.

 

.

.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.

 

 68 milyonun acı bayramı...
.

Şunun şurasında, öğrencisi, işçisi, memuru, esnafı, emeklisi ile;

Türk, Kürt, Çerkes, Ermeni, Rum, Laz, Gürcü ve Abhazası ile;

68 milyonluk yoksul bir aileyiz…

*

Geriye kalan 2 milyonun iki yüz ailesi hiç ama hiç bizden değil; kaymak tabaka. Seçkin sınıf da bu 200 ailenin tabağını yalayan 2 bin aileden oluşuyor…

2 bin aileye de, maaşı iki bin 500 doların üzerinde olan 2 milyon dolayında “avaneyi” ekleyin…

*

İşte net rakamımız belli oldu; 68 milyonu çalışan, üreten, didinen, yoksullukla debelenerek okuyan, dağda savaşan, ovada aç kalmadığı için sofrasındaki lokmaya “şükür” eden bir Türkiye…

*

Şöyle bir bakın, bazı ufak tefek istisnalar dışında hemen her yerde onlar. Hem de 10 yıldır, 20 yıldır değil… 100 yıldır, 200 yıldır aynı aileler, aynı yerde; suyun başında.

Geriye kalan MARABA TÜRKİYE…

*

Kemal Derviş’in dedesi, I. Abdülhamit’in sadrazamı Halil Hamid Paşa… (Sonradan kellesi gitmiş ya, neyse…)

*

Mehmet Ali Erbil’in dedesi, Erbilli Mehmet Ali… (Hani şu meşhur Menemen olayını yaratan, Kubilay’ın başını kestirten, sonra da idam edilen…)

*

Okan Bayülgen’in dedesi Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır, İstiklal Mahkemesinde yargılanmış, beraat etmiş ama şapka devrimini protesto için tam 20 yıl evden dışarı çıkmamış… Yani devrim düşmanı!

*

Deniz Baykal’ın dedesi Şeyh Ahmet Efendi, 1920 – 1930 tarihleri arasında Antalya’daki Tekeli Mehmet Paşa Camii'nin imamlığını yapmış. İmamlıktan para almamış ama esnafın hesaplarını tutmakta imiş. Yani Antalya’nın en büyük ekonomisti…

*

Bülent Ecevit’in dedesi Dadaylı Mustafa Şükrü Efendi. O da padişahın huzur hocası imiş. 1896’da, II. Abdülhamit’e hizmet etmiş…

*

Biraz daha çalışsak, araştırsak neler çıkacağını kestirebiliyorsunuz değil mi?

Yazmıyorum, daha yüzlerce aile var böyle…

*

Dedeler saraydan gelir, çocuklar, torunlar Cumhuriyet’in subaşlarını tutar. Seçkin sınıf araya adam, madam sokmaz; tutkundur onlar birbirlerine! Yalandan kavgalar ederler ama yüzyıllardır kucak kucağındırlar…

*

Şimdi sen de harç parası vereceğim, yol parasını denkleyeceğim, bir de şu bayramda gömlek ile ayakkabı alayım, cebine de 3 – 5 kuruş harçlık koyayım diye didin dur…

Çocuğun okuyacak da büyük adam olacak ya!

*

ACI BAYRAMIN KUTLU OLSUN 68 MİLYON!

Daha ne diyeyim?
.
.
.
.

.

.

.

.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 


 

.

.