.

 

.

.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.

 

 FİKO
.

Uzun zamandır anlatamadıklarımı toplayabildiğim ve uzaklara kaçmaya çalışmadığım dönemlerden biri.İş nedeniyle seyehatlerimizden birini çok sevdiklerimle birlikte yaptığım zamanlardan bir not bir kesit anlatıcağım.Sesini birkaç kere öncelerinde duyduğum ve konuştuğum birisinin yanında geçirdiğim keyif dolu, sıcacık sohbetler ve Bodrum’a uzanıyorum.Kimden mi bahsetmeye başladım.Tanımıyorsunuz bile ama şimdi okuyunca tanışacaksınız.Aslında içinde bir yerde hala varolan çocuğu çıkartmaya çalışan,dolu dolu anlarında yanında olan iki oğlu ve eşiyle bütün biri…İki oğul anası FİKO teyze…Oğullarıyla dünya iyisi bir anneden söz ediyorum ben.Gerçekleriyle uzun yıllar öncesinden yüzleşen ve artık insanlara güven konusunda oldukça temkinli giden bu emekli ortayaş teyzemiz benim için çok kısa zamanda kıymetlilerden biri oldu.Birbirimize yüreklerimizi açtığımız anda aslında kendi annemden benzer bir yanı kalmamıştı.Her zaman kendinizden büyüklerinizle sohbet ederseniz tecrübenize tecrübe katıp onların sözüne gelebilirsiniz.Bunu bizzat yaşadım.Ve o zaman da kazanırsınız.Verilen örnek dolu anılarıyla hayatı boyunca hep mücadele etmiş.İyi davrandığı insanlar bazen onu çok üzmüş.Bir adım gelene on adım yaklaşıyor aslında ama bir ceylan gibi ürkek bazen.Bazen de çok dobra ve açık konuştuğu için etrafındakileri kaçırdığını düşünüp üzülüyor.Pamuk gibi bir kalbe neredeyse kırk yıllık bir evlilik sığdırmış.Son derece titiz.Beyninizden neler geçtiğini üç aşağıya beş yukarıya tahmin ediyor.Namı değer FİKO teyzem oldu.Kilyos’dan başlayan serüveni aslında Bodrum Yalıkavak’ta bile biliniyor.Devlette çalıştığı macera dolu yılları,sayısını hatırlamadığı anıları ve evliliği.Herkesin kitap olacak bir hikâyesi olduğu gibi galiba ben onunkinin girişini yaptım bile.Nerede bir haksızlık o orada.Gençlerle oturup konuşmasını, sıcaacık sohbetler etmesini o kadar çok seviyor ki benimle iş paylaşımında bulunduğunu asla unutamam.Yazılarım için verdiği örnekli konu başlıkları hala duruyor.Sabahladığımız balkonunda neredeyse eline kalem kağıt alsa benden daha fazla yazılar yazacağı kesin.Balkonunda karpuzu doğradıktan sonra gençlik yıllarından verdiği hatıralar beni oldukça duygulandırmıştı.İçindeki heyecanı beni yeniden kendime getirdi.Bir yerde beni motive etti.Ne mutlu evlatlarına dedim.Şanslılar.Ve iyi anlaşıyorlar.Böyle annelerden yetişen evlatların ülkesine ve insanlara yararını birkez daha düşündüm.Ben müsadenizle ayakta alkış tutmak istiyorum.Nice FİKO’lar vardır aramızda.Ama ben bana en yakınını gördüm.O bana yeter.Bodrum’da kaldığım 2008 yazının en verimli zamanlarıydı ben ve arkadaşım bunu biliyorduk.Kendisi ve evini bizlere özel açıp paylaşımlarda bulunması.Bugün insan etinin insana ağır geldiği bir tabir kullanılır ki artık insanlarımız misafir kavramlarını unutur hale geliyorken farklı şekillerde ağırlanmak açıkçası beni çok mutlu etti.Ekmeğini, kapısını ve yatacak yerini paylaşması.Mühimdi. Anlattıklarını karşısındakine güzelce anlattığı anda sigaraya bazen arkadaşça muamelesi ise tamamen tek kötü arkadaşım demesinden kaynaklanıyordu.Umutları ve hayalleri bol olan bir FİKO vardı karşımda ve her söylediğinde aslanlar gibi kükrüyordu işte.Doğruları söylüyordu ne olursa olsun.Herkesin mutluluğu onun mutluluğu olabiliyordu.Pazarından, çarşısına,köyden şehirlisine herkesin bir yerlerinde bir FİKO’su muhakkak var demeye başladım içimden.İki tarafta da denize yakın bir tesadüf olmuş onunkisi.Bodrum ve Kilyos onun için apayrı.Şimdi gençlerden umutlanmak istiyor.Karanlık yarınlar istemiyor.Beklentilerini bana anlattı.Artık oda kucağına bir torun almalı ve oda geleceğini emin ellere bıraktığının haklı mutluluğunu yaşamalı.Geç olmasın, tek gayesi bu.Yaşarken görmek yani…Hırslarını doğru yöne kullandığın zaman başarılı olursun diyor.İki lafından biri sadakat ve sevgi.Verdiği öğütler çok doğru.Ailelerimizden çok sıklıkla duymuşuzdur.Klâsik belki ama anlatışı o kadar farklı ki.Neden bizler bu kadar sabırsız davranıyoruz ki.? Neden?Şunu anlamalıyız ki birgün FİKO teyzemiz biz gibi olmaz ama, biz onun gibi olacağız.Şimdi kendi adıma hayatımda çok daha fazla dikkat etmem gerektiğini ve hergün birşeyler öğrenmem gerektiğini iyi biliyorum.Aksini bile düşünmemek gerekiyor.Bodrum’da ardında samimi sohbetler bıraktığım bir dört akşam geçirdim.Benim için hayatımın en sakin ve en güzel bir dört günüydü.Uykuyu aramadığım ve gerçek itirafların olduğu bir sohbet ortamı.Herşeyden soyutlandığınız, önünüze teknoloji almadığınız, kahve yudumlarken hep o anı arayacağınız gibi bir seyahat oldu bana.Tekrarlarına inşallah.Paylaşmak istedim FİKO teyzemi sizlere.Gerçi oğulları ve eşiyle o kendi halinden oldukça memnun ama artık ben onun üçüncü çocuğu oldum hissediyorum.Özlemlere bıraktığım bir güçlü kadın FİKO.Birgün o anlattığına benzer şeyler yaşayanlara sadece aktarabileceğim hoş sedalarımız olur dileklerimle.İyi ki tanıdık seni.Senin gibileri bense hep keşfetmenin heyecanına kapılıcağım.Ve belki birgün ben de FİKO özelliklerini taşıyan biri olacağım.Kimbilir?

 

“Tecrübe ettiğiniz sizden büyüklerinizin sohbetlerinizden hayatınıza uyarlayacağınız ufacık notunuz varsa, işte kazandınız demektir.Ben bugün öğrendiklerimi yarına satıyor geleceğin hesabının faturasını yaşanmamışlıklara kesiyorum…Ama daha ucuza çok ucuza”…

Sevgiyle …
.
.
.
.

.

.

.

.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 


.

.

.