|
2008 yılı getirdikleri ve farklılıklar. Ve sanırım artık
beklenen hasret son buluyor gibi. Gönül okurken kendini
yazmaktan alamıyor ve her zamanki gibi en önemli
kalemimiz dilimiz dilleniveriyor..
Hayatın çok hızlı geçtiğini biliyor ama ona göre
davranmıyoruz. Bizler her geçen gün anılarla boy
ölçüşmeye ve artık günlerimizi yaşarken, ardımıza
aratmayacak şekillerde olmasına karar vermeliyiz.
Ve bu bağlamda da üç ayı geçkin bir zaman diliminde
elimizden geldiğince izlenen ve siyâsîlerin daha sık
izlemeye çalıştığı bir haber kanalında Modern
Yönetimler’in yüzleri olduk.
Yepyeni bir “marka program” başlattık. Gençler ve
kendini genç hissedenlerin yanında aslına bakarsanız son
dönemlerde istikrarlı, Türkiye’nin Avrupa Birliği kriter
yapısına en uygun formül bulunan ve bizleri Avrupa’nın
belki de bir çok projesinden ziyade ön plana çıkartacak
çalışması, güzel yüzler olacaktır inancı sarmış durumda.
Uzun uzun cümleler kuruyorum çünkü son yıllarda kiminle
sohbet ettiysem empati kurarak oluşturdukları
platformlarda sadece gerilmekten başka bir şey yok. Yani
hemen hemen herkes konuşurken hâl hatır bile sorarken
gülümsemeyi unutmuş olmalı.
Gülümsemeyi unutan bir toplum da istemediğimize göre!
Ben de bırakın uzun uzun cümlelerimi kurayım. Ekran
önüne çıkan kişiler olarak sorumluluklarımıza göre
hareket etmek zorunda hissediyorum.
Sizlerden epeyce bir süre ayrı kaldığım süre zarfında
ekibimizle çalışmalarımızın içerisinde bir dizi
projenin içinde bulduk kendimizi. Belki de bundan bir on
yıl kadar önce avaz avaz gençlerimizin daha şimdiye
nazaran yurt dışına proje üretmeye gittikleri
zamanlardan daha az gidilir olduğu sürecini yakaladık.
Herkes oturduğu yerden birşeyler söyler oldu. Ama icraat
ve fiiliyata geçirme zamanı bence geldi de geçiyor bile.
Ama sevindirici bir gözlem yaptığımı söleyebilirim bu
zaman diliminde. O kadar umutsuz olmamalı diye
düşünüyorum.
Son dönemlerde başarılı başkanlarımızın,
yöneticilerimizin icraatlarıyla yaptıkları hizmetler,
adından sıkça söz ettiren sosyal sorumululuk projeleri
kendini hatırlatır oldu. Bir de buna Avrupa Birliği
destek fonları katılınca birden herkes arı gibi hızla
çalışır hale geldi.
Bu önemli gelişmeler içerisinde son dönem ekranlarda
beliren iki samimi güleç yüz olmaya başladık Modern
Yönetimler olarak bizler de. Sunduğum programım diye
böbürleniyorum sanmayın ama bu güne kadar alışılmışın
dışında bir haber aktüalite programı yaptığımızı çok
rahatlıkla söyleyebilirim.
Gelen konukların sorularla boğulmadığı, konuşma
platformunun adil ve samimi bırakıldığı, seyircilerde
merak uyandıran ve ekrana bağlayıcı, gençlerin
dikkatlerini açıcı bu atmosferi büyüklerimiz tarafından
teşekkürle ödüllendirdiğini duymak ve bunun bizlere
ulaşmış olması son derece gurur verici ekibimiz için.
Yeni doğmuş bir bebek olmasına rağmen ağırladığı
kaliteli ve önemli konuklarıyla gündeme sağlam ve kalıcı
oturduğunu hatta yurt dışından da olumlu yönde tepkiler
aldığımızı söylemeden geçemeyeceğim.
Evet kısa başlıklar halinde aktarmam ve paylaşmam
gerekirse ülkemizin şehirlerinden belediye başkanlarının
gerçekten verimli hizmetlerinin yer aldığı programımıza
her hafta pazartesi ap ayrı birbirinden renkli ve farklı
konuklar katılıyor.
TBMM Anayasa komisyon başkanı ve Ak Parti kurucularından
sayın Prof. Dr. Burhan Kuzu’dan tutun da İTO Başkanı
Sayın Murat Yalçıntaş’a kadar yok yok.
Reklam dünyası ve Türkiye’nin reklam pazarlarını ve
olumlu gelişmeleri konuştuğumuz ve sohbetinden keyif
aldığımız Prof. Dr. Ali Atıf Bir hocamızdan aktif bir
televizyoncu olarak aldığımız ve unutmamamız gereken
tüyolar cabası.
Son dönemlerde görev başına geldiği günden beri
bulunduğu kuruma katkılar, hedefleri ve artan ciroları
ile adından söz ettiren Türk Hava Yolları gibi dev bir
kurumun Genel Müdürü sayın Doç. Dr. Temel Kotil’i de
eklemek isterim.
Aslında ekranlarda yaşanan ciddi kirlilikleri bir yanda
örterek bilgi birikimi ve genel gidişatı yakından takip
etme fırsatı yakalamak için bazı bilgileri hem de
ücretsiz verebilen bu tarz programların gençler
tarafından da takip ediliyor olması gayet umut verici.
Hele farklı sektörlerdeki kurum ve kuruluşların
başındaki üst düzey yönetici ve bürokratlarla halkın
sormak istediklerini, dile getirmeye çalıştıklarını
bizler kendilerine aktarıp sorarken üzerimizdeki
sorumulukların ne kadar fazla olduğunu da bir kez daha
hatırlıyoruz.
Programımıza geçtiğimiz haftalarda katılan TBMM İdare
Amiri ve Konya Milletvekili sayın Orhan Erdem’in ve EGO
Genel Müdürü sayın Ömer Ulu’nun programımızdaki
konuşmalarına bizzat şahitlik edince Türkiyemizin
gerçekten medeniyetler seviyesine ulaşması için artık
çok fazla beklemeye gerek olmadığını ve o sürecin
başladığını çok net ifade etmek gerektiğine inancım
arttı.
Modern Yönetimler programının 2008’deki konuk ve
konuklarıyla getireceği açılımlarla sizler için mutlaka
bir şeyler katacağını umuyor ve bu yolculukta bizleri
yalnız bırakmayacağınızı düşünüyorum.
“Bir kez daha anladım ki, bildiğinizi sandığınızda
bildiklerinizi ancak bilginlerle konuşursanız bilmiş
kadar sayılırsınız…”
http://www.purpleproductions.tv/MODERN.wmv
Aynur Ayaz
|