.

 

.

.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.

 

 BODRUM'DA BİR İNGİLİZ KLASİĞİ
.

Yaklaşık olarak 6 aydır turk haberlerde değerli genel yayın yönetmenimiz Cemal Bilge,nin bizlere tanıdığı sınırsız özgürlük ile yazıyorum.

 

20 yıla yaklaşan turizm kökenli bir gazeteci olarak,yıllar sonra yine bir turizm kanalında yönetici olduğumdan malumunuz turk haberlerde ağırlık olarak turizm yazdım ve yazmaktayım,

 

6 aydır Türkiyenin yaklaşık 10 bölgesinde 300 e yakın otelde 20 arkadaş çekimlerde,dolayısı ile incelemelerde bulunduk vede halen ben Bodrum yarımadasında oteller çekiyorum,ben asla Şenay Düdek basta olmak üzere bir çok köşe yazarı gibi yediğim içtiğim konakladığım otellerin iyi taraflarını yazmadım,

 

İngilterede turizm ve otelcilik,masterı yapmış bir insan olarak yazılarımın tamamına bakın. Türkiye’deki kötü işletmeciliğin ön planda olması vede benim mütemadiyen bu ünlü otelleri haklı olarak eleştirmem idi,

 

Sonuçta gördüm ki Türkiye’de turizm içler acısı yaşamını sürdürüyor,ancak,ancak tüm işletmeleri aynı kefeye koymak cahillikten öteye gitmez bende buna ön ayak olmam,

 

Bir bodrum klasiğinden bahsetmek istiyorum,çünkü buranın hakkını vermeden geçmek gazetecilk ilkelerime,heleki turizm yazıyorsam bana yakışmaz.

 

BODRUM’DA BİR INGİLİZ KLASİĞİ

 

Bodrum da kumbahçe girişinde denizle birlikte aynı sırada yer alan yaklaşık 30 yıldır mazisi olan bir pansiyon vardır,adı Artemis tır,bodrumun ünlü ailelerinden olan denizciler Ali Cengiz bey ve ailesi tarafından yaklaşık 25 yıl kadar işletilmiş Bodrum’un ilk turizm belgeli pansiyonudur Artemis.

 

Artemıs yeni oluşumuyla şimdi bir otel ve şık bir cafedir,3 yıldır hayatının yarısından çogunu İngiltere’de geçirmiş bir asilzadedir bu yeni işletmeci.

 

Asilzade deyip,sakın abarttığımı sanmayın,ben 45 yıllık hayatımda sayısız turizmci ve işletmeci tanıdım ama Halil Celebioglu gıbı bir adamı tanımadım,ve yıllardır Halil bey gibi işletmecilerin olması gerektiğini savundum.

 

Turizm okullarında verdiğim derslerin tamamında insan odaklı işletmeciliği savundum vede her akşam gittiğim vede gözlerimle gördüklerimi beynime kazıdıktan sonra Artemis’i vede Halil Celebioglu’nu yazmaya karar verdim.

 

Siz yaşamınız boyunca her akşam işe gelişinde garsonundan,müdürüne kadar öpüp,hayırlı işler arkadaşlar diyen bir patron gördünüzmü hiç,ben görmedim,görse idim bunca yazıyı yazma ihtiyacı duymazdık herhalde.

 

Burası hakkında yazılacak çok şey var aslında,ama yazımın başındada dedimya benim tarzım değil mekan yazmak diye,ama bu istisnayı yazmamak haksızlık olur diye düşündüm, bu ülkede Turizm adına kim neyi doğru yapıyorsa başımın üstünde yeri vardır,

 

Bu arada Artemis’in birkaç kahramından bahsetmemekte olmaz. Genel müdürlüğünü yaptığım otelde salon müdürü olan Mehmet kardeşim Artemiste aşcı olmuş hem de ne aşcı.

 

Güler yüzü eksik olmayan otelden sorumlu Fatih Beter vede benim kahramanım Durmus Guzel, dedim ya yazılacak o kadar yönleri varki, ayrıca yıllardır aralıksız orada çalışan diğer kardeşlerim,ancak en büyük kahraman ,beyefendiliği ile,eksik olmayan güler yüzü ile İngiliz asilliğini yafta yapmış bir turizmci Halil Celebioglu,Artemıse gidin,görün,vede yaşayın,farkı ve kendinizi nasıl özel hissedeceksiniz görün

 

Benden bu kadar,biliyorumki diğer turizm yazılarım bu kadar güzel olmayacak,bol kazançlar BODRUM

 

SEDAT KARAGÖZ
.
.
.

.

.

.

.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

.

.