.

 

.

.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.

 

 Ekran Yüzü
.

2008 yılı getirdikleri ve farklılıklar. Ve sanırım artık beklenen hasret son buluyor gibi. Gönül okurken kendini yazmaktan alamıyor ve her zamanki gibi en önemli kalemimiz dilimiz dilleniveriyor..

 

Hayatın çok hızlı geçtiğini biliyor ama ona göre davranmıyoruz. Bizler her geçen gün anılarla boy ölçüşmeye ve artık günlerimizi yaşarken, ardımıza aratmayacak şekillerde olmasına karar vermeliyiz.

 

Ve bu bağlamda da üç ayı geçkin bir zaman diliminde elimizden geldiğince izlenen ve siyâsîlerin daha sık izlemeye çalıştığı bir haber kanalında Modern Yönetimler’in yüzleri olduk.

 

Yepyeni bir “marka program” başlattık. Gençler ve kendini genç hissedenlerin yanında aslına bakarsanız son dönemlerde istikrarlı, Türkiye’nin Avrupa Birliği kriter yapısına en uygun formül bulunan ve bizleri Avrupa’nın belki de bir çok projesinden ziyade ön plana çıkartacak çalışması, güzel yüzler olacaktır inancı sarmış durumda.

 

Uzun uzun cümleler kuruyorum çünkü son yıllarda kiminle sohbet ettiysem empati kurarak oluşturdukları platformlarda sadece gerilmekten başka bir şey yok. Yani hemen hemen herkes konuşurken hâl hatır bile sorarken gülümsemeyi unutmuş olmalı.

 

Gülümsemeyi unutan bir toplum da istemediğimize göre! Ben de bırakın uzun uzun cümlelerimi kurayım. Ekran önüne çıkan kişiler olarak sorumluluklarımıza göre hareket etmek zorunda hissediyorum.

 

Sizlerden epeyce bir süre ayrı kaldığım süre zarfında  ekibimizle çalışmalarımızın içerisinde bir dizi projenin içinde bulduk kendimizi. Belki de bundan bir on yıl kadar önce avaz avaz gençlerimizin daha şimdiye nazaran yurt dışına proje üretmeye gittikleri zamanlardan daha az gidilir olduğu sürecini yakaladık.

 

Herkes oturduğu yerden birşeyler söyler oldu. Ama icraat ve fiiliyata geçirme zamanı bence geldi de geçiyor bile. Ama sevindirici bir gözlem yaptığımı söleyebilirim bu zaman diliminde. O kadar umutsuz olmamalı diye düşünüyorum.

 

Son dönemlerde başarılı başkanlarımızın, yöneticilerimizin icraatlarıyla yaptıkları hizmetler, adından sıkça  söz ettiren sosyal sorumululuk projeleri kendini hatırlatır oldu. Bir de buna Avrupa Birliği destek fonları katılınca birden herkes arı gibi hızla çalışır hale geldi.

 

Bu önemli gelişmeler içerisinde son dönem ekranlarda beliren iki samimi güleç yüz olmaya başladık Modern Yönetimler olarak bizler de. Sunduğum programım diye böbürleniyorum sanmayın ama bu güne kadar alışılmışın dışında bir haber aktüalite programı yaptığımızı çok rahatlıkla söyleyebilirim.

 

Gelen konukların sorularla boğulmadığı, konuşma platformunun adil ve samimi bırakıldığı, seyircilerde merak uyandıran ve ekrana bağlayıcı, gençlerin dikkatlerini açıcı bu atmosferi büyüklerimiz tarafından teşekkürle ödüllendirdiğini duymak ve bunun bizlere ulaşmış olması son derece gurur verici ekibimiz için.

 

Yeni doğmuş bir bebek olmasına rağmen ağırladığı kaliteli ve önemli konuklarıyla gündeme sağlam ve kalıcı oturduğunu hatta yurt dışından da olumlu yönde tepkiler aldığımızı söylemeden geçemeyeceğim.

 

Evet kısa başlıklar halinde aktarmam ve paylaşmam gerekirse ülkemizin şehirlerinden belediye başkanlarının gerçekten verimli hizmetlerinin yer aldığı programımıza her hafta pazartesi ap ayrı birbirinden renkli ve farklı konuklar katılıyor.

 

TBMM Anayasa komisyon başkanı ve Ak Parti kurucularından sayın Prof. Dr. Burhan Kuzu’dan tutun da İTO Başkanı Sayın Murat Yalçıntaş’a kadar yok yok.

 

Reklam dünyası ve Türkiye’nin reklam pazarlarını ve olumlu gelişmeleri konuştuğumuz ve sohbetinden keyif aldığımız Prof. Dr. Ali Atıf Bir hocamızdan aktif bir televizyoncu olarak aldığımız ve unutmamamız gereken tüyolar cabası.

 

Son dönemlerde görev başına geldiği günden beri bulunduğu kuruma katkılar, hedefleri ve artan ciroları ile adından söz ettiren Türk Hava Yolları gibi dev bir kurumun Genel Müdürü sayın Doç. Dr. Temel Kotil’i de eklemek isterim.

 

Aslında ekranlarda yaşanan ciddi kirlilikleri bir yanda örterek bilgi birikimi ve genel gidişatı yakından takip etme fırsatı yakalamak için bazı bilgileri hem de ücretsiz verebilen bu tarz programların gençler tarafından da takip ediliyor olması gayet umut verici.

 

Hele farklı sektörlerdeki kurum ve kuruluşların başındaki üst düzey yönetici ve bürokratlarla halkın sormak istediklerini, dile getirmeye çalıştıklarını bizler kendilerine aktarıp sorarken üzerimizdeki sorumulukların ne kadar fazla olduğunu da bir kez daha hatırlıyoruz.

 

Programımıza geçtiğimiz haftalarda  katılan TBMM İdare Amiri ve Konya Milletvekili sayın Orhan Erdem’in ve EGO Genel Müdürü sayın Ömer Ulu’nun programımızdaki konuşmalarına bizzat şahitlik edince Türkiyemizin gerçekten medeniyetler seviyesine ulaşması için artık çok fazla beklemeye gerek olmadığını ve o sürecin başladığını çok net ifade etmek gerektiğine inancım arttı.

 

Modern Yönetimler programının 2008’deki konuk ve konuklarıyla getireceği açılımlarla sizler için mutlaka bir şeyler katacağını umuyor ve bu yolculukta bizleri yalnız bırakmayacağınızı düşünüyorum.

 

 “Bir kez daha anladım ki, bildiğinizi sandığınızda bildiklerinizi ancak bilginlerle konuşursanız bilmiş kadar sayılırsınız…”

 

http://www.purpleproductions.tv/MODERN.wmv

 

Aynur Ayaz
.
.
.
.

.

.

.

.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 


.

.

.