|
Allah kime neyi
nasıl vereceğinin hesabını yaparak sanırım yaratmış
bizleri,
onun
ötesinde dikeni battığı zaman yalnızlığımız hayat
adına,
içine
dalarken
düşüncelerin
çıkar karşımıza bir sürü şey.
Öylesine durgun olmayan zamanların içinde birini tanıdım.
Kısa bir süre öncesine kadar vakıf olamadığım ama bana
çok uzak olmayan müziğin ustalarıyla bir araya gelmek
gerçekten çok önemliydi.
Onlarla sohbet etmek, icra ettileri müzikleri konuşmak
ve projelerini dinlemek oldukça keyifliydi.
Bende bu haftalarda müziğin içine girip sanata gönül
verenlerin nabzini tutmaya çalıştım. Albüm
hazırlıklarının ne kadar zor ve meşakkatli olduğunu
gözlerimle tanıklık ederek gördüm.
Sadece yazılan şiirleri okumakla olmuyormuş. Üstüne
yapılan derleme – düzenlemeler çabası. Zor iş !!!
Hele stüdyoda geçen saatler
apayrı.
Herhangi bir iş dalı bu kadar yorucu mudur bilemiyorum
ama bu işin gerçekten sancılı olduğu kesin.
Yatırımı bir o kadar fazla olan bu iş için günlerce
Unkapanı piyasasına giren herkesi kutlamak gerek
belkide. Bize yansıyan kısmı dışında da alkış tutmak
gerek.
Artık eskisi gibi değil, insanlar albüm alacaklarına
bilgisayar ve korsanı tercih ederek şarkı dinliyor ya da
albüm alıyorlar.
Sağlıklı olmayan bu durum aslında onca emeğe hakaret
değil de nedir sorarım size? Anlamak mümkün değil bu
durumu.
Acısını çektikleri için çırpınırken müzisyenler verimli
olduklarını düşünenlere inat üretirler. Ne kadar da iyi
ederler.
Unkapanı’na her geçen gün gelenler ve cebine parasını
koyup geride bağı bahçesini satanlar satış ve müzik
listelerine bile giremiyor. Bu dönemler bütçesini ve
para kesesinin ağzını açıp birçok etkinlik yapmaya
kalkanlar arasında var olan belediyelerimiz sayesinde
oluşan kültür etkinlikleri iyiki var diyorum.
Kültür sanatın artık pek kalmadığı ve yıprandığı
günümüzde biraz da bu gibi durumlara önem versek nasıl
olur.
Sanatçı olunmaz, sanatçı mı doğulur yoksa? Ben sanat
seçilmez diyenlere cevap olarak şunu ifade edebilirim.
Evet seçilmeyen sanatlardan fayda beklemek yanlış olur.
Sanat dallarını birbirinden ayırmamak gerekir.
Kim cesaret eder bilmiyorum ama ben deli cesaretindeyim
diyenler etmek için uğraş verecekler, sözüyle piyasaya
girmek isteyen çok okumuş kişiler, işinden memnun
olmayan gençler var.
Daha benim ülkemde televizyon programlarına çıkıp sağ
gösterip sol nasıl vurulur bilmeyenler, eve giren
gazetesinin sözüm ona adını bilmeyen çok toy gençler
var.
Hangi birinden ders alması gerekir ki böyle durumlarda
acaba? Ülkemde son zamanlarda olan olaylarda şu aklıma
sık sık geliyor.
Bizim ya çok siyasetçiye ya da çok sanatçıya ihtiyacımız
var. Lakin sanatçımız çoğalırken, siyasetçimiz azalmıyor
ya da tam tersi durumlar yaşanmıyor.
Sanatçının bol olduğu bir ulus daha verimli olur.
Şüphemiz hiçbir zaman olmaz. Sanata karşı duruşu belli
olmayan toplumlar hep baştan bir sıfır mağlup olmuşlar
ve sonunda çok pişman olmuşlardır.
Oysa emeği için terini sırtında soğutan ve ordan oraya
koşan arada var olduklarını bildiklerimiz ne yapsınlar?
Gönül bu halkın yanında duruşu ve çizgisiyle herkesi
kendi saftında görmek istiyor ama. Bana kalırsa daha çok
amacımız var.
Ve galiba yakında anamız ağlayacak !!!
Sevgiyle iyi tebessümler…
|