Sosyal Güvenlik Reformu tasarısına neyseki
anlayabilen, algılayabilen, iki kömüre tav olmayan
bir grup bilinçli tepki gelmeye devam ederken,
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik,
Mecliste 1 Nisan ‘da yapılan oturumda tasarıyı
savunurken, sanırım 1 Nisan şakası yapmış…
Önceden sadece çalışanlara verilen emzirme yardımının artık
emeklilere de verileceğini vurgulamış…
Herhalde mizah anlayışı ya da alacakaranlık kuşağı..Tıpkı sayın
Recep Tayyip Erdoğan’ın “memleketimi seviyorum, diri
nüfus “istiyorum,demesi gibi…
Hani her aileye üç çocuk lazım ya,emeklilik yaşı kadınlarda 58,
erkekler de 60 iken 65'e çıkarıldığı halde gerekirse
doğamızı zorlayarak doğurcaz, hatta memleketimizin
sağladığı emzirme yardımıyla emzircez, doğurcaz,
sonra oturcaz.. İşsiz,güçsüz,parasız…
Kimi zaman tüm bunlar şaka gibi geliyor, bir cumartesi keyifle
sakal tıraşı olurken, sayın başbakanın “Kim ne derse
desin”, diyerek üreme çağrıları…
Doğru, 12 milyon genç nüfusun,5 milyonunun “atıl” durumda olduğu
açıkçası “ne okuyor,ne çalışıyor” durumda olduğu
raporlarının konuşulduğu yurdumda , çoğalmalıyız…
Milletini sevmek, nitelikli gençler yetiştirmek değil de ,sadece
üremektir çünkü…Nüfusu yaşlı ama refah ülkeler
yoktur hiç sanki…
Hatta %47’lik AKP oyunu daha yukarı çekecek bir katman yaratacak
şekilde,aydın yaşlılarımız emekli olmaya çalışırken,
güçleri yetemeyerek ölüp, Aysun Kayacı’nın
bahsettiği ve ağzına sağlık ki cesaret göstererek
belirttiği çobanlar çoğalsınlar…
Bir yandan ülkenin ulusal kanalı bile satılmaya çalışılırken,
kimler çoğalsın? Ülkenin tamamı satılmak üzere
olduğundan hiç değilse üreyelim ki İngiliz ya da
Arap sanmasınlar hem…
Yeni reforma göre bütün sağlık hizmetleri ücretli olacakmış,
Michael Moore’ın Amerika’sıyla yarışıyor olcaz
belli… Ama en güzeli laleler de çoğalsın…
Yurdumun hiç derdi yok ya, lalelerle ne güzel İstanbul’um… Hem ne
manidar olmuş, Lale başında poz veren Büyükşehir
belediye başkanımız…
Ben de memleketimi seviyorum, parti kapatmak da ne oluyor? …
Demokraside demokratik araçları kullanarak başka
amaçları olduğu düşünülen bir partiye kapatma davası
açılmasının demokratik bir sakıncası yoktur,bunun
için Anayasa hukuğu okumak gerekmiyor..
Ama oldu da bu durum bizim memleketimizdeyse, bence hakkında dava
açılan partiye benzeyen partiler çoğalsın…
Biz hatta memleketçe sadece belirli günlerde değil
her vakit mesir macunu dağıtalım,heryeri lalelerle
süsleyelim ve üreyelim, coşalım…