|
Minare orada duruyor; iş kılıfı hazırlamakta.
Onu da ağır ağır yapıyorlar, yapmaya çalışıyorlar.
*
1999 yılında, CIA’nın hediyesi olan Apuş, bir albay ve
zamanının MİT Müsteşar yardımcısı ile görüşmüş.;
“Oooo, yoldaşlar, sizi bekliyordum. Yahu nerede
kaldınız? Hele bir oturun, üç çay getir bize Memet!”
demişmiş…
*
Sonra, geyik muhabbeti bitmiş; Albay Atilla Uğur ile
MİT’çi Emre Taner; sebeb-i ziyaretlerini açıklamışlar;
“Biz sorunu sizinle çözelim Apuş Bey, Amerika’yı,
Barzani’yi, Talabani’yi bu işe karıştırmayalım”
demişler…
Peki, Apuş ne demiş; işte o bölüm yok.
Ne dediği belli değil.
*
Bu konuda ha babam - de babam yazıyorlar.
Yazdıklarına da inanıyorlar. Son olarak Ertuğrul Özkök;
“Bizi golf oynayan paşa yerine koymayın, ne olup
bittiğini bilelim” minvalinde bir şeyler söyledi…
*
Özkök; hem görüşmeyi biliyor, hem de görüşmede neler
geçtiğini bilmiyormuş; aslında böyle bir şeye de karşı
değilmiş.
Ayrıca 9 yıl önce, Apuş ile görüşülüp terörü önleme
yolunda bir adım atılmış imiş…
Sonra açılan bu yolu kim engellemişmiş, Özkök engelci
sorumluyu da bilmek istermiş…
*
KÜÇÜK ADAM HESAPLARI…
Şimdi, arkadaşlar bir yerlerde oturup, kafalarına göre
senaryolar yazıp, AB’deki Türk düşmanı yavşaklara hoş
görünmeye çalışıyorlar.
Bu millete ne kadar küfür edersen, bu milleti ne kadar
aşağılarsan, terörü bitirme ayağıyla, demokrasi ayağıyla
Türk insanının acılarını, kanayan yaralarını görmezden
gelip de, uzaktan kumandana yalanırsan, kazanırsın
mantığındalar! (Başka alacakları Nobel de yok ya;
neyse…)
*
YALAN…
Yahu, 1999’da şehit ailelerinin sokaklarda “ASIN
ASIN” diye gösteri yaptığı bir sırada KİM çıkıp da;
Apuş’a “Bu işi birlikte çözelim” diyebilir?
*
Var mı ulan böyle bir HAİN?
*
Bu iş o kadar ucuz mu?
*
Hesabını sormazlar mı adama; “Sen kimin adına bu
caniyle konuşuyorsun, pazarlık yapıyorsun?” diye
*
ÜÇ ÖNEMLİ İSİM…
Albay Atilla Uğur sağ, Ergenekon’dan içeride…
Emre Taner sağ, şimdi MİT Müsteşarı…
Hurşit Tolon Paşa sağ, Ergenekon’dan içeride…
*
Apuş’un sorgusunda bulunan bu üç kişinin
söyleyeceklerini merakla bekliyorum.
Bakalım; yakalandığında iki eli apış arasında, yalvaran
gözlerle “Ben memleketimi çok severim, her türlü
hizmete varım” diye miyavlayan Apuş, sonra nasıl
aslan olmuş ve de neler söylemiş!
Bekliyorum…
*
Eğer bu iş Türk Devleti’nin 3 yetkilisinin olağan
SORGUSUNUN dışında başka bir şey değilse…
Eğer bu iş sizin söylediğiniz gibi AŞAĞILIK bir pazarlık
değilse…
*
O zaman siz bekleyin yavşakların kalem elçileri…
Sizi de Apuş’u da efendileriniz bile kurtaramaz!
|