar beter bir şey, insanlık düşmanı kapat fabrikaları olsun bitsin. Dünya topluca cinnet geçirir, ölen ölür kalan sağlarda dumansız hava sahası içinde mis gibi yaşarlar. Oysa sigara kadar zararlı olan zehirli gazlar var, egzoz gazları ve havaya bol miktarda salınan kimyasalları niye yazmazlar acaba? Termik santrallerden çıkan gazlardan, nükleer atıklardan, altın üretiminde kullanılan siyanürden, yediğimiz her üründe bulunan tarım ilaçlarından!

 

Acaba bu saydıklarım sigara kadar zararlı değil mi?  

 

Özelliklede sigarayı yıllardır içenlerin ve bunu hiç içmeyenlerin kestiği ahkamlar en can sıkıcı olanlarıdır, zaten bu illetten kurtulamadığınız için onların karşısında iki sıfır mağlup durumdasınızdır, onlar gibi irade gösteremediğinizden içten içe bir hırs basar, birde üstüne olayın ekonomik tablosunu da koydular mı? Tam yere yapışır kalırsınız.

 

“Temel'le bir adam parkta oturuyormuş. Temel de sigara içiyormuş. Adam dumandan rahatsız olmuş. Dönmüş Temel'e ve sormuş.
- Kaç yıldır sigara içiyorsun?
Temel cevap vermiş;
- 30 yıl?
Adam başlamış nasihata:
- Bak 30 yılda sigaraya verdiğin parayı biriktirsen şu karşıdaki lüks villa ve önünde duran son model araba senin olabilirdi.
Temel dönmüş ve sormuş:
- Sen sigara içiy musun?
Adam cevaplamış:
- Ben hiç sigara içmedim.
Temel tekrar sormuş:
- Peçi şu villa ve lüks araba senin midur ?
- Hayır !
Temel eklemiş:
- Fazla konuşma da? Onların hepisu penumdur.
.
.
.
.

.

.

.

.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

.

.