.

 

.

.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.

 

 Vah Güneydoğu Vah
.

Günlerce Güneydoğu’ya gideceğimizin haber ve makalelerini yazdık durduk. Sonunda vuslat hasıl oldu ve şu an Güneydoğu’dayız.

 

Geldiğimiz Şırnak’ın Cizre İlçesi’nde çok iyi koşullarda ağırlandığımızı bilmenizi isterim. Cizre’deyiz ama ilin bir çok ilçe, belde hatta önemli köylerine kadar hemen heryerine gidiyor ve geliyoruz…

 

Bu gezide Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nda Personel Daire Başkanı olan sevgili Ahmet Çetin’de var. Çetin’in olması kişisel anlamda bana çok büyük moral oldu. Çünkü sevgili Çetin’le yıllar öncesine dayanan bir hukukumuz ve ortak çalışma hayatımız var….

 

Sadece Ahmet Çetin’I konu alan yazımı önümüzdeki günlerde yazacağım. Türkiye’nin Ahmet Çetin ismini bilmesi hatta ezberlemesi gerektiği inancındayım. O çok asil ve soylu bir insan. Kökeni gazetecilikten gelen Çetin’in en önemli özelliği gerçek bir humanist oluşu. Yani adam gibi adam…

 

Sizler benden bulunduğum bölge ile ilgili yazı yazmamı bekliyorsunuz. Bununla ilgili bayağı bir mail ve telefon alıyorum. Verdiğiniz gazlar için teşekkürler ama hayvan terli. Şimdilik sadece bölgeden geçtiğim haberlerle yetineceksiniz…

 

Burasıyla ilgili makalelerimi İstanbul’a döndükten sonra yazmaya başlayacağım… Umarım neden böyle yaptığımı anlamışsınızdır.

 

Çünkü şu anda çalışmalarımız sürüyor… Henüz tamamlamış değiliz… Bitirdiğimizde ise İstanbul’a doğru hareket ediyor olacağız…

 

TURKHABERLER Merkezi’nden içeriye girdiğimin ilk 10 dakikadan itibaren burada yaptığımız çok önemli röportajları başta devletimizin ileri gelenleri olmak üzere tüm Türkiye ve Dünya ile paylaşacağız…

 

Buradaki sorun terör değil. Buradaki sorun terörle ilgili anlatılan ve anlatılırken halkın zorla inandırılmaya zorlandığı masallar…

 

Çocuklarımız ölüyor. Çocuklarımız şehit ediliyor. Gün geçmiyor ki ber yerlerden bir şehit haberi gelmesin. Aldığımız her şehit haberinde üzülen, kahrolan, içine düşen ateşle kavrulan biz oluyoruz.

 

Çatışmalar oluyor. Bizim çocuklarımızın al bayraklara sarılmış tabutları geliyor ama bu çatışmalarda öldürüldüğü iddia edilen terörist cesetleri yok.

 

Güneydoğu Bölgesi’nin teröre dayalı sorunu sanıldığı kadar küçük değil. Devletin ciddi anlamda bu bölge üzerine yoğunlaşması gerekiyor. Eğer bölgenin bu korku masalından kurtulması isteniyorsa (ki sanıyorum isteniyordur) devletin yürütmesinden yargısına kadar tüm kurum ve kuruluşları omuz omuza bir çalışma içine girmelidir.

 

Aynı Ergenekon olayında olduğu gibi…

 

Zekeriya Öz gibi ikinci bir savcının daha çıkıp yumruğunu masaya vurması ve Güneydoğu ile ilgili çalışmaya bir an önce başlaması gerekmektedir….

 

“Peki böyle bir çalışma için izlenecek yol nasıl olmalıdır?” diye soruyorsanız işe sokaktaki vatandaştan başlanmalı, her insan dikkatle dinlenmeli ve araştırmanın boyutu kentten köye kaydırılıp korucu ve korucu başlarıyla yüz yüze konuşulmalıdır… Bunlarla konuşurken de çok dikkatli olunmalı hangisinin yurtsever hangisinin hain olduğunun tespiti yapıldıktan sonra diyaloğa girilmelidir.

 

Bunlar yeter mi ? Hayır yetmez!

 

Bölgenin birde çok önemli kanaat liderleri var. Bunlar binlerce on binlerce insanın biad ettiği isimler. Doğrusunu isterseniz bölgenin çok önemli güçleri. Parmaklarını oynatmalarıyla bir anda herşeyi yerle bir edebilecekleri gibi aynı parmakları oynatarak pek çok olumsuz kaderi iyiye dönüştürebilecek kadar güçlüler.

 

Özellikle bölgede kalıcı bir barış isteniyorsa (ki sanırım istenmiyor) bu adamlarla yüz yüze gelinmeli, dergahlarında ziyaret edilmeli ve bölge halkının Türk-Kürt meselesine olan bakış açısı değiştirilmelidir.

 

Bölge halkı devletten korkuyor… Daha doğrusu devlet adı altında bölgede seri cinayetler işleyen resmi üniformalı cinayet şebekelerinden korkuyor.

 

Gittik ve gördük… Üzüldük… Askerinden polisine kadar devlet adı altında sözde görev yapanların bölge halkına olan kötü muamelesine tanık olduk.

 

Şırnak ve çevresinde görev yapan güvenlik güçleri için sokaktaki 5 yaşındaki çocuktan 90’lık ihtiyara kadar herkes potansiyel terörist…

 

Yazık!....

 

Biz Türkiye Cumhuriyetini kurmuşuz ama bu güzelim Cumhuriyet’e layık bir ‘devlet’ elbisesi dikememişiz.

 

TURKHABERLER’in bölgeye gelişi bölge halkını memnun etti. Çünkü onlarda biliyordu TURKHABERLER’in gördüğünü duyduğunu harfiyen yazacağını…

 

Başta ben olmak üzere TURKHABERLER çatısı altında görev yapan hiç kimse devlet düşmanı değildir. Ama devletin bir yanlışı olduğunda bunu yazacak kadar da bağımsızızdır…

 

Türkiye Güneydoğu’yu hızla kaybediyor. Kaybetmesinin nedeni ise davranış biçimi… Devletin çok ciddi başındaki kepi önüne alıp Cumhurbaşkanı, Başbakanı, Bakanları, Genelkurmay’ı ile birlikte kendi eksikleri üzerinde yoğunlaşması gerekiyor.

 

Güneydoğu Halkı, cidden ülkesini çok seviyor. PKK’ya pirim vermeyecek kadar çok seviyor. Devletini sevmeyi istiyor fakat o devlet ki kendisinin sevilmesine izin vermiyor.

 

Her biri altın değerinde insanlar bunlar. Sokaktaki bebelerden tutun kanaat önderleri diye adlandırılan şıhlara, ağalara kadar herkes devletin bölgede ne yapmak istediğini bilmiyor. Bilmeyi istiyorlar fakat bilmiyorlar. Çünkü devletin bu bölgede bildiği tek şey bu insanları aşağılamak, bu insanları incitmek bu insanları kendisinden soğutacak işler yapmak…

 

Türkiye bu topraklarda Güneydoğu’yu elinden çıkarmayı ister gibi bir politika izliyor… Devlet, insanları kendisinden soğutmak için elinden geleni ardına koymuyor. Ama gelin görün ki insanlar devletin onca zulmüne, hakaretine, aşağılamasına rağmen soğumuyor nefret etmiyor.

 

Aksine:

 

Hepsi söz birliği etmişcesine şunu söylüyor:

 

“- Devlettir, vardır elbet bir bildiği. Bu hep böyle sürüp gitmeyecek ya… Elbet bir gün bizede Batı’daki kardeşlerimize davrandığı gibi davranacaktır” diyor

 

Yok böyle bir şey… Batı’lı bir gazeteci olarak ben şu bir kaç günlük ziyaretlerde devletten ciddi anlamda soğumuşken onlar yıllardır bu olumsuzlukları yaşayanlar olarak hala içlerinde bir umut taşıyor…

 

Bölge milletvekilleri derseniz onları anlamak zaten mümkün değil. Onların kime hizmet ettikleri (belli de) belli değil. İlin valisi TURKHABERLER objektifine poz vermekten korkuyor. Bölge komutanı da öyle…

 

Hayırdır beyler? Neden korkuyorsunuz? Biz PKK’nın yayın organı değiliz. Biz TURKHABERLER’iz. Sizin bildiğiniz bizim bilmediğimiz bir şey mi var?

 

Ah devlet ah….

 

Yıllardan beri bir terör yalanı söylemiş durmuşsunuz. Bu uğurda binlerce askerimizi polisimizi şehit vermişiz…

 

Bırakın bu hırsız polis oyununu…

 

Teröristi dağda, bayırda, o zavallı halkın arasında değil

 

Kendi içinizde arayın

 

Çünkü artık kimse söylediğiniz masala inanmıyor…

 

Bundan sonra da inanmayacak…

 

Gördüklerimiz, yaşadıklarımız, duyduklarımız bize yeti de arttı bile…

 

Lütfen o kuyuları bir an önce açın…

 

O kuyularda zavallı günahsız bölge insanının cesetlerinden çok

 

Sizin ayıbınız var
 

ŞIRNAK’TAN BİR GENÇ OKUR

bu iletim özellikle ve özellikle sayın CEMAL BİLGE için...... neden mi 25 yaşında bi gençimm, kendimi bildim bileli bizim bölgemiz  için gerçek bi haber okumadım, hep yalan hep dolan hep palavra....... son bi kaç gündür arkadaşlarım tasviyesi ile sayın BİLGE yi takip ediyoyorum, bizim sölemek isteyipte söleyemediğimiz anlatamadığımız GERÇEKleri yazıyor... işte CEMAL BİLEGE ile basın özgürlüğünün ne olduğunu yeni anladı, binlerce kişi... sayın CEMAL BİLGE gibi kardeşimiz, abimiz, canlarımız olduğu sürece, sesimizi değil TÜRKİYE ye tün dünya ya duyururuz. yeter artık, BIKTIK, USADIK, artık izmir istanbul ankara gibi büyük şehirlerde ben bir CİZRE liyim diye haykırmak istiyorum, ama hakkımda hakkımızda kötü habaerler, yalan haberler, yazıldığı sürece ben adanadan sonrası için cizreliyim diyemiyorum, beni terör biliyolar, beni cani biliyolar, beni VATAN HAİNİ diye biliyolar... ama onlar onlar bilmiyolar, ben ve benim gibi niceleri okumuş, kültür sahibi olmuş, sen istanbul gibi yerin havasını atarken, bizler avrupayı karış karış dolaştık, kardeşlerimize hava atmadık, orda kürt sün demediler, katilsin demedileR..... TÜRKİYE HARİTASINDA ŞEHRİMİN İLÇEMİN YERİ OLDUĞU SÜRECE VE YİNE CEBİMDE TÜRKİYE CUMHURYETİ NÜFUS CÜZDANI OLDUĞU SÜRECE BENDE BU ÜLKENİN Bİ VATANDAŞIYIM BENDE BU VATANIN EWLADIYIM, batıya verilen değer kadır kıymet neden buralara verilmiyolar, hep kötü tanındık, tanıtıldık, buraya delikanlı gibi gelip soran olmadıki anlatalım, yalan haberlerle beyinleri yıkanmış, AMA ARTIK BEN Bİ DELİKANLI BİLİYORUM CEMAL BİLGE........... geldi gezdi gördü YAZDI.......... saygı sewgi gürmetlerimle...... hepinize mutluluklar başarılar dilerim....

.
.
.
.

.

.

.

.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 


 

.

.