|
Uzun
zamandır anlatamadıklarımı toplayabildiğim ve uzaklara
kaçmaya çalışmadığım dönemlerden biri.İş nedeniyle
seyehatlerimizden birini çok sevdiklerimle birlikte
yaptığım zamanlardan bir not bir kesit
anlatıcağım.Sesini birkaç kere öncelerinde duyduğum ve
konuştuğum birisinin yanında geçirdiğim keyif dolu,
sıcacık sohbetler ve Bodrum’a uzanıyorum.Kimden mi
bahsetmeye başladım.Tanımıyorsunuz bile ama şimdi
okuyunca tanışacaksınız.Aslında içinde bir yerde hala
varolan çocuğu çıkartmaya çalışan,dolu dolu anlarında
yanında olan iki oğlu ve eşiyle bütün biri…İki oğul
anası FİKO teyze…Oğullarıyla dünya iyisi bir anneden söz
ediyorum ben.Gerçekleriyle uzun yıllar öncesinden
yüzleşen ve artık insanlara güven konusunda oldukça
temkinli giden bu emekli ortayaş teyzemiz benim için çok
kısa zamanda kıymetlilerden biri oldu.Birbirimize
yüreklerimizi açtığımız anda aslında kendi annemden
benzer bir yanı kalmamıştı.Her zaman kendinizden
büyüklerinizle sohbet ederseniz tecrübenize tecrübe
katıp onların sözüne gelebilirsiniz.Bunu bizzat
yaşadım.Ve o zaman da kazanırsınız.Verilen örnek dolu
anılarıyla hayatı boyunca hep mücadele etmiş.İyi
davrandığı insanlar bazen onu çok üzmüş.Bir adım gelene
on adım yaklaşıyor aslında ama bir ceylan gibi ürkek
bazen.Bazen de çok dobra ve açık konuştuğu için
etrafındakileri kaçırdığını düşünüp üzülüyor.Pamuk gibi
bir kalbe neredeyse kırk yıllık bir evlilik
sığdırmış.Son derece titiz.Beyninizden neler geçtiğini
üç aşağıya beş yukarıya tahmin ediyor.Namı değer FİKO
teyzem oldu.Kilyos’dan başlayan serüveni aslında Bodrum
Yalıkavak’ta bile biliniyor.Devlette çalıştığı macera
dolu yılları,sayısını hatırlamadığı anıları ve
evliliği.Herkesin kitap olacak bir hikâyesi olduğu gibi
galiba ben onunkinin girişini yaptım bile.Nerede bir
haksızlık o orada.Gençlerle oturup konuşmasını, sıcaacık
sohbetler etmesini o kadar çok seviyor ki benimle iş
paylaşımında bulunduğunu asla unutamam.Yazılarım için
verdiği örnekli konu başlıkları hala
duruyor.Sabahladığımız balkonunda neredeyse eline kalem
kağıt alsa benden daha fazla yazılar yazacağı
kesin.Balkonunda karpuzu doğradıktan sonra gençlik
yıllarından verdiği hatıralar beni oldukça
duygulandırmıştı.İçindeki heyecanı beni yeniden kendime
getirdi.Bir yerde beni motive etti.Ne mutlu evlatlarına
dedim.Şanslılar.Ve iyi anlaşıyorlar.Böyle annelerden
yetişen evlatların ülkesine ve insanlara yararını birkez
daha düşündüm.Ben müsadenizle ayakta alkış tutmak
istiyorum.Nice FİKO’lar vardır aramızda.Ama ben bana en
yakınını gördüm.O bana yeter.Bodrum’da kaldığım 2008
yazının en verimli zamanlarıydı ben ve arkadaşım bunu
biliyorduk.Kendisi ve evini bizlere özel açıp
paylaşımlarda bulunması.Bugün insan etinin insana ağır
geldiği bir tabir kullanılır ki artık insanlarımız
misafir kavramlarını unutur hale geliyorken farklı
şekillerde ağırlanmak açıkçası beni çok mutlu
etti.Ekmeğini, kapısını ve yatacak yerini
paylaşması.Mühimdi. Anlattıklarını karşısındakine
güzelce anlattığı anda sigaraya bazen arkadaşça
muamelesi ise tamamen tek kötü arkadaşım demesinden
kaynaklanıyordu.Umutları ve hayalleri bol olan bir FİKO
vardı karşımda ve her söylediğinde aslanlar gibi
kükrüyordu işte.Doğruları söylüyordu ne olursa
olsun.Herkesin mutluluğu onun mutluluğu
olabiliyordu.Pazarından, çarşısına,köyden şehirlisine
herkesin bir yerlerinde bir FİKO’su muhakkak var demeye
başladım içimden.İki tarafta da denize yakın bir tesadüf
olmuş onunkisi.Bodrum ve Kilyos onun için apayrı.Şimdi
gençlerden umutlanmak istiyor.Karanlık yarınlar
istemiyor.Beklentilerini bana anlattı.Artık oda kucağına
bir torun almalı ve oda geleceğini emin ellere
bıraktığının haklı mutluluğunu yaşamalı.Geç olmasın, tek
gayesi bu.Yaşarken görmek yani…Hırslarını doğru yöne
kullandığın zaman başarılı olursun diyor.İki lafından
biri sadakat ve sevgi.Verdiği öğütler çok
doğru.Ailelerimizden çok sıklıkla duymuşuzdur.Klâsik
belki ama anlatışı o kadar farklı ki.Neden bizler bu
kadar sabırsız davranıyoruz ki.? Neden?Şunu anlamalıyız
ki birgün FİKO teyzemiz biz gibi olmaz ama, biz onun
gibi olacağız.Şimdi kendi adıma hayatımda çok daha fazla
dikkat etmem gerektiğini ve hergün birşeyler öğrenmem
gerektiğini iyi biliyorum.Aksini bile düşünmemek
gerekiyor.Bodrum’da ardında samimi sohbetler bıraktığım
bir dört akşam geçirdim.Benim için hayatımın en sakin ve
en güzel bir dört günüydü.Uykuyu aramadığım ve gerçek
itirafların olduğu bir sohbet ortamı.Herşeyden
soyutlandığınız, önünüze teknoloji almadığınız, kahve
yudumlarken hep o anı arayacağınız gibi bir seyahat oldu
bana.Tekrarlarına inşallah.Paylaşmak istedim FİKO
teyzemi sizlere.Gerçi oğulları ve eşiyle o kendi
halinden oldukça memnun ama artık ben onun üçüncü çocuğu
oldum hissediyorum.Özlemlere bıraktığım bir güçlü kadın
FİKO.Birgün o anlattığına benzer şeyler yaşayanlara
sadece aktarabileceğim hoş sedalarımız olur
dileklerimle.İyi ki tanıdık seni.Senin gibileri bense
hep keşfetmenin heyecanına kapılıcağım.Ve belki birgün
ben de FİKO özelliklerini taşıyan biri
olacağım.Kimbilir?
“Tecrübe ettiğiniz sizden büyüklerinizin
sohbetlerinizden hayatınıza uyarlayacağınız ufacık
notunuz varsa, işte kazandınız demektir.Ben bugün
öğrendiklerimi yarına satıyor geleceğin hesabının
faturasını yaşanmamışlıklara kesiyorum…Ama daha ucuza
çok ucuza”…
Sevgiyle …
|