|
Geçtiğimiz Cuma, gördüklerime inanamadım…
Akşam sularıydı ve eve dönüyordum.Kaldırımda dalgın bir
şekilde yürürken gözüme bir kadın ilişti.
İçimden bir ses gözlerime,bu kadını takip etmem
gerektiğini söylüyordu.Bu sese kulak verdim.Çünkü çoğu
zaman haklı çıkıyordu.
Kadın genç,koyu tenli,sarı saçlı ama ilgi çekici bir
tip değildi.Tam tersine ilgi çekmemek için son derece
hırpani giyinmişti.
Bu kısaca tarifini ve bahsini ettiğim kadını,siyah lüks
bir minibüse doğru giderken gördüm.Çaktırmadan göz
ucuyla izlemeye başladım.
Minibüsün camları kapkara olduğu için içi
gözükmüyordu.Ancak şoför koltuğunda ve yanında oturanı
seçebiliyordum.
Genç kadın,şoförün yanında oturan adama siyah içi dolu
bir poşet uzattı.
Kadına ve o lüks minibüse yakın olduğum için siyah poşet
sallandıkça içinden gelen sesi gayet net
duyabiliyordum.Bu ses,ilk duyduğum andan itibaren bende
bozuk para hissini uyandırmıştı.
Adam kendine uzatılan poşeti aldı ve genç kadına ne
olduğunu göremediğim bir şey verdi.
Genç kadın da ne olduğunu göremediğim bu şeyi avcunun
arasına sıkıştırarak minibüsten ayrıldı.
Şüpheli bir durum sezdiğim için arkasından nereye
gidiyor diye bakmaya devam ettim.
Az ötede paltolu,başı örtülü,temiz yüzlü bir yaşlı teyze
gördüm.Apartman merdivenine oturmuş öylece bakıyordu.
Önce yaşlı teyzeyle bu genç kadın arasında bir ilişki
olabileceğini düşünmedim.
Sonra baktım,genç kadın ona doğru yöneldi,yapbozun
parçaları yerine oturmaya başladı.
Genç kadın,avucunun arasına sıkıştırdığı şeyi yavaşça
yaşlı teyzenin eline bıraktı.Bu sefer yaşlı teyzenin
elindekini görme imkanım oldu.
Genç kadının yaşlı teyzenin eline sıkıştırdığı şey,bozuk
paradan başka bir şey değildi.
Ama işin ilginç yanı genç kadın,yaşlı teyzenin eline
sıkıştırdığı bozuk paranın ardından yaşlı teyzenin biraz
ilersine oturmuş ve ikiside aynı anda gelen geçene avuç
açarak dilenmeye başlamışlardı.
Evet,olay sonunda açıklığa kavuşmuştu.Altlarında siyah
lüks minibüs olan bu genç kadın ve yaşlı teyze birer
dilenciydiler.
İnsanların vicdanlarını kemirerek keselerini doldurmuş
birer dolandırıcıydılar.
Belki bir öğrencinin zar zor edindiği harçlığına göz
diktiler,belki bir annenin akşam pişireceği yemek için
alacağı malzemenin parasına göz diktiler ama öyle ya da
böyle para hırsı bürümüş egolarını tatmin ettiler.
İçim yandı…
Fakat onları ve onlar gibileri içimin yangınıyla kül
edemiyorum maalesef…
ZEHRA GAYE DOĞRUSÖZ
|