|
Ne güzel söylemiş Can YÜCEL:
“Dostlar ırmak gibidir…
Kiminin suyu az,kiminin çok,
Kiminde elleriniz ıslanır yalnızca,
Kiminde ruhunuz yıkanır boydan boya…”diye.
Haksızda sayılmaz!
Her gün işimiz gereği ya da sosyal yaşantımız itibariyle
birçok insanla tanışıyoruz.
Belli ki hayatımızda,zamanla farklı boyutlarla yer
edinecek ilişkilere yer açıyoruz.
Ama hayatımızda yer açtığımız insanın doğru insan
mı,yanlış insan mı olduğunu bilemiyoruz.
Bu sorunun cevabını aldığımız da ise mutlu
olabileceğimiz gibi hayal kırıklığına da
uğrayabiliyoruz.
Günümüzün dostluk anlayışında artık dostluk dediğimiz
şeyle yalnızca ellerimiz ıslanıyor.
Ruhumuza hitap eden,ruhumuzu boydan boya yıkayan
dosluklar yok denecek kadar az.
İnsanlar dostluğun inceliğini bilmedikleri gibi bazıları
dostluk kisvesi altında karşılarındakini enayi yerine
koyup onun olanak ve varsa pırıltısından istifade ederek
basamak atlamaya çalışıyor.
Artık başkasının değerli meziyet ve imkanları gölgesinde
nasıl basamak atlayacaksa bilinmez,böyle böyle bende
ucundan kaparım düşüncesiylen içi boş gelmişim zaten,içi
boşta gideyim diyor sanki.
Hakikaten Can YÜCEL’in dediği gibi,insan var,üstü
nilüferlerle kaplı bulanık bir göl…
Ne kadar uğraşsak göremiyoruz aslını
astarını,anlayamıyoruz amacını.
Oysa nilüferlerle bezenmiş güzelliği
büyülüyor,masumiyeti saflığı kandırıyor bizi.
Ve rüya bitip gerçeği yani kişiliğini tüm çıplaklığıyla
gördüğümüz vakit,dostluk adına ne kadar boşa vakit
kaybettiğimizi,emek harcadığımızı fark ediyoruz.
Üzülüyoruz elbetteki ama boş.
Karşımızdaki insan canımızı sıkmamıza değmezmiş
anlıyoruz.
Kalbimize akıttığınız yaşlar onun umrunda bile değilmiş
oysa.
Meğer biz,onun hayatının sadece bir perdesinde yer alan
sıradan bir oyuncuymuşuz.
Ve sahnemiz bitip rolümüz tamamlanınca yerimizi çoktan
yenilerine bırakmışız.
Yine Can YÜCEL diyor:
“İnsan var,coşkun bir akarsu…
Yaklaşmaya gelmez,alır sürükler.
Tutunacak yer göstermez beyaz
köpükleri!
Ne zaman nerede bırakacağı belli
olmaz.
Bu tip insanla bir ömür dolmaz.”
İnsanoğlu çoğu zaman renk,heyecan arıyor hayatında.Hatta
kendi eksikliklerini başkalarının hayatında tamamlamaya
çalışıyor.
Olmadı,kendini olduğundan farklı göstererek karakter
maskeleri takıyor.
İşte böyleleri,daha kendini tam çözememişken peşine
taktıklarınıda kendi girdabında perişan ediyor.
Oysa okyanus bulmak,dere bulmak lazım dostluklarda…
Görüntüsü kadar derinlikleri de cezbetmeli insan
ruhunu.Tanıdıkça sevebilmeli,paylaşabilmeli.
Varsın sakin,durgun olsun ama insan onun yanındayken
huzur bulsun.Her an tehlikelere karşı çıkarılan kalkan
ez azından onunlayken yerinde dursun.İçimizdekiler
ileride bize kullanılır düşüncesiyle gizlenmesin.
Bir dost tavsiyesine hasret kalmayalım!
Son olarak Can YÜCEL’in dediği gibi,”İNSAN, İNSAN
OLMALI.” diyelim.
Önce insan olsun,dostluk zaten gelir ardından...
|