.

 

.

.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.

 

 DSP'nin vefasızlığı
.

Bir adam düşünün ki hayatının çok önemli yıllarını partisi DSP için versin… Ve bir gün gelsin partisinin propagandasını yapmak için ilçesinin sokaklarında vatandaşlarla konuştuğu bir sırada milletin şaşkın bakışları arasında son nefesini versin… Ve o partisi onun geride kalan ailesine sahip çıkmasın…

 

Kiminin idealleri kiminin aşkları için kullandığı siyaset S’sinden T’sine çok iğrenç bir uğraş… Adına ‘Siyaset’ denen şu kahrolası dünyada nelerine tanık oluyoruz bliliyor musunuz?

 

Bildiklerimizin bir çoğunu yazmıyoruz. Yazmayacağız da… Fakat acı olan bir şey varki siyaset çok iğrenilesi bir iş… Hoş, mahkemeler siyasetin ve siyasetçinin bir iş ve bir meslek olduğunu kabul etmiyor ya…

 

Partisi DSP için uzun yıllar çalıştıktan sonra geçtiğimiz aylarda ilçesinin sokaklarında can veriyor Raşit Aydoğdu…

 

Ölümü herkes için sürpriz oluyor. Çünkü görünüşte herhangi bir hastalığının olmadığı sanılıyor. Yada bizim gibi onu çok sevenler hastalığı ona kondurmuyor. Ölümü ise asla…

 

Ama öldü Raşit abi… Geride gözü yaşlı bir eş ve çocuklar bıraktı. Ölmeseydi bugüne kadar yapamadığı pek çok şeyi belki bugünden sonrası için yapacaktı. Ölümüne sevdalıydı Bülent Ecevit’e ve onun veliahtı olarak partiyi emanet ettiği Zeki Sezer’e…

 

Ne Bülent Ecevit onun varlığından haberdardı nede Sezer ona hak ettiği değeri ve sevgiyi vermişti… Raşit Aydoğdu’nun da onların sevgisine ihtiyaç duyduğunu düşünmüyorum…

 

Aydoğdu öldü ve o gün bugündür geride kalan ailesinin halini hatırını soran yok. Bir zamanlar kapısını aşındıranların şimdi hiç biri yok…

 

Öküz öldü ortaklık bitti diyorlar besbelli…

 

DSP alem bir parti..

 

Oy verilecek bir parti değil..

 

Mensupları bir acayip…

 

Rahşah Hanım’dan tutunda Sezik Sezer’e kadar kurmaylar katı cadı kazanından farksız…

 

Raşit Abi öldüğü ile kaldı. Partiye sorarsanız “eceli geldi öldü” diyorlar.

 

Hayır onu eceli öldürmedi

 

Onu öldüren partisinin ilgisizliği ve vefasızlığı idi…

 

Bu sıkıntıyı yaşayan sadece zavallı Raşit Abi değildi elbette…

 

Saymaya kalksam sayacaklarımı köşedeki şu sınırlı yerim almaz…

 

Raşit abi ölüyor ve partisinin en büyüğünden en küçüğüne hiç kimse geride kalanlarına sahip çıkmıyor… Sağolsun Melda Sultan sağdan soldan topladığı 250 YTL’yi merhumun eşi Ünzile Hanım’a gönderiyor… Hepsi bu…

 

KİMİLERİ DE KAYBOLUYOR AMA SORUN Kİ NE İÇİN?

 

Raşit Aydoğdu’nun DSP İlçe Başkanı olduğu Çanakkale’nin Çan ilçesinde bunlar olurken Balıkesir’in Gönen ilçesinde de bir başka garip olay meydana geliyor…

 

Geçtiğimiz günlerde bölgenin yerel gazetelerinde belediye başkanlığına aday olduğunu açıklayan DSP’nin bir başka ismi Ayla Umay bir anda ortadan kayboluyor ve günler sonra bir yerlerden ortaya çıkıp şöyle bir açıklama yapıyor

 

“”Ben artık seçim ve partim üzerinde yoğunlaşmak istemiyorum. Sağılığım bozuk ve ağrılarımdan kurtulmak için bir hastanede fizik tedavi görüyorum” diyor..

 

Kayıp olduğu sure içinde Gönen başta olmak üzere onu tanıyan herkes ciddi endişeler duyuyor. Günlerce telefonunu kapalı tutuyor ve konu Gönen ile Balıkesir’in Emniyet Müdürlükleri’ne intikal ettikten sonra lütfedip merakı giderecek açıklamayı yapıyor …

 

“- Hayattayım ama hastayım. Tedavi görüyorum” diyor…

 

Telefonunu kapalı tuttuğu süre içinde basın dahil hiç kimse kendisine ulaşmayı başaramazken birileri ona bir şekilde ulaşıyor ve uyarıyor; “Telefonunu aç hakkında nahoş haberler çıkabilir” deniyor.

 

Açıyor ve büyük bir ciddiyet içinde yukarıda söylediklerini ifade ediyor hanımefendi…

 

Kayıp olduğu süre içinde sağdan soldan inanılmaz mailer geliyor ve Ayla Umay’ın da gerçekten seçime girmesi halinde oy verilmeyecek kalitede bir siyasetçi olduğu gerçeği ortaya çıkıyor…

 

Kayıp olduğu süre zarfında bir tek Çanakkale’nin Çan ilçesindeki bir gazeteciyle istişare yaptığını öğreniyoruz… Bir de bir polis müdürüyle…

 

Bu gazeteci dostu Umay’ın 6 yıl önce tanıdığı 4 yıl süren sıkı bir iş ilişkisinin ardından yollarını ayırdığı ve hastalanmasıyla birlikte yeniden iş ilişkisini düzenlediği bir isim…

 

Gönen’in verilmiş sadakası varmış.

 

İyi ki Umay ciddi anlamda seçime girmemiş…

 

Girmiş ve kazanmış olsaydı bunun vebali TURKHABERLER’di

 

Nerden bilirdik ki 2 buçuk yıl boyunca yanlış bir insana destek verdiğimizi?

 

Güzelim, pırıl pırıl siyasetçiler dururken kalk sen bir eğriye referans ol…

 

Olacak iş mi bu?

 

Ama oldu..

 

Bu sebeple

 

Gönen halkından özür diliyoruz…
.
.
.
.

.

.

.

.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 


 

.

.