.

 

.

.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.

 

 Kahkaha çiçeği
.

Salı gecesi Kanal 1 ekranlarında yayınlanan Dilara ENDİCAN’ın sunuculuğunu yaptığı “Nereden Nereye” isimli programın bu haftaki konuğu,ünlü şovmen Mehmet Ali ERBİL’di.

 

Her zaman düzenli olarak izleyemesemde programda,bir döneme imza atan Yasemin’in Penceresi’nden esintilere rastladım.

 

Sanki bu versiyonu daha bir renkli ve daha bir eğlenceli geldi bana.

 

Ağlayanlar, mendil verenler yoktu. Zaman zaman duygusal anlar yaşansada bunlar hayatın tuzu biberi şeklinde değerlendirilip yumuşatılıyor,o ana esir olunmuyordu.

 

Aksine kahkahalar etrafı inletiyordu.Ortama pozitif bir akım hakimdi.

 

Zaten ne zaman konunun seyri değişse ya da temposu düşse sunucu tarafından özenle denge sağlanmaya çalışılıyordu.

 

Mehmet Ali ERBİL tabi yine varlığını hissettirdi.Yaptığı esprilerle kırdı geçirdi.

 

Özellikle bir zamanlar aynı sahneyi paylaştığı arkadaşı Çiğdem Tunç’a takılmaları görülmeye değerdi.

 

Aslında her insanın kaldıracağı cinsten espriler değildi ama açık söylemek gerekirse bu bile insanı gülmekten alıkoyamıyordu.

 

Benim en çok sevdiğim kısmı,Mehmet Ali Erbil’in ailesinin ağırlandığı sahneydi.Halası,kızları ve karısının buluşması gerçekten sevgi dolu bir tabloydu.

 

Görüyorum ki aile deyince,Mehmet Ali Erbil hep duygusallaşıyor ve gözleri yaşarıyor.Bu da bence Mehmet Ali Erbil’in hayatında ailesine verdiği önemin ve değerin ne kadar yüksek olduğunu gösteriyor.

 

Onun bu hali ise beni hayli etkiliyor.Çünkü geçmişe dönüp hayatını anlatmaya başlayınca her seferinde sözcükler boğazında düğümleniyor.

 

Annesinin ve babasının ayrı olması aslında onda çok derin izler bırakmış ama o bunla baş etmeye çalışmaktan asla vazgeçmemiş.

 

Her ne kadar eşleriyle bu güne kadar uzun ömürlü bir birlikteliğe sahip olamasada ki bana kalırsa bu yine geçmişindeki izlerden kaynaklı,bence o çok iyi bir baba.

 

En azından bu yolda emek veren,sevgi veren bir insan.

 

Sonuçta bu bile takdire değen bir detay…

 

Sevgi,ilgi,şevkat görmemiş  ama yaşadıklarından kendine ders çıkarmış,çocuklarına aynı duyguları yaşatmamak için uğraşıyor.

 

Dikkatimi çeken bir diğer konuda hiç yılmamış olması…

 

Sıfırdan başlayıp daha çocuk yaşlardan beri iş peşinde koşuyor.Karşısına çıkan hiçbir fırsatı kaçırmamış.

 

Oyuncu,sunucu,şarkıcı vb. bin bir türlü yüz olarak çıktı karşımıza.Hep şaşırttı,hep güldürdü,hepte başardı.

 

Ne diyebilirim…Hiç birimiz mükemmel değiliz.Hepimizin kusurları var.

Kusurları varsa bile saygı ve sevgi görmeyi hak ediyor.

 

Yaptığının en iyisini yapmak için çabalıyor.

 

Kim için?

 

Tabiki ailesi için.

 

İşte bu cevap bile kelimelerin susmasına,eleştirilerin anlamsız kalmasına yetiyor.

 

Kahkaha çiçeği,Mehmet Ali Erbil…

 

Açmaya,tırmanmaya ve kalıcı olmaya devam etmen dileğiyle…
.
.
.
.

.

.

.

.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

.

.