.

 

.

.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.

 

 DİLENCİ
.

Geçtiğimiz Cuma, gördüklerime inanamadım…

 

Akşam sularıydı ve eve dönüyordum.Kaldırımda dalgın bir şekilde yürürken gözüme bir kadın ilişti.

 

İçimden bir ses gözlerime,bu kadını takip etmem gerektiğini söylüyordu.Bu sese kulak verdim.Çünkü çoğu zaman haklı çıkıyordu.

 

 Kadın genç,koyu tenli,sarı saçlı ama ilgi çekici bir tip değildi.Tam tersine ilgi çekmemek için son derece hırpani giyinmişti.

 

Bu kısaca tarifini  ve bahsini ettiğim kadını,siyah lüks bir minibüse doğru giderken gördüm.Çaktırmadan göz ucuyla izlemeye başladım.

 

Minibüsün camları kapkara olduğu için içi gözükmüyordu.Ancak şoför koltuğunda ve yanında oturanı seçebiliyordum.

 

Genç kadın,şoförün yanında oturan adama siyah içi dolu bir poşet uzattı.

 

Kadına ve o lüks minibüse yakın olduğum için siyah poşet sallandıkça içinden gelen sesi gayet net duyabiliyordum.Bu ses,ilk duyduğum andan itibaren bende bozuk para hissini uyandırmıştı.

 

Adam kendine uzatılan poşeti aldı ve genç kadına ne olduğunu göremediğim bir şey verdi.

 

Genç kadın da ne olduğunu göremediğim bu şeyi avcunun arasına sıkıştırarak minibüsten ayrıldı.

 

Şüpheli bir durum sezdiğim için arkasından nereye gidiyor diye bakmaya devam ettim.

 

Az ötede paltolu,başı örtülü,temiz yüzlü bir yaşlı teyze gördüm.Apartman merdivenine oturmuş öylece bakıyordu.

 

Önce yaşlı teyzeyle bu genç kadın arasında bir ilişki olabileceğini düşünmedim.

 

Sonra baktım,genç kadın ona doğru yöneldi,yapbozun parçaları yerine oturmaya başladı.

 

Genç kadın,avucunun arasına sıkıştırdığı şeyi yavaşça yaşlı teyzenin eline bıraktı.Bu sefer yaşlı teyzenin elindekini görme imkanım oldu.

 

Genç kadının yaşlı teyzenin eline sıkıştırdığı şey,bozuk paradan başka bir şey değildi.

 

Ama işin ilginç yanı genç kadın,yaşlı teyzenin eline sıkıştırdığı bozuk paranın ardından yaşlı teyzenin biraz ilersine oturmuş ve ikiside aynı anda gelen geçene avuç açarak dilenmeye başlamışlardı.

 

Evet,olay sonunda açıklığa kavuşmuştu.Altlarında siyah lüks minibüs olan bu genç kadın ve yaşlı teyze birer dilenciydiler.

 

İnsanların vicdanlarını kemirerek keselerini doldurmuş birer dolandırıcıydılar.

 

Belki bir öğrencinin zar zor edindiği harçlığına göz diktiler,belki bir annenin akşam pişireceği yemek için alacağı malzemenin parasına göz diktiler ama öyle ya da böyle para hırsı bürümüş egolarını tatmin ettiler.
 

İçim yandı…

 

Fakat onları ve onlar gibileri içimin yangınıyla kül edemiyorum maalesef…

 

 

ZEHRA GAYE DOĞRUSÖZ
.
.
.
.

.

.

.

.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

.

.