|
Turizme katkısı bulunan herkesi yazmak nasıl boynumun
borcu ise, yanlışları alenen yazmak da o kadar görevim
benim…
Bakın İstanbul Yeşilköy’de, ‘Vow’ adlı bir otel var,
‘Four Plas Plas’ statülü ve beş yıldızlı bir otel…
Havaalanından 10 dk mesafede olduğu için, artık birçok
kafilenin ilk uğrak yeri…
Yazmaktan yorulmadık, yıldızcılar geliyor Ankara’dan,
havuzun var mı, her odada klima var mı, tenis kortun var
mı; varsa 5 yıldızı verip gidiyorlar…
Servis hizmeti sıfır bile olsa!
Baktınız geçen Miraç Kandili akşamı, bu otelde bir gece
oldu; gecede alkolü içecek yokmuş; ama bunu garsonların
söyleme biçimi; isterseniz şu diyaloga bir kulak verin:
Müşteri: Merhaba bira var mı acaba?
Garson: Beyefendi unuttunuz sanırım, bu akşam kandil,
içki yok.
Müşteri: İyi o zaman ben bir ayran alayım.
Garson: Beyefendi menüde ayran yok. Sadece kola ve meyve
suyu var.
Müşteri: Ayran alkolsüz bir içecek, üstelik burası beş
yıldızlı bir otelse yapılması lazım. Şefinizi çağırın
lütfen.
Şef: Buyrun ne vardı?
Müşteri: Efendim sanırım alkol yokmuş, ben de et yemeği
olduğu için ayran istedim ama arkadaşlar sanırım ir
yanlışlık yaptılar, yok dediler.
Şef: Bakın eyim, alkol de yok, yaran da yaptıramayız…
(…………!.......)
Oysa, daha önce de yazdım, beş yıldızlı otelde bir kural
vardır: ‘Müşteri namusunu istemediği sürece her şey
karşılanmalıdır…’
Zihniyete bak…
Ne servis elemanları eleman, ne hitaplar hitap…
Geçenlerde, SODEXO firmasının etkilisi ile sohbet
ediyoruz, bir acı gerçeği itiraf etti:
‘Eleman yok, eğitimli eleman bulmak güç, eğitimli
eleman; turizm işi yapmıyor; bizim iş de inşaat ustası
olmuş, eni boyu olan biraz da yakışıklı kişilere
kalıyor. Onlar da kaba ve saygısız davranınca, olan bize
oluyor…’
İşte yıldrız falan boş iş…
Bütün iş işin hakkını vermekte…
Ne acı ki, bu oteller; Türkiye’mizi yanlış bir imajla
tanıtıyor… |