|
Alo..Alo.. Diyorum, Cebimizdeki Ve Tepemizdeki
Tehlikeden Haberiniz Var Mı?
Hayatımızın ayrılmaz parçalarından biri olan cep
telefonları ve onların baz istasyonlarının gelecekte
başımıza açacağı tehlikelerden haberiniz var mı?
Zaman zaman
gazetelerde ve tv de flaş flaş haber olarak geçen
ama sonradan unuttuğumuz bu cep telefonlarının
yaydığı radyasyondan biraz rahatsız oluyor ama hemen
unutuyoruz. Kısa süreli önerileri uyguluyoruz:
Üstümüzde
taşımamaya,yatarken baş ucumuzda
bulundurmamaya,çocuklardan uzak tutmaya vs vs gibi….
Ama asla ondan
vaz geçemiyoruz ve o olmadan hayatımızın nasıl
olduğunu unutarak devam ediyoruz..
Oysa
sağlığımızı tehdit etmesinden öte onun yüzünden
nelerimizi yitirdik hiç düşündünüz mü?
Birbirimize
ulaşmak için telefon santraline telefon yazdırıp
saatlerce beklerken birbirimize neler
söyleyeceğimizi düşünerek, düşleyerek geçirdiğimiz o
romantik saatlerimizi ve duygularımızı kaybettik.
Kısa msg denilen SMS
yüzünden konuşma kabiliyetimizi ve cesaretimizi
kaybettik.
Daha az kontor kullanmak
için güzelim Türkçemizi kısaltmak için abuk bir
lisan geliştirip dilimizi kaybettik.
Artık her noktada her
yerde her saniyede ulaşabilmek ve ulaşmak için özel
hayatımızı ve mahremiyetimizi kaybettik.
Yalan söylemek doğru
değildir ama bazı beyaz yalanlar vardır ki çok
önemli bir konuda hayatidir yalan söyleme yetimizi
kaybettik.
Ödediğimiz kontör paraları
ve faturalar yüzünden paramızı kaybettik.
Onun sadece bir haberleşme
cihazı olduğunu unutarak, bir üst model dalgasına
kapılıp ,tüketim çılgınlığında onu bir asalet, bir
gösteriş objesi gibi kullanarak onurumuzu kaybettik.
Bu listeyi daha uzatmak
istemiyorum.
Bu GSM şirketleri şimdi
elele verdiler biliyorsunuz, kimin hattı kimin cebin
de belli değil ne kadar GSM o kadar baz istasyonu.
Esas siz şimdi bu BAZ(
Beden Arıza İstasyonu) sağlığımıza yaptıklarına bir
bakın.
Aşağıdaki bilgiler,
Balıkesir Barosu Çevre Komisyonu Dönem Sözcüsü Av
Necdet Bayhan’ın basın açıklamasından
alınmıştır.
“Baz istasyonu:GSM
iletişimin kapsama alanını genişletmek için bina
çatılarına kurulan genellikle kutu şeklinde birkaç
m. Boyunda, 2 çubuk antenle bir çanak antenden
oluşan ve mikrodalga yayan cihazlar.
Baz
istasyonlarının çevreye zararları:
Vücudumuzdaki
manyetik alanlar doğal çevremizdeki yer kürenin
manyetik alanı ile uyum içinde, Baz istasyonlarının
çevresinde elektromanyetik alan oluşmakta ve oluşan
bu elektromanyetik alan insan vücudundaki ve doğal
çevredeki elektromanyetik alandan fazla olması
sebebiyle mevcut uyum bozuluyor, bu da
elektromanyetik kirlilik adı verilen bir tür
çevre kirliliğine neden oluyor. Bu kirlilik
sağlığımızı nasıl etkiliyor?
-
Dokuların ısınması(temel etki)
-
Hücrelerin kimyasının bozulması(kimyasal etki )
Bu iki
etki:
Hücrelerin yapısını bozuyor,
hücrelerin deforme oluşu, hücre zarlarının birbirine
yapışması hücre zarlarında deliklerin açılması
sonucunu doğuruyor. Sonuç:
Bağışıklık sistemi zayıflar
Hücreler arası aktivite bozulur,
Hormon salgısını etkiler,
Libido azalmasına yol açar,
Embiryonlarda
anormal gelişmelere neden olur(sonuç kanser).
Baz
istasyonlarının hücrelerde yarattığı bu tahribat
sonunda:
Bu elektro
manyetik dalgalara maruz kalanlarda kısa vadede;
Başağrısı,baş
dönmesi, depresyon, sinirlilik, uykusuzluk,
unutkanlık gibi sonuçlar yarattığı…
Orta ve uzun
vadede ;
Alzheimer,
Parkinson, Multip Sklerezo gibi dejeneratif beyin
hastalıkları ve DNA bozulmalarına yol açıyor.
Kanser yapıcı
etkiler oluşuyor, dolayısıyla lenf kanseri, erbezi
tümürü, çocukluk kanseri gibi kanserlere de yol
açıyor.
Mikrodalgaların cinsel yaşama etkileri ise:
(dölün dölyatağında ölmesi, adet bozuklukları,
östrojen artışı nedeniyle gebeliğin tehlikeye
girmesi, düşüklerin artması), gibi etkileri tesbit
edilmiş.
Yine bu
elektro manyetik dalgaların göze, kana ve kulağa
olan zararları da kanıtlanmış gerçeklerdir.”
.
GSM
şirketlerinin sırf daha çok kar ve para kazanmak
amacıyla sanki bilimsel otorite imiş gibi toplumu
yanlış yönlendirdiği, Telekominikasyon kurumunun da
sanki tek otorite imiş gibi davrandığını
Üniversitelerin ve Akademik odaların devre dışı
bırakıldığı ve halka kapalı kapılar ardında onlarca
baz istasyonu açılma kararlarının verildiğini
görüyoruz.
Sağlıklı yaşam
hakkı Anayasamızın 17 ve 56. maddelerinde: “herkes
sağlıklı bir çevrede yaşama hakkına sahip olup, bu
konuda hem devlet hem de bireylerin hak ve ödevleri
vardır” hükmüyle güvence altına alınmıştır.
GSM
şirketlerinin vurdumduymaz, kar hırsı ile açtıkları
bu baz istasyonlarına karşı hepinizi duyarlı olmaya
davet etmek istiyorum.
Hiç
birinizin cep telefonlarına ve gelişmiş teknolojiye
karşı olmadığınızı biliyorum.
Ancak insan
sağlığının teknolojiden önemli olduğunu, bu nedenle
GSM şirketlerinin karlarından fedakarlık yaparak ,
bu kadar zararları olan baz istasyonlarını yerleşim
alanları dışında kurmaları gerekmiyor mu?”
Valilik ve kaymakamlıklar ile belediyelerin de bu
konuda sorumlulukları bulunuyor, biliyorsunuz GSM
şirketlerinin müracaatları üzerine İllerde ve
Kaymakamlıklarda oluşturulan kurullar bunlara izin
veriyor.
Ama bu kurumlar yetkilerini halk sağlığı için
kullanmıyorlar, sadece teknik düzeyde bir karar
veriyorlar.
Belediyelerin de yapabilecekleri şeyler var: Son olarak Altınoluk'ta açılacak bir
baz istasyonu mahalle sakinlerinin tepkisini
çekince ve bu direnişe dönüşünce baz istasyonunun
kurulacağı yapı Altınoluk belediyesince
mühürlendi.YAŞASIN!
Demek ki halk tepki verirse oluyor!....
Şimdi hepinizin çevrenize bir bakmanızı istiyorum!
Alo.. alo.. diyorum, beni duyuyor musunuz?
|