.

 

.

.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.

 

 Gezelim, görmez olalım...
.

Bahar mevsimiydi…

 

Kayseri Meydanı’nda, otelimden çıktım ve ağır ağır ilerliyorum; baharda Kayseri güzeldir…

 

Dalmış yürürken birden bir ses, megafondan yükseliyor, ‘Sayın vatandaşlarımızın dikkatine, Kayseri Belediye Başkanlığı olarak, yarın ve öbür gün; panayır dolayısıyla kent merkezinden servis araçlarımız kaldırılacaktır. Servisler ücretsizdir…’

 

İster istemez sesin geldiği yere yöneliyorum; o da ne?

 

Megafon, bir direk üstünde…

 

Direk beton bir kaidenin üstünde…

 

Peki beton kaide nerde?

 

Yüzyılların eskitemediği Valide Sultan Külliyesi’nin ana kapısı üstünde…

 

Belediye, hiç üşenmemiş ve tarihi bir yapı üstüne beton dikerek, megafonunu dikmiş, pes doğrusu, iki kere pes, on kere pes…

 

Gezelim, görmez olalım…

 

____________________________________

 

Sümena Manastırı’na tırmanıp, o binlerce yıllık görkemi yaşamak güzel şey…

 

Tabii tarihi kalıntıların üstüne bakmazsanız…

 

1855 yıl öncesine ait tarihi kalıntıların üstüne, ölümsüz eserler kazımışız…

 

‘Merve seni deli gibi seviyorum (Çakı ile…)’

 

‘Ali en kral arabeskçidir, damardan dinler, damardan çeker (Kırmızı sprey boya ile…)’

 

‘Aşkımın seksle rüyalandığı an, Haticemi gördüm (Bıçakla kazınmış, alçı ile doldurulmuş…’

 

 

‘Mustafa hasta ama Ayşe’ye hasta(Yapışkanlı çıkartma ile)…’

 

Yerel yönetim nerede? Yok…

 

Turizm Müdürlüğü nerede? Yok…

 

Emniyet? Yok…

 

Özel güvenlik? Yok…

 

Sade bilet kesen zat-ı muhterem…

 

Gezelim, görmez olalım…

 

____________________________________

 

Altınoluk, Akbük, Milas, Kinidos; dünyanın sayılı oksijen yataklarından biri…

 

Biz ne yapıyoruz, beton, fabrika, çöp arıtma tesisi…

 

Evet, koskoca illerde başka mekan yokmuş gibi, bu dört ana ilçede çöp arıtma ünitesi kurulmuş, toz, duman, zehir…

 

Gezelim, görmez olalım…

 

Mesela, Kuzey Anadolu’nun ilk zeytinyağı fabrikasını, Altınoluk’un ok ihtiyacı varmış gibi otel yaptılar, ardındaki dağlarda da altın arıyorlar; oksijen yatağını, karbondioksit yatağı yapmak için el ele verilmiş…

 

Gezelim, görmez olalım…

 

____________________________________

 

 

Bütün eski tarihi mekanlarını bahçeleri, kokteyl alanı oldu…

 

Gök mavisi bir çöp torbası, pet bardaklar, kokteyl kılıç kürdanları, kanepe arıkları, yere tükürülmüş bir somon füme artığı; karşınızda Dolmabahçe Sarayı, Topkapı Sarayı, Beylerbeyi Sarayı…

 

Yerel yönetim nerede? Yok…

 

Turizm Müdürlüğü nerede? Yok…

 

Emniyet? Yok…

 

Özel güvenlik? Yok…

 

Sade bilet kesen zat-ı muhterem…

 

Gezelim, görmez olalım…

 

Hem de gözümüzü sımsıkı kapayarak…
.
.
.

.

.

.

.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

.

.