.

 

.

.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.

 

 Biz o galada yokuz
.

6 Ocak’ta NKM’nin Heybeliada’daki sahnesinde 1 buçuk yıldır özenle hazırlandıkları ‘Renkler Ülkesi’ oyunun galası yapılacak. En başından söyleyelimki özel nedenlerden dolayı biz bu galada yer alamayacağız.

 

Bir önceki ‘Cehenneme kadar yolun var’ başlıklı yazımda 2008’deki dost sandıklarımızın çok büyük bölümünü elediğimizi ve 2009’a yepyeni dostlarla girmeye hazırlandığımızı yazmıştık…

 

Evet biz gitmeyeceğiz. Çünkü gidemeyeceğiz. O tarihte işlerimiz her günkünden daha yoğun olacak. Kaldı ki bu geminin kaptanı olarak ben zaten İstanbul’da olmayacağım.

 

Biz bu arkadaşlarımızı bir tesadüf eseri tanıdık. Sizler için defalarca gittik haberler yaptık ve özelllikle siz sevgili TURKHABERLER okurlarımıza NKM’yi tanıtmak için elimizden geleni yaptık.

 

Bir çoğunuz tanıdınız. Bugün aranızda NKM’yi tanımayan var mıdır? Sanmıyorum.

 

TURKHABERLER’in güzel yanı buydu işte… Bir çok isim ve kurumu toplumla tanıştıran hep biz olmadık mi?

 

Kimler gelip kimler geçmediki şu sayfalarımızdan… Kimilerini traktör tepelerinden aldık size getirdik, kimilerini iletişim sitelerinden bulduk ‘Alın tanıyın’ dedik…

 

Tanınma ihtiyacı içindeki bir çok insanı, bir çok kurum ve kuruluşu, derneği, partiyi hep bu vesilelerle huzurunuza getirmedik mi?

 

Bütün bunları yaparken reating kaybımız olur mu diye düşünmedik. Böyle bir kaygımız hiç olmadı. Çünkü sizler hoşgörüsü engin okurlardınız. Size kimi ve neyi sunduysak ‘TURKHABERLER’dendir’ dediniz ve kabul ettiniz.

 

2009’dan itibaren artık bunları yapmayacağız. Bir önceki yazımda da ifade ettiğim gibi artık racona ayak uydurma vakti geldiğinden biz de emsallerimiz gibi standart yayıncılık yapacağız…

 

Bu şu demek:

 

Toplumda her yeni yüz ve her yeni kuruluş tanınmak için TURKHABERLER’in kapısını çalamayacak. Hatta belkide çalınacak en zor kapı TURKHABERLER’inki olacak…

 

TURKHABERLER’de haber olmak, haber olacak olan için bir ayrıcalık olacak. Bunun içinde herkesten farklı bir şöhret standardı belirledik…

 

Burada haber olabilecek bir sanatçının standardı en az Gülben Ergen’in düzeyinde olacak.

 

Kaldı ki canımdan çok sevdiğim Pınar Altınok’umun standardı apayrıdır. Onun bulunduğu seviyeye Türkiye’de henüz erişen olamadı. Varın Gülben’in Pınar’ın yanındaki seviyesini siz hesabedin..

 

Bugüne kadar hep mütevazı olduk. Hep başımızı öne eğdik. Birileriyle konuşurken başımızı kaldırmadan konuştuk. Kendimizden küçük olsalarda her önümüze gelene abla her önümüze gelene abi dedik. Neden yaptık bilmiyorum ama yaptık işte…

 

İki paralık ilçe başkanlıklarının kapılarından içeriye girerken bile insanların saygısızlıkları karşısında dehşete kapıldığımız anlar oldu. Adımızın TURKHABERLER olduğunu bildikleri halde bize ‘Bela’ diyenler oldu.

 

Olmuyormuş be… Mütevazılık geçerli akçe değilmiş. Hele de bu ülkede asla değilmiş…

 

Bu yüzden düzene ayak uyduruyoruz.

 

2009’dan itibaren her çağırılan yere gitmeyecek her gel diyenin davetine icabet etmeyecek her kapımıza geleni de kapımızdan içeriye sokmayacağız…

 

TURKHABERLER, erişilmesi çok zor bir yıldız olacak. TURKHABERLER’in 2009’dan itibaren yeni kimliği işte bu olacak…

 

İki paralık yayın kuruluşlarına elini kolunu sallaya sallaya girip çıkamayanlar TURKHABERLER’in zilini çalarken 10 dakika düşünecek…

 

Bundan böyle burada bireysel hizmet verilmeyecek. Millet birisi hakkında ne yazmışsa bizde onu yazacağız. Kimseye imtiyazlı davranılmayacak. Medyanın genelinin vurduğuna biz de vuracağız. Medyanın genelinin sevdiğini bizde seveceğiz.

 

Donkişotluğun anlamı yok felsefesinden hareketle sistem içindeki yerimizi alacağız…

 

Bu yazdıklarımın NKM’nin galasıyla bir ilgisi yok. Söyledik ya; Özel nedenlerden dolayı biz bu galada yer almayacağız. Çünkü o tarihte iş programımız hayli yoğun. Bu yüzden gitmeyeceğiz.

 

Biz her zaman yapıcı olmaya azami özen gösteren bir yayıncı kuruluştuk. Herkesin böldüğünü biz toparlar yada en azından toparlamaya çalışırdık.

 

Baktık ki bu ülkede 1 bölücünün gücü 2 yapıcıya eş değer bizde düzene ayak uyduralım dedik.

 

Hoş, bizim alayımızı toplasanız 1 bölücü etmeyiz ya…

 

Çünkü bizim kitabımızda bölmek parçalamak

 

Hiç bir zaman olmadı…

 

Onun için de parçalanmaktan içimiz dışımıza çıktı
.
.
.
.

.

.

.

.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 


 

.

.