|
Türkiye’nin önde gelen halkla ilişkiler ajansı sahibi
olan ve iki hafta önce Akşam Gazetesi’ndki köşesinde;
‘E-Şerefsizler’ yazısını okuyana kadar mesleki anlamda
hayran olduğumu Ali Saydam’ın unuttuğu bir nokta var…
Dünyanın hemen her bölgesinde, kimilerince ‘Otel
Faresi’, kimilerince ise ‘Ekip’ olarak adlandırılan
sözde gazeteciler var…
Bunlar hoş mu değil…
Ama eline köşeyi geçirip; o köşede önce kendini
‘Konferanslarımdan işten kazandığımdan daha çok para
kazanıyorum’ diye öven ve daha sonra hiçbir konferansa
sığmayacak ölçüde hakaretamiz konuşmak da çok yanlış…
Bakın geçenlerde bir basın toplantısı yapıldı, eri ve
mekanı önemli değil…
Toplantı sahibi en az sizin kadar byük bir ajansa en az
50 kişilik bir basın ordusu beklediğini iletmiş…
Onlar da iyi bir otelde, bu toplantıyı yaptılar;
yapanlar arkadaşım…
Gele gele yedi yazılı asın, iki de televizyon muhabiri
geldi; zaten yazılı basından ikisi MHP, biri aşırı sol,
biri de magazin gazetesi muhabiri olduğu için adam gibi
iki büük gazetenin muhabiri kaldı. Ama toplantıda 38
kişiydik…
Ve toplantı, o milyarlarca lira maaşı, kafası çalıştığı
için değil; bacakları güzel oldğu için alan bazı aptal
sarışın gazeteciler değil, sizin ve bizim ‘Ekip’
dediğimiz kişiler yönlndirdi…
Soruları ve yorumları ile…
Anlayacağınız…
Sizin soru sormak bir yana, konuşmayı bile bilmeyen
güzel bacaklı aptal sarışın gazetecileriniz, bizim ekip
olmasaydı; ok sönük kalacaklardı her yerde…
Sayın Saydam…
Sizinle aynı seviyede yazı yazmayacağım…
Yazılarımda hiç hakaret etmedim şimdiye kadar…
Ama madem konferansları para edecek kadar iyi
konferansçısınız; o halde haklıyken haksız duruma düşmek
lazım geldiğini de bilmelisiniz…
Evet, ‘Ekip’ rahatsız edii bir durum…
Ama Sayın Saydam, dünya çizgi çizgi değil; bu aemde tek
gazeteler de Milliyet ile Hürriyet değil…
Çıkartın artık şu at gözlüklerinizi… |