|
Kredi kartları! Hayatımızın vazgeçilmez unsurları,
alışkanlıkları…
Kimi zaman hayatımızı renklendirdikleri halde çoğu zaman
hayatımızı zehir eden ileri teknoloji ürünleri onlar.
Onlar sayesinde, kendimizi her şeye sahip olabilir
zannediyoruz.
Onlar sayesinde, adeta evrim geçiriyor, değişiyor ve
alma hırsıyla yanıp tutuşuyoruz.
Kartımıza yüklenen limit bizi aldatıyor. Sanki cebimizde
olan para o gibi hiç çekinmeden harcayabiliyoruz.
Hesabını bileni bile baştan çıkarabilecek kadar mistik
bir zekâya sahip bu kartlar.
Tabi bu zekâyı, bu cazibeyi de ona veren bankaların
türlü menfaatleri ve kâr yapma arzuları oluyor.
Komisyon, faiz, masraf vs. adı altında yapılan
kesintilerin ardı arkası hiç kesilmiyor.
Bir de kredi kartı yıllık üyelik aidatları var. Her
banka kendisine göre değişik oranlarda yıllık aidatlar
alıyor müşterilerinden.
Tamam! Kredi kartlarının maliyeti yüksek bir ürün
olduğunu kabul ettik ama kabul edemediğimiz alınan bu
ücretin bir ayarının, ortasının olmaması.
Bankadan bankaya fark eden bu kadar fahiş tutarsızlıklar
olmaz ki!
Üç aşağı beş yukarı belirli bir maliyeti olmalıdır bu
kartların.
Eğer illaki bir ücret talep edilmesi, alınması
gerekiyorsa art niyete şüpheye ortam yaratmadan
müşterilerin ‘neden’ sorusuna yanıt olabilecek gerçekçi
açıklamalar yapılmalıdır.
Yapılmalıdır ki, insanlar artık bankalarına güvenebilsin
ve iyi niyet çerçevesinde taraflar arasında bir düzen
kurulsun.
Müşteri hakkını arayacağı ya da aramayacağı yeri bilsin.
Sürekli gazetelerde olsun, televizyonlarda olsun, kredi
kartı yıllık üyelik ücreti hakkında konuşmalar yapılıp
duruyor.
Ama sonuç, sonuç nerde?
Hala hakkımızı arayan biz, kredi kartı sahipleri, biz
mağdurlar.
Bakın mesela en yakın zamanda yaşadığımız bir olaydan
yola çıkayım.
Akbank!
İsmi sayılır bankalardan…
Gelin de hizmet anlayışını görün…
Bankalarında hesabımız olmasını kendilerine fırsat bilip
adımıza kredi kartı çıkarıp adresimize gönderiyorlar.
Aramızda tanzim edilmiş ne bir kredi kartı sözleşmesi
var, ne de bu sözleşmeyi imzalayan biri.
Bankanın bu iyi niyetli yaklaşımına karşı, biz de iyi
niyet göstererek kredi kartlarını alıyoruz.
Yaptığımız her alışverişimizin, nakit çekimimizin
ödemelerini geciktirmeden zamanında yapmamıza rağmen
banka aramızda kurulan ilişkileri zorlamak istercesine
hiç çekinmeden bizden kredi kartı yıllık üyelik ücreti
talep ediyor.
Oysa bankaya, yapmayı taahhüt ettiğimiz hiçbir şart yok.
Nasıl oluyor da bizden bunu istiyor diye araştırırken
bankanın gönderdiği kredi kartını kabul etmekle aslında
bankanın sözleşme şartlarını kabul etmiş olduğumuzu
öğreniyoruz.
Bu noktada bazı yetkili kurum ve kuruluşlardan hakkımızı
arayabileceğimiz bilgisini alıyoruz.
Hemen konuyla ilgili bankanın genel müdürlüğüne, kredi
kartı yıllık üyelik ücreti hakkındaki itirazımızı
belirten iadeli taahhütlü bir yazı gönderiyoruz.
Fakat banka bu yazıya, yazılı bir cevap verme lüzumunu
bile görmüyor. Ancak cep telefonumuza isteğimizin
olumsuz değerlendirildiğine dair mesaj çekerek bizi
başından savma yoluna gidiyor.
Ama çok geçmeden ev telefonumuzu arayıp yeni verecekleri
hizmetin ayrıntılarını anlatmak isteme cüretini
gösterebiliyor.
Unuttukları nokta, müşteri memnuniyeti. Onlar hem gelen
şikâyetleri itirazları dikkate almayacak, müşterileriyle
gerektiği şekilde ilgilenmeyecek hem de hizmet sunma
çabalarında olumlu ilerlemeler kaydedecekler.
Yok, böyle yağma!
Tam iki kez iadeli taahhütlü yazı gönderdik ve müşteri
hizmetlerine de durumu aktardık.
Doğru dürüst bir geri dönüşleri bile olmadı. Bu mu
hizmet anlayışları?
Diğer birçok ismi sayılı banka bu konuda bir adım geri
atarak müşterilerini kaybetmemeyi seçti.
Madem öyle,işte böyle…
Yapacak son bir işimiz kaldı. O da kredi kartı yıllık
üyelik ücretinin talep edildiği hesap ekstresini,
bankaya gönderilen iadeli taahhütlü yazıyı ve alındı
belgesini, ilgili dilekçeyle ikamet ettiğimiz yerdeki
kaymakamlığa götürmek.
Sonrasında da olacakları takip etmek ve üstümüze düşeni
yerine getirmek.
Memnun kalmadığımız hiçbir mal ve hizmeti kabul etmek
zorunda değiliz. Eminim onlarla olan tüm münasebetimizi
kesmek en büyük tepkimiz olacaktır.
ZEHRA GAYE
DOĞRUSÖZ
|