.

 

.

.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.

 

.

Aylardır keşfettiğimiz gezerek keyif aldığımız ve sorunları kendi adımıza çözüme kavuşturduğumuz yerlerde konaklamaya devam ediyoruz. Onlardan bir tanesi sizi başta İtalya’ya sonra Avrupa’ya götürüyor.

 

Son derece temiz ve hijyen bir mekanda fikirlerin ve projelerin çalıştığını söylemek yanlış olmaz. Artık son yedi yıldır Türkiye’nin hemen hemen her yerinde turistik gibi göze çarpan yapılanların ve modern çalışma alanlarının ofis yerlerinin bile değişen yeni yüzü oldukça başarılı diyebiliriz.

 

Burda Türk mimarlarımızı kutlamak gerekiyor. Ellerine kimseler su dökemez valla. İstanbul’da birçok mekanda birbirine benzer ama farklılıklar bulunan bu mekanların çok dikkatlice incelenmesi gerekiyor.

 

Çok dikkatlice gözlem yapıldığında bazı insanların bu mekanlara sadece görüntüsünden ötürü acaba pahalı mıdır sorusu takılıyor. Oysa son derece normal şartlarda gidip oturulabilecek ve güvenilir yerler olduğunu söyleyebilirim. Mekan güzel ve kulağınıza hoş gelen müziklerle güleç yüzlü insanlar size samimi davranıyor,toplam kalite burda ortaya çıkıyor bir şekilde.

 

SAN MARCOS;böyle mekanlardan biri.İlk tanıştığımda dar bir sokak arasında geç vakitte eve dönüş için giderken uğradığım, sonrasında da kopamadığım bir mekan. Vazgeçilmez mekanlarım arasında yerini çoktan aldı bile. Benden sonra tüm dostlarımın da ayağının alıştığı yer diyebiliriz.

 

Sokak manzarasıyla onca kalabalık ortamın dışında oldukça şirin ve nezih bir yer burası. Kapıdan girişte o elektriği almak mümkün yani.İstanbul kadar güzel bir şehirde Avrupa’yı görmüş biri olarak bunları söylemem çok normal. Son zamanlarda kafa kafaya verip üretkenliğimizin doruklarına çıkıyoruz ve projeler üretiyoruz.

 

Kalabalık olmayan ama birbirinden farklı,birikimli ve tam profosyonel bir ekibimiz var. Ürettiklerimizi biran hayata geçirmek için didiniyoruz. Hepsi İstanbul 2010 Avrupa kültür başkenti ile ilgili ve dahasıyla tabiki. O nedenle zamanımızın büyük çoğunluğu işler dışındaki mekanlarda fazlasıyla geçiriyor. Gözlem yapabilme şansımız da var.

 

Bazen küçük mekanlar bize derya gibi geliyor.  San Marcos aslında köken olarak Akdeniz mutfağının izlerini taşıyor. Ama atmosferi biraz nostaljik sizi alıp bir başka yere anında götürebiliyor. Önce damla sakızlı Türk kahveniz size ince uzun bir tepside, yanında ağzınızı tatlandıracak küçük bir çikolata ve bir bardak su.

 

Yudumladığınız kahvenizle bir köşede kitabınızı ya da gazetenizi okumanız mümkün. Şimdilerde cafelerde sadece toplantılar alınmıyor. Kahve ve çayını güleç yüzlerle içen insanlar dışında o cafedeki yemek tatları da oldukça önemli. Tabiki en önemlisi makul fiyatlar.

 

Onca şey yiyorsunuz ve en iyi hizmette kaliteyle karşı karşıyasınız ve cebinizi yakmayacak fiyatlar. Bence bu da önemli.Grubunuzla,ailenizle ve sevdiklerinizle gezip soluklanacağınız yerlerden biri.

 

Bazen dek geliyor akademisyenler,avukatlar ve benzeri meslek grupları bizim sektör medyadan bilinen yüzlerde San Marcos’u süslüyor. Haftanın birkaç günü uğramadan duramadığım bu mekan bizler için önemli kararların da aldığı yer olma özelliği taşıyor.

 

Biz bize evimizin bir köşesinde, salonda oturuyormuşuz gibi o halde yemeklerimizi yiyiyoruz ve çaylarımız yudumluyoruz.İstanbul sokaklarında ve çeşitli ilçelerdeki bu mekanlar hayatımızın artık bir parçası haline geldi dersek doğru ifadelendirmiş oluruz.

 

Burdayken saatin kaç olduğunu bile hatırlamıyor insan.İçinde sosyal çevrenin ve yaşantıların birikimlerinin sınırlandırılmadığı böyle ortamlar için çalışmak gayet önemli. Ama burda son dönemlerde popülitesi artan meslek gruplarından mimarların, iç mimarların ve mühendislerin daha çok ön plana çıktılarını söylemek isterim.

 

San Marcos gibi mekanların önümüzdeki gnlerde daha çok çoğalacağını biliyorum. Destekliyorum. Artık içeriğinde, mutfağında neler olduğunu görmediğimiz yerlerden yemek yemek yerine gayet şeffaf ve mutfağı belli birazda görüntüsü düzgün yerlerde yemek yemek gayet iyi.

 

Ve aslında bizlerin yapması gereken en önemli husus.Hem çaışmalarınızı sürdürün hemde keşfedilmemiş yerleri keşfede durun. Sonuç beklenen üzeri, sadece alışveriş merkezlerine tıkanıp kalmayacağız.
.
.
.
.

.

.

.

.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 


.

.

.