|
Tam bir medi-komedi…
Medya komedya!
Koy g…..ne, rahvan girsin medya işi!
*
Olay, İstanbul’un 10 güzide mekânından biri seçilen
Bebek Balıkçısı’nda geçiyor.
Balıkçı dediysek, Beyoğlu’nun balık pazarındaki
dükkânlarla, Ankara Sakarya’daki tezgâhlarla
karıştırmayın…
Mekân kelle başı 100–150 YTL’ ye çıkabileceğiniz
lükslükte bir restoran. Ayrıca mekânı 10 numara seçen de
Hürriyet’in yazarlardan oluşan jürisi, bunu da atlamamak
gerek!
*
Hürriyet yazarlarından Ahmet Hakan ve Yalçın Doğan
oturmuş yemek yiyor… Kimin parasıyla, Aydın Doğan’ın
verdiği parayla.
Masada Cumhuriyet’ten Deniz Kavukçuoğlu da var. Onun da
maaşını bildiğiniz gibi Cumhuriyet’in ortağı Aydın Doğan
ödüyor…

*
Üç (üst düzey) gazeteci bir araya gelince ne
konuşacak; meyhaneyi, kıraathaneyi, kerhaneyi; yani
halkı konuşmayacak; gazetesini, patronunu ya da yayın
yönetmenini, yazı müdürünü çekiştirecek. (Hoş
artık memlekette çekiştirilecek yazı müdürü de kalmadı
ya, alayı sündükleşti… Neyse.)
*
Ve ekip başlıyor uçmaya, “Aydın Bey hiç de inandırıcı
konuşmadı abüüüüü… Bizi yemesin yaniiiii…”
gibilerden.
Adamdan aldığın harçlıkla 100 dolara balık ye, bir de
arkasından üfür! Bu etik bir davranış, ahlâk ve de
mahlâk alayı oturuyor değil mi?
*
Yan masada da üç konuğuyla Suna Vidinli var. Suna Hanım,
Çalık Grubu’nda yönetici. Daha önce o da Aydın Doğan’ın
ekmeğini yemişlerden…
*
Ahmet Hakan ve Yalçın Doğan’a göre, Suna Hanım
ahlâksızlık yaparak onları dinliyor. Ve bu iş Başbakan’a
kadar gidiyor…
Davranışı Hakan şöyle yorumluyor; “Hiç
de medenice olmayan bir tutum takınarak bizim masaya
kulağını dayamış…”
*
Neyse, sonra bir uyanıyorlar; “Ulen bu hatun bizi dinliyor”
telaşıyla, suçluluğun telaşıyla masa değiştiriyorlar.
Ama iş işten geçmiş oluyor!
*
Bence 3 gazeteciden ikisi, Ahmet Hakan ve Yalçın Doğan
“şap”a oturmuş durumda. Aydın Bey, bu arkadaşları
gönderirse sonları Emin Çölaşan gibi, TEKAÜT
gazeteci filmine döner!
*
Efendim; şimdi bu beyler ve de hanımefendi birbirlerini
mahkemeye verecek, hakaret-makaret davaları açılacak…
Geçelim işin bu ültüfürükten bölümünü, bizi
ilgilendirmez.
Bizi ilgilendiren işin gazetecilik, insanlık, riya
yönleri…

*
Aydın Bey seni inandıramadı ise, bunu söyledi isen,
kıvırtma kardeşim yaz! Adam gibi yaz!
*
Sonra, “medenice” si mi var bu işin; ben
olsaydım, oradaki konuşmanızı banda alır, resminizi,
hatta gizliden videonuzu da çekerdim! O zaman görürdünüz
haberi…
*
Yoksulluktan, açmazdan, çocuğuna harçlık veremediği için
utancından 3 kuruş çalan memuru gizli kameraya
çekeceğiz, saatlerce yayınlayacağız, yazacağız,
konuşacağız…
Katran karası kazana batıracağız; fakat iş size gelince
“medeni” olacağız, etik değerlere saygı duyacağız
ha…
*
Yürrrrrrrrrrrrrüüüü derler
adama, ikile de ense traşını görelim derler; hem de
Aydın Doğan’dan önce!
*) Bebek Balıkçısı’nda kelle başı 100 dolar ödediğiniz
zaman yiyeceğiniz yemeğin yanı sıra,
Kadir İnanır, Hülya Avşar,
Hande Ataizi, Okan Bayülgen gibi ünlüleri kanlı canlı
görme, masanız yakınsa seslerini duyma şansınız da
var.İlgilenenlere…
*) Çizim ve resim milliyet.com’dan alınmıştır…
|