|
Sevgili okuyucularım...Haklı olarak “Bu da nereden çıktı” diyebilirsiniz?..
Bu sözlerin sahibi ben değilim. Ben sadece yetkililerin olaya bakamadıkları pencereden bakmak istiyorum...
Şimdi ülkenin tüm sorunları bitmiş, her şey günlük gülistanlıkmış gibi kala kala tek sorununumuz, evli Tutuklu ve Hükümlülere buluşma yeri yani eşleriyle aşk- meşk yapacakları odalara kalmış...
Konunun mimarı TBMM İnsan Hakları İnceleme Komisyonu Başkanı Zafer Üskül...
Katıldığı bir tv kanalında, evli mahkumlara cinsel birliktelik hakkı tanınması yönündeki talep tartışmalarına yanıt veren Üskül, olayı şöyle anlatıyor:
“Artık Türkiye’nin kendi toplumsal ihtiyacını karşılayacak, hem birey- devlet ilişkisini düzenlemek açısından, hem de devletin kendi örgütlenmesini belirlemek açısından yeni Anayasa’ya ihtiyaç var...Evli mahkumlara cinsel birliktelik hakkı tanınması ile ilgili komisyona iki başvuru geldi. Ben bir araştırma yaptırdım, başka ülkelerde nasıl bir yaklaşım sergileniyor diye. Şunu gördüm. Bazı ülkelerde bu uygulamalar yapılıyor fakat sınırsız değil...
Hatta bu bir hak değil. Çünkü bir haktan söz ediyor isek, bunun herkese uygulanması lazım. Doğrudur, insanların ihtiyacı var ama sen mahkumsun, mahkum olmak demek belli hürriyetlerinden kısıtlanmış olmak demek...”
Neticede Sayın Üskül oy ile TBMM’ye geldiği için nabza göre şerbet veriyor... Şimdilik Tutuklu ve Hükümlülerden yana tavır alıyor...
Ancak, Üskül’ün unuttuğu birşey var o da mağdur olan taraf. Acaba oğlu, kardeşi, gelini, kızı v.s.öldürülen kişiler ne diyor. Evi soluyan, gasp edilen, darp edilen v.s kişiler ne diyor. Olaylar karşısında mağdur olan kişilerin insanlık hakkı yok mu?.
Bana göre, böyle bir yasa çıkartılmadan önce o mağdur kişilere de sorulması lazım...
xxxxx
İkinci olay. Hadi evli olup da cezaevine giren erkekler için eş buluşma yeri yaptın ve eşleri görüştürdün...
Peki evli olup da cezaevine giren kadın Tutuklu ve Hükümlüler için ne yapacaksın... Onlar için nasıl bir buluşma yeri ayarlayacaksın...
Hadi diyelim onu da ayarladın.. O zaman da Ceza ve İnfaz Kurumu, cezaevi olmaktan çıkar, bir genelev görünümüne kavuşur.
Cezavlerinin önüne kocaman bir tabela asalım ve şunları yazalım...
Şu gün ve saatte, erkek mahkumların ziyaret günü...
Şu gün ve saatte, kadın mahkumların ziyaret günü...
Şu gün ve saatte, evli erkek mahkumların eşleriyle buluşma günü..
Şu gün ve saatte, evli kadın mahkumların eşleriyle başbaşa kalma günü.
O zaman o cezaevi ne olur biliyor musunuz?. Resmen genelev olur...
Erkek veya kadın. Kim ne suç işlemişse işlesin cezasını çekecek...
Yetkililer, Tutuklu ve Hükümlülerin aşk – meşk odalarını düşüneceklerine mağdurların yaşam hakkı, insani hakkını düşünürlerse bence daha iyi olur...
Bırakın aşk – meşk odalarını da tıklım tıklım olan cezaevlerinin rahatlatmak için çare bulsunlar...
|