|
Herkesin sevdikleriyle başbaşa
gireceği yeni yıla ben İstanbul’umdan yüzlerce km
uzaktaki bir yerde Şırnak’ta gireceğim…
Sizin bulunduğunuz yerlerde gönlünüzce
eğlenerek gireceğiniz yeni yıl da benim Şırnak’taki Yeni
Yıl programım ne olur onu bilmiyorum ama bildiğim bir
şey var ki, sizlerin havai fişeklerle kutlayacağınız
yeni yılı biz orada havai olmayan fişeklerle
kutlayacağız…
Orada neler yaptığımızı en küçük
detayına kadar anlatacağım sizlere… Bir cenderenin içine
körü körüne gidiyoruz ya Allah sonumuzu hayır etsin…
Gidiyorum çünkü gitmek zorundayım.
Gidiyorum çünkü tek taraflı haklılığa veya suçlamalara
karşıyım. ABD’deki Haham Tuncay’ın ortaya attığı
iddialar yenilir yutulur cinsten değil. Burası Türkiye.
Dünyanın en kolay suçlanabilen ülkesidir benim yurdum.
Dostunda düşmanında kolayca çamur atabildiği bir ülkedir
anlayacağınız..
Gideceğiz ve göreceğiz. İlin
valisinden komutanlarına kadar herkesle bire bir
görüşeceğim. Sonra sokaklarına ineceğim Şırnak’ın.
Kahvelerine gireceğim. Siyasi parti temsilcileriyle bir
dizi temaslarım olacak. Sonra sorularıma noktayı Şırnak
Baro Başkanı ile yapacağım görüşmeyle koyacağım…
Velhasıl sizler yeni yılda çılgınlar
gibi eğlenirken ben hepinizin adına uzaklarda bir
yerlerde olacağım…
Adı Pınar’sa korkma!
Biriciğimiz sevgili Dr Pınar
Altınok’tan dolayı Pınar ismini çok sevmişimdir. Dikkat
ederseniz bu ismi taşıyan hiç bir varlık asla ve kat’a
kötü olamıyor.
Bu ismin dışındaki her varlık mutlaka
içinin bir yerinde kötülük, hainlik, ihanet barındırıyor
da Pınar adını taşıyanlar da bunu görmek pek mümkün
olmuyor…
Hemen hepsi insancıl, sevecen,
anlayışlı ve karşılarındaki insana nasıl davranılması
gerektiğini çok iyi biliyorlar…
Biliyor musunuz? Bu özelliklere sahip
bir Pınar daha var bu dünyada… Soyadı Kıvrak… İzmir’de
köklü bir tiyatroda hem oyunculuk yapıyor hem de kurumun
Basın Halkla İlişkilerini yürütüyor. Özünde o bir
oyuncu.

31 yaşında… Çok başarılı bir kız. Yüzü
her daim gülümsüyor. Bir insana nasıl davranacağını
herkesten iyi biliyor. Ne de olsa o bir Pınar…
Bu ismi taşıyorsa korkmayacaksın.
Bileceksin ki ondan sana zarar gelmez. O sana hainlik
etmez, o seni yarı yolda bırakmaz. O sana ve çevresine
saygılı insan gibi insandır kısacası…
Bir süredir konuşuyoruz. O bana
İzmir’den ben ona İstanbul’dan haberler veriyoruz
birbirimize… Ortak yönümüz ‘San’at’
O zaten bir sanatçı bense sanatı seven
bir gazeteci… Hal böyle olunca buluştuğumuz ortak
noktanın adı da ‘San’at’ olup çıkıyor
otomatikman…
İzmir sevdiğim kentlerin başında
geliyor. Çünkü Ata’sına ve Cumhuriyeti’ne riyasız sahip
çıkan tek kenttir İzmir.
Ülkede rejime zarar verecek bir olay
cereyan ettiğinde başını kaldıran ilk ildir İzmir. Hal
böyle olunca içinde yaşayan insanı da bu kent gibi
delikanlı oluyor…
Kadını daha bir başka oluyor. Sadece
güzel olmakla kalmıyor yüzlerindeki güzellik gönüllerine
yansıyor. İzmir’in kadını benzemiyor başka yerlerin
kadınlarına…
İzmir’de Pınar’da farklı… İkisi de çok
güzel ikisi de muhteşem…
Nilüfer İnaltong’a çok teşekkürler
Ankara’da oturuyorsa da Türkiye’nin
önde gelen sanatçılarındandır Nilüfer İnaltong. Ankara
Temsilcimiz yazarımız sevgili Alev Çukurkavaklı abimizin
sayesinde tanıdığımız bir müstesna isimdir İnaltong…
Gene yaptığı yapacağını…
Sürprizler insanı İnaltong sadece çok
özel isimler için hazırlattığı 2009 ‘İnaltong Takvimi’ni
gönderdi. Sabah erken saatte
TURKHABERLER’in kapısı çaldığında kendi
kendimize hayıflanmış ‘Gene mi başkan adayları’ diye
kızmıştık…
Hayır değildi… Diyafondan ‘Kim
oooo!’ diye bağırdığımda ‘Kuryeee’ cevabını
alınca yelkenleri suya indirdik ve açtık cümle kapısını
gelen görevliye…
Hiç aklıma gelmez İnaltong’dan bize
sürpriz bir paket geleceği…
Kapıyı açtığımda elinde paketle genç
bir çocuk ‘Cemal Bilge siz misiniz?’ diye sordu
“Evet”
dedim…
‘Şunu imzalayın lütfen”
dedi ve gitti…
Paketi açtığımda içinden iki adet
takvim çıktı. Bunlar hiçte sıradan takvimler değildi.
Zira 2009 Nilüfer İnaltong takvimleriydi. Biri
TURKHABERLER’e biri
benim adımaydı…
Çok sevindim…
Gerçekten çok sevindim…
Gelen hediye bir sanatçının kendi
ürünlerinden oluşan bir hediye ise hazzına doyamıyorum…
Uluslararası ressamlarımızdan olan
İnaltong’a bu ince kendisi gibi zarif düşüncesinden
dolayı sonsuz teşekkürler ediyorum…
Fırçana sağlık İnaltong… Takvimde yer
alan resimlerin o kadar güzeller ki….
Takvim, senin ve eserlerinin güzellik
konusunda yarıştığı bir piste dönüşmüş… Resimlerin
senin, sen resimlerin kadar güzelsiniz…
Sana da mutlu yıllar güzel kadın….
2009 ailen ve sevdiklerinle birlikte gülümsediğiniz bir
yıl olsun
|