.

 

.

.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.

 

 Sanat seçilmezmiş diyenlere
.

Allah kime neyi nasıl vereceğinin hesabını yaparak sanırım yaratmış bizleri, onun ötesinde dikeni battığı zaman yalnızlığımız hayat adına, içine dalarken düşüncelerin çıkar karşımıza bir sürü şey.

 

Öylesine durgun olmayan zamanların içinde birini tanıdım.

 

Kısa bir süre öncesine kadar vakıf olamadığım ama bana çok uzak olmayan müziğin ustalarıyla bir araya gelmek gerçekten çok önemliydi.

 

Onlarla sohbet etmek, icra ettileri müzikleri konuşmak ve projelerini dinlemek oldukça keyifliydi.

 

Bende bu haftalarda müziğin içine girip sanata gönül verenlerin nabzini tutmaya çalıştım. Albüm hazırlıklarının ne kadar zor ve meşakkatli olduğunu gözlerimle tanıklık ederek gördüm.

 

Sadece yazılan şiirleri okumakla olmuyormuş. Üstüne yapılan derleme – düzenlemeler çabası. Zor iş !!!

 

Hele stüdyoda geçen saatler apayrı. Herhangi bir iş dalı bu kadar yorucu mudur bilemiyorum ama bu işin gerçekten sancılı olduğu kesin.

 

Yatırımı bir o kadar fazla olan bu iş için günlerce Unkapanı piyasasına giren herkesi kutlamak gerek belkide. Bize yansıyan kısmı dışında da alkış tutmak gerek.

 

Artık eskisi gibi değil, insanlar albüm alacaklarına bilgisayar ve korsanı tercih ederek şarkı dinliyor ya da albüm alıyorlar.

 

Sağlıklı olmayan bu durum aslında onca emeğe hakaret değil de nedir sorarım size? Anlamak mümkün değil bu durumu.

 

Acısını çektikleri için çırpınırken müzisyenler verimli olduklarını düşünenlere inat üretirler. Ne kadar da iyi ederler.

 

Unkapanı’na her geçen gün gelenler ve cebine parasını koyup geride bağı bahçesini satanlar satış ve müzik listelerine bile giremiyor. Bu dönemler bütçesini ve para kesesinin ağzını açıp birçok etkinlik yapmaya kalkanlar arasında var olan belediyelerimiz sayesinde oluşan kültür etkinlikleri iyiki var diyorum.

 

Kültür sanatın artık pek kalmadığı ve yıprandığı günümüzde biraz da bu gibi durumlara önem versek nasıl olur.

 

Sanatçı olunmaz, sanatçı mı doğulur yoksa? Ben sanat seçilmez diyenlere cevap olarak şunu ifade edebilirim. Evet seçilmeyen sanatlardan fayda beklemek yanlış olur. Sanat dallarını birbirinden ayırmamak gerekir.

 

Kim cesaret eder bilmiyorum ama ben deli cesaretindeyim diyenler etmek için uğraş verecekler, sözüyle piyasaya girmek isteyen çok okumuş kişiler, işinden memnun olmayan gençler var.

 

Daha benim ülkemde televizyon programlarına çıkıp sağ gösterip sol nasıl vurulur bilmeyenler, eve giren gazetesinin sözüm ona adını bilmeyen çok toy gençler var.

 

Hangi birinden ders alması gerekir ki böyle durumlarda acaba? Ülkemde son zamanlarda olan olaylarda şu aklıma sık sık geliyor.

 

Bizim ya çok siyasetçiye ya da çok sanatçıya ihtiyacımız var. Lakin sanatçımız çoğalırken, siyasetçimiz azalmıyor ya da tam tersi durumlar yaşanmıyor.

 

Sanatçının bol olduğu bir ulus daha verimli olur. Şüphemiz hiçbir zaman olmaz. Sanata karşı duruşu belli olmayan toplumlar hep baştan bir sıfır mağlup olmuşlar ve sonunda çok pişman olmuşlardır.

 

Oysa emeği için terini sırtında soğutan ve ordan oraya koşan arada var olduklarını bildiklerimiz ne yapsınlar?

 

Gönül bu halkın yanında duruşu ve çizgisiyle herkesi kendi saftında görmek istiyor ama. Bana kalırsa daha çok amacımız var.

 

Ve galiba yakında anamız ağlayacak !!!

 

Sevgiyle iyi tebessümler…
.

.
.
.

.

.

.

.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 


.

.

.