Bazı
televizyon programlarına” psikolog konuk “olarak
çağırıyorlar..Ekranlardaki şizofreniyi daha yakından
görmek için çok önemli katılmak..
Kendini temsil ederek onlarca yanlış konuşan,yanlış
yönlendiren insan arasında,hiç değilse Don Kişot’luk
yapmış oluyorsun…
Birilerinin dur demesi gereken o kadar yanlış tablo
var ki,fikrini söyleyip karşı çıktığında muhtemel
kapışmalar oluyor canlı yayınlarda.. kimi psikolog
arkadaşlarım ne işin var? o programlarda,derken
kimisi çok destekliyor..
Kalitesiz çoğunluğa meydanı bırakmak değil
çözüm,kendini temsil ederek birilerinin haddini
bildirmek…
Hem
danışmanlık,hem psikoloji eğitimime rağmen,medya
işlerinin içinde olmam bazılarına tuhaf
geliyor…Medeni ülkelerin çok yönlülük olarak
değerlendirdikleri farklı alanlarda iş yapıyor
olmak,rahatsız ediyor kalıplara tıkanmış,vizyonu
olmayan hemen herkesi…
Psikolog olarak çağrıldığım programda eşini aldatan
genç bir bayanın duygu durumunu paylaşmaya
çalışırken misal İlhan Uçkan hanımefendi fırsat
vermiyor,kimseleri konuşturmaya…Nasıl bir ahkam
kraliçesi o ayrı konu..
”Ben
danışmanlıkla,psikologluk arasındaki farkı
biliyorum,psikologlar bu konuda kompleksli diye
sataşıyor” İyi de ben ayrıca danışmanlık eğitimi
almışım,bunu söylemeye fırsat bile bırakmıyor,
Shirley Temple ilişki uzmanı…
Nasıl ilişki uzmanı olmuş ayrı muamma.. literatürde
bir konuda kitap yazınca ki bu kitaplar ucuz
reçeteler verip yanlış yönlendiren ,hiçbir ağırlığı
olmayan kitaplar,ilişki uzmanı olmuş,kendini öyle
ilan etmiş…
Yayında tartışınca,reklam arasında sadece ilişki
danışmanlığı yapmak için bir donanımı olmadığı
halde,bu konuda heryerde konuşmasını
onaylamadığımı,ancak kendisiyle bir husumetim
olmadığını söylüyorum..Bana küsüyor..Yayında uzak
duruyor, sataşıyor.. İki medeni farklı fikri
tartışmaktan aciz olduğu halde,ilişkileri yönetmeye
kalkıyor heryere çıkıp…
Ne
biçim psikologsun “hop oturup hop kalkıyorsun” diyor
bana,ancak bu bir psikoloji seansı değil,belirli
fikirleri tartıştığımız bir ortam,kendinden başka
kimsede söz hakkı görmeyen hanımefendinin yanında
değil hop oturup hop kalkmak.çok daha fazlası
mesleği kurtarmak için yapılır…
İnsanları yönlendirirken,kendi hayatından örnek
verilmez,ya da bunu şunu yap denilmez,farkındalık
kazandırılıp,kişinin “ne yapmak istediği bulunmaya”
çalışılır.. İlhan Uçkan,ara ara Hülya Avşar’a ve bir
çok ünlüye sataşıp, budur budur şudur diyor bir
yandan, rahatça sallayabildiği rakamlar da
verebilerek mesela…
”Erkek gül gönderiyorsa” ona aşık
olunmaz,diyor..Kendi dünyevi tercihlerini aşılıyor
aklı sıra…Bülent Ersoy’un eşinin Roman oynamasına
nasıl aşık olunmaz,dedikten kısa bir süre sonra
bunlar bu saatte kötü örnekler deyiveriyor..
Kendi söylediklerinde çelişki yumağı,bu konuda
hiçbir formasyon almamış biri nasıl ilişki
yönlendirir?..Sahte doktorun neşter izini görebilir
herkes ama bu tarzda kendini bilmezliklerin verdiği
duygusal hasarları kim fark edebilir acaba?…
“Benim üzerimden ünlü olmak ,parlamak istiyorsun”
diye sataşıyor.. Misal birine sataşıp parlamak,
polemik kovalamak derdi olsa insanın İlhan Uçkan’ı
mı seçer?.... İlişki danışmanlığı şirketi varmış,
efendim.Olur…
4
yıl Cerrahpaşa’da alanda çalışıp, Houston’da oyun
terapisi eğitimi almışsanız mesela,yanınızda bu
kadına söz verirler… Kim kime dumduma, durumu,mesela
ben kriminal psikolojiye ilgi duyarım, bu
konuda,”katillerin kurban rehberi”, ” kurban
kim,katil nasıl olunur?” diye 7 kitap yazsam
kriminoloji uzmanı olur muyum?..
Elbette olmam,ama kendi donanımlarına göre
davranmayan,kendinde her konuya burnunu sokmayı ve
vaaz vermeyi hak gören,bu muhtar danışmanlarla katil
bile olurum…