.

 

.

.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.

 

 Sardunya Seferberliği
.

İstikrar konuşuluyor son günlerde tıpkı seçim öncesinde konuşulduğu gibi…

 

Anlamaya çalışıyorum,birilerinin mantıksız seçmen olarak değerlendirdiği ,birilerinin demokrasiye inanıyorlar zannettiği yurdumun insanını… İstikrar görüyorum ben de  fakat ilerleyememe konusunda istikrar…

 

Yurdumun mitinglerde ve meydanlarda, karşı çıkıp oy verdiği partinin başarısını izliyorum bir yandan…Hükümetten şikayet eden “Ordu” ilinin fındıkçıları da AK Parti’ye vermiş oylarını misal…

 

Yurtdışı basınının demokrasi kazandı,yorumları ayrıca hislendiriyor beni…Onlara kafa tutan bir demokrasi olabilir miydi acaba?…

 

Time dergisinin kapağında türbanlı genç kızımız, daha huzurluymuş, AK Parti sayesinde ve fakat Amerika’da yaşıyor…

 

Demokrasi diye dövünen çok aydın köşe kapmacı, pardon köşe yazarı bazıları bize nasıl bir imaj giydirmek istediklerini de bir anlasalar… eski solcu homoseksüel moda tasarımcısı, ekonomik istikrar görüyormuş diyelim…

 

Kendi kimliğindeki istikrar kadar mı acaba?...İstikrar doğru,ben kişi başına artan milli gelirimizin hayatımı yukarı taşıdığını söyleyemeyeceğim…sürünmede istikrar..

 

Çoğu kişinin aman aman,başımıza bir ekonomik kriz gelir daha beter oluruz, diye düşünmesine rağmen,makro ekonomiden hiçbir zaman anlamayacak olmaları da cabası…

 

Kimsenin dış borçlardan,yabancılara satılan her bir şeyimizin,aslında yatırım olmadığından,bizim yıllarca kurduğumuz ne varsa ,ucuza satıldığından konuştuğu yok…

 

Daha bir halk dilinde bunlar konuşulmalıydı belki…Muhalefet olarak…Ayrıca gelişmekte olan her ülkede ekonomik krizler olur dönem dönem,şimdi bir 5 yıl daha alan AK parti de mutlak bir ekonomik kriz yaşayacaktır…

 

Merak ediyorum,ne kadar istikrarlı bir sürünme yaşadığımızı görebilen birileri var mı diye?... Kürt-Türk,Türbanlı-Türbansız meselelerine takılmaktan ziyade yine istikrar her türlü sıkıntıyı unutabilme becerimizde… En büyük  ikilemlerin,didişmelerin ardından,anında göbek atabilme,maç derdi,saç derdi......

 

Siyasetçiler ayrı alem… Ben hiç yüreğime su serpen bir konuşmacı bir siyasi kimliğe doyamadım mesela…Baykal’ın egosumu acaba? onu eve kapatıp,sonra tüm ısrarlara rağmen, kalsın diye yalvarmamıza rağmen CHP’nin liderliğinden alıp götüren… bizi bırakmasın.. hem yüzyıllardır siyaset sahnesinde olmazsa birileri biz yerimizi yadırgarız….

 

Bazı fotoğraflar yayınlanmış yurdumun gazetelerinde, türbanlı türbansız herkes kitle partisine dönüşen AK Parti’yi ve demokrasiyi seçti diye… Nasıl demokrasi hem de… Suça karıştın diyelim,tutukluyken hüküm giymemişsen henüz davan rafa kaldırılır ve aday olabilirsin..

 

Sandıkta kalan bazı sanatçılar oldu mesela,bence biraz suça karışıp beş yıl sonra mazbatayı cezaevinden alsalar demokrasinin gözleri  dolmaz mı?....

 

Ben mesela en çok Osman Yağmurdereli’den ötürü temsil edildiğimi hissettim… ”Bir bir biri birilerine bakar bakar dururum “ şarkısını hatırlarım çocukluğumdan, ne güzel olur meclisten bakar bakar ve bizim için hedefler koyar…

 

Hatta seçimlerden hemen sonra,”magazin kirliliğine el atacağını söylemiş”…Magazin kurtulursa,ülke kurtulur hatta gençler kurtulur üniversite mezunu iş bulamayan gençler,örf ve adetlerimizi zedelemeyen bir magazinle türbanlı türbansız,yoksul zengin bir oluruz,ulus olarak yükseliriz….Hem bence İstanbul’un lale yoksunluğu da çözüldüğüne göre ,her lale mevsiminde laleler İstanbul’u süslediğine göre refah ülkemizde,başka derdimiz mi olur?...

 

Sezen Aksu konserindeydim,nasıl bir olmuştu herkes,sağcı-solcu, türbanlı türbansız, herkes Sezen Aksu’nun esprilerine beraber gülüyor, şarkılarıyla beraber duygulanıyordu…

 

Sezen Aksu koca bulma derdini anlattığında hep bir ağızdan gülüp,yer yer güzel dileklerine beraberce “amin” diyorduk..

 

Biz çatışmaya düşmeyiz, öyle bir katışmışız ki, bölebilemezler bizi… Hiç çiçek kalmadı diyordu, Sezen… Şiirsel dilini seviyorum, güzel Sezen’in…

 

Sardunya seferberliğine davet ediyordu hepimizi,ne şiir oldum birden…Kanlıca’daki evinden,sardunya seferberliğini başlatmak ne şarkı olur ama…… Hepimiz Sardunyayız, hepimiz laleyiz…
.
.
.
.

.

.

.

.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

.

.