.

 

.

.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.

 

 Sözde Veteriner, Özünde Tüccar
.

Kırk yılın başı İstanbul Üniversitesi Veteriner Fakültesinde bir işim oldu ama gittiğime gideceğime bin pişman oldum.

 

Malum şehrin ta bir ucu…Üşenmeden onca yolu katedin ve sonucunda ilgisizlikle karşılaşın.

 

Polikliniklerin nerdeyse çoğu bomboş,etrafta sizinle ilgilenecek bir tek veteriner bulmak samanlıkta iğne aramak gibi bir şey.

 

Oturacağınız banklar leke,kan içinde… Ortama ağır bir koku hakim.

 

Kimi yerlerde hayvan dışkıları,silen ya da süpüren yok.

 

Hasta hayvanlardan bazıları beton zemine,ameliyattan çıkan hayvanlardan bazıları ise sedye olduğu söylenilen kirli ve döküntü şeylere yatırılmış.Başlarında sahipleri,halleri içler acısı.

 

Eğer buraya ilk gelişinizse size yol gösteren birini bekleyerek boşuna zaman kaybetmemenizi öneririm.

 

Burda merakınız ve girişimciliğiniz sayesinde işlemlerinizi halletmeniz mümkün.Aksi takdirde işlemlerinizi bitirmeniz imkansız.

 

Tavsiye üzerine,gideceğiniz veterineri belirlemeniz en iyisi.Denenmiş ve fayda görülmüş bir veteriner büyük olasılıkla hata riskini minimuma indirecektir.

 

   Seneler önce bir reklam vardı,hatırlarsanız…Bi fiş,bi alışveriş diye…Yaptıracağınız işlemlerin kaydını yaptırmakta bunun gibi birşey…Bi kayıt,bi işlem misali…

   

     Ben bu hastaneye ilk olarak 19 Kasım 2007’de gittim.Tüm bu güçlükleri aştıktan sonra(tavsiye üzerine de gitmediğimi hatırlatırım) doğum polikliniğinde pazartesi günleri görev yapan Kazım GÜVENÇ isimli bir veterinere yönlendim.

 

     Ama öncesinde bana kim yardımcı olabilir diye aşağı yukarı bütün poliklinikleri tek tek gezdim.Daha kedimle ilgili soruna hangi polikliniğin baktığından habersizlerdi.

 

      İşte bu uzun turun sonunda kendi çabamla Kazım Bey’i buldum.

 

      Kazım Bey başlarda kedimi oldukça önemseyerek bir veterinere yakışır şekilde davrandı.Kedimin muayenesini yaptı.Teşhisini koydu ve en kısa zamanda ameliyat edilmesi gerektiğini söyledi.

 

      Yalnız ameliyat öncesi tahlil ve tetkik yaptırmayı düşünemedi.Benim ısrarcı tutumum sayesinde ameliyat öncesi gerekli tahlil ve tetkikleri yaptırmaya ikna oldu.

 

Ben o zamanlar kedimle ilgili dışarıdan başka bir veterinere gidiyordum.Kedimin tedavisini de dışarıdan gittiğim bu veteriner üstlenmiş ve yürütüyordu.

 

       Kazım Bey muayenesi sonucu, aynı zamanda dışarıdan gitmiş olduğum veterinerin teşhisini de doğrulamış oldu..

 

       Gerçi ben kendisine,dışarıdan başka bir veterinere gittiğimi,bu veterinerin koyduğu teşhisi ve benden istediklerini belirterek açık davranmıştım.Ama nedense Kazım Bey ya beni anlamadı ya da müşteri kaparım diye mi düşündü bilemiyorum,bana her türlü yardıma hazır bir melek gibi yaklaştı.

 

        Kan tahlilleri,röntgen,ultrason derken ameliyat öncesi ne gerekiyorsa baktırttı.

 

       Bu arada veteriner fakültesindeki öğle tatilinden de bahsetmeden geçmek olmaz.

 

       Tam tamına bir buçuk saat…Ne kadar erken gelirseniz gelin,işleminiz öğle tatili engeline takılarak öğleden sonraya kalacaktır.

 

       Zaten öğle tatillerinden öyle bir dönüşleri var ki aman boş bulunup geciktiniz demeyin.Yoksa ağzınızın payını alırsınız.O kadar da rahatlar.

 

 Bu hastaneye ikinci gidişim,21 nisan 2008’de oldu.Kazım Bey’den bir önceki sefer  memnun kaldığım için yine Kazım Bey’in poliklinikte bulunduğu bir pazartesi gününü tercih ettim.

 

       Ama aradaki tek fark,kedim ilk ameliyatını olmuş,ikinci ameliyatına hazırlık yapıyorduk.

 

      Kazım Bey geldi,kendimi tanıttım.Hatta daha da iyi tanıması için önceki görüşmemizde konuştuklarımızı hatırlattım.

 

      Hatırladı.Keşke hatırlamaz olsaydı.Kedimi muayene ediyorum bahanesiyle kedimin ilk ameliyatının yerine baktı.Ameliyatın yapılış biçimini beğenmedi ve eleştirdi.

 

       Neden burda yaptırmadınız diye sitem etti.

 

       Kamufle cümlelerle ameliyatı kendisinin yapmamış olmasından dolayı duyduğu rahatsızlığı kustu.

 

       Herşeyden önemlisi de,bu sinirle kedime yardımcı olmayı istemeyerek kedimin ameliyat öncesi yapılması gereken tahlil ve tetkiklerini yaptırmayı red etti.

 

 Oysa daha önce hiç ses çıkarmadan yardımcı olmuştu.Şimdi ne değişti.Yoksa Kazım Bey’in maskesi mi düştü?Sözde veteriner,özünde tüccar olduğu mu çıktı?

  

        Sonuç olarak kedimi 12 saatlik açlıkla yüzüstü bırakıp arkasına bile bakmadan uzaklaştı.

 

       Ben o günkü işimi gerçek veterinerler sayesinde hallettim.Fakat Kazım Bey’in veterinerlik yapma anlayışı beni hayretlere düşürdü.Çünkü ücretini ödeyeceğim tahlil ve tetkiklere rağmen kedimi gözü görmedi.

 

       Kimbilir yardıma muhtaç ama parasal anlamda bir kazanç sağlayamayacağı için kaç hayvanı kaderine terk etti?

 

       Böyleleri doktor ya da veteriner olmamalı.Bu meslekler maddi yönden tatminden öte vicdanla ilgili.

 

       Vicdanı olmayan,tek amacı ya da öncelikli amacı para kazanmak olanlar için sanşlarını deneyebilecekleri ve hırslarını gösterebilecekleri farklı kulvarlar var.

 

       Amaç hayat kurtarmaksa,herşeyden önce yürek lazım.

 

 

 ZEHRA GAYE DOĞRUSÖZ
.
.
.
.

.

.

.

.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

.

.