.

 

.

.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.

 

.

Bu aralar başımda dertler ve tasalar yok sanırsınız diye neler oluyor hayatımda kimbilir dedi geçen bir arkadaş. Bir insan bu kadar mı fesat olur kardeşim bir insan bir insanla böyle mi uğraşır.

 

Ancak insan kariyer basamaklarını tek tek ve yavaş yavaş tekrar geriye dönmeden çıkarsa kıskançlığı mıdır onu deli eden ki. Anlayamadım yaşamlar var son zamanlarda ve ben yinede iyi niyetli düşünüp rahatsız etmeden kimseleri işime bakmak taraftarıyım diyorlar.

 

Onlar diyor ve ben dinliyorum. Her zamanki gibi. Ama ne de çok çıkarlarına bulaşmadığın kötü sözlerini dinlemediklerin çıkıyor ve canını yakmak isteyenlere rastlıyorsun ki olmuyor ister istemez bu hayatta diyorlar.

 

Doğru !!!

 

Çok önlem almamıza rağmen nafile diyebilirim. Boğazına diziliyor tüm kelamlarım bir bir. Binbir çeşit yoklama da olsa hayat sana karşı bir dizi haline geliyor biriktirdiklerinle. Ama insan sevmez değilim.

 

İnsanları ne kadar çok sevdiğimiz verdiğimiz elektrikle o kadar bağlantılı orantılı  ki. Özünü bildiğin yüreğini seve seve verdiğin kalbini ellerinde hissettiğin yaşamlarda yok değil bende.

 

Ben sahte olmayan dürüstlük arayan yaşamların içinde her seferinde kayboluyorum diyor onlar. Dürüst değil deseler de arıyorlar. Yeni takıntılarım birbirleriyle sebepsiz savaşanlar ve mücadele edenler diyor bazıları da.

 

Yok sebebim. Bilmediğim sebeplerle çırpınıyorum diyorlar birde. Kimseleri kendi öz işlerim içinde harcamadım bu yaşa kadar diyor sevdiğim bir arkadaş yakın bir zamanda. Ne anlamlı ifade.

 

Vay vay vay !!!

 

Ne anlamlı vuruşlar bunlar.

 

Kimbilir Ne Düşünüyor derken yetenekleri ile konuşmalı insan. Zekası bakışı duruşu ve misyonu ile hayat vermeli.

 

Sağ duyusu yüreğine değmeli ve biriktirmeli kısa hikayelerini. Kol kanat germeli ve titretmeli bakışlarıyla. İnsan insana binlerce söz sunmalı. Varoluş sebebini bilmeli insan varolduğunu hissetmeli ve şükretmeli.

 

Kandırmamalı kendini çevresindekileri. Yalanı kullandığı yer belli etmeli kendini. Unutmasın ki utanmasın…

 

Ne kurda ne bu hayatta kuşa yem olmalı. Günü birlikte yaşamamalı. Lakin öyle değil ki öyle bakamıyor her insan baktığı gibide görmüyor nitekim. Acı bazen ilaç bazen sevinç kederli hale getiriyor yaraları.

 

Bakmak kör hapislere çeviriyor insanları. Bahanesi olan kişiler düşüncelerine yeniliyor bilmeden. Bilmediği muradları var beklentilerin ve her yaş insanı olgunlaştırıyor nedense. Kazandığım çevremi parayla satın alamaz diyor bir başka arkadaşım da.

 

Ne de güzel diyorlar. Onlarca arkadaşlar konuşuyorlar konuşuyorlar ama neye ve niye konuşuyorlar anlamış da değilim. Küsmeden kırmadan incitmeden yaralamadan. Bilinen gerçekleri sermek gerek bunun içinde öfke saklamak ve gizemi yaşatmak gerek.

 

Mistik bir hava oldu deseniz de bu yazıda sadece duyurmak istedim. Sözcüklere saklamadan sözcüklerin arkasına sığınmadan hareket ettim yıllarca kimine göre çok çalıştım ve işimin hamalı oldum ama yüksünmedim hiç.

 

Bıkmadım bıktırmadım aksine şaşırtmam gerekenleri şaşırttım. Hayatım kendisini nelerin beklediğini bilmeden yaşlandı. İstediklerini elde eden kişilerden oldum sadece dedi biri daha ama hocam nereye kadar nereye…

 

Bir gün geriye dönüp baktıkların yanında yoksa sen yapayalnız kalmışsan ve birikimlerin de bir çırpıda yok olmuşsa vay haline senin.

 

Umut da çare olamaz bu saatten sonra sana. İş verenler gibi bazen işini gerçekten bilerek hareket edecek kıvama gelerek yanında ekip arkadaşlarını düşünerek hareket ederek birilerini dinlemek zorundasın.

 

Farkındalık diye bişey var. Ya da ne kadar farkındayız biz diye bişey var. Bil gör dene bak bu kelimeler önemli hayatlarımızda. Şunu biliyorum ki herkesin hayatında muhakkak bu kelimeler önemli yerlerde yer almıştır.

 

Herkesin kitap olacak bir hikayesi vardır ama herkesin hikayesi film olamaz. Bunu da yakın zamanda önemli bir ilişki içinde olduğum bir şahıs söylemişti.

 

Son söz olarak denenecek hayatlara örnek yarınlar istiyorum en azından kendi adıma bu böyle diyebiliriz gönül rahatlığı ile.

 

Ne geri duralım ne de ileri beklentilerden. Beklentiler giriversin hayatımıza hareket katarcasına. Yok olsun durup düşünenler bir kez daha eyvahlar çekip.

 

“ Kurt arayan kapanlar

Kadere yanlış yapanlar

Kaderim yanlış diyenler

Kaderden utananlardır ” …
.
.
.
.

.

.

.

.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 


.

.

.