.

 

.

.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.

 

 'Top Secret'
.

Ey kainat,gök kubbe,ay ve yıldız….

Ey insan…!

Dünya varolduğu,tarih yazılmaya başlandığı günden bu güne var olan Türk Milleti, bizzat kendi bağrından çıkardığı “Kahraman Ordusu” hep siper etmiştir canını aziz vatana.

Tarihin her sayfasında en azılı düşmanlarına bile gösterdiği şefkat ve merhametiyle tüm dünya ordularının ve milletlerinin  gözdesi olmuştur.

Silahlı Kuvvetlerimiz her zaman olduğu gibi yine kahpece saldırılara maruz kalmaktadır…

Hoşt!!,it.

İt ürür kervan yürür gerçi o ayrı mesele ama artık bu saldırılar iyice kabak tadı vermeye başlamıştır…

Bir avuç besmelesiz,kendilerine taraf diyen gafiller,sizin ‘taraf’ olduğunuz yer ‘sarı-kırmızı-yeşil’ renklerinizden bellidir.

Ermeni diasporası’nın acemi ajanları tüm madrabazlıklarınızı ve kurduğunuz ‘dezgahları’görüyor artık bu millet.

Unutmayın ki bu memleket bir hukuk devletidir kalkanı da şanlı askeridir.

Ulan deprem olur asker koşar,yangın olur asker koşar,terör belasına can veren onlardır,bu asker daha ne yapsın ha size?

Birkaç zibidinin oyuncağımı olsunlar?

Kanatlarını açıp gök kubbede dimdik hür ve mağrur uçan bu kartal kimin?

Son günlerde yürümek yine moda oldu.

Toplaşıp alınıp ellere alyıldızlı bayrağı yürüyoruz işte..

Yürüyoruz ama nereye?

Yürüyoruz canım maksat iş olsun,işte.

Yürüme furyası şu meşhur Cumhuriyet Mitingleriyle daha bir momentum kazanmıştı memlekette..

Neyse ki tez düştü maskeler…

Bu modanın en son podyumu da boy gösterildiği yende Malatya oldu.

Malatya da millet gaza getirilip,ne acıdır ki hem de şanlı bayrağımızın gölgesinde yürütüldü vatandaşlar.

Hem de kime karşı biliyor musunuz?

Kendi evlatlarına,babasına,oğluna,torunlarına,bir cümle Şanlı askerimize ve orada miting yapma hakkını veren hukuk sistemimize karşı yürütüldü insanlar.

Ordu kim?

Asker kim?

Senin, benim,bizim evlatlarımız değimli o canlar?

Bilmez misin? bu şanlı asker bizlerin bağrımızdan çıktı?

-Hele Malatyalı hemşerim!!! gardaşım dur bir soluklan hele nere gidin?

-‘Ortak akıl hareketi’ adı altında en büyük akıl tutulmasına şahit oldu bu muazzez millet dün Malatya da .

Bir çok sivil toplum kuruluşu(!!!)’nun alet olduğu bu korkunç gösteri yürüyüşünde atılan sloganlardan tutturun,bazı katılımcıların kendilerini kaybedercesine sanki ellerine bir asker geçse kör bir bağ bıçağıyla hunharca katledip başını keserek bir mızrağın ucuna takıp şehirde dolaştırma arzularında olduklarını hissettirdiler maalesef.

Bu manzara kahrolası tarihi bir vakayı akla getirmedi değil Alimallah.

Düşünün karşı çıktıkları ordu sanki Yunan ordusu,karşı çıktıkları mahkemelerse sanki bir zamanın engizisyon üyeleri.

Evet Malatya da bunlar yaşandı dün.

Neden Malatya ?neden? bir düşünmek lazım evveliyatı..

Verilmek istenen mesaj ne?Bu pervasızlık bu saygısızlık kime?ve neye?

Neymiş efendim özgürlükmüş,daha çok özgürlük,özgürlük işte bayağı bildiğin özgürlük yani.

İyide nasıl? Ve neden?

Sanki memlekette esaret altında yaşıyorlar….

Sahi prangalarınız nerede?

Efendim, yeni ve daha demokratik Anayasa istiyorlarmış bu zatlar,peki eskisine ne olmuş suyumu çıkmış?

Yoksa AB mi istiyormuş AB’nin emrimiymiş yoksa?

Hani Ruhban okulları azınlıklar, yabancılara rahatça toprak satışı vs,vs kısaca ihanet talepleri yani, ee özgürlük dedik ya kardeşim olacak artık o kadar.

İyide kime karşı özgürlük?

Seni daha iyi sömürsünler yok etsinler diye mi özgürlük?

Özgürce satılsın mı vatan,maksat özgürlük olsun işte.

İyide bu yoğurdun bolluğu nerde?

Bu istekler masumane talepler değil dostlar bilesiniz.

Akıllı olmak lazım,yılanın başını da bilmek lazım.

Hele İlker gardaş elini cebine atsana,bakalım ne kadar özgürsün?

Bu halk, açız kardeşim,kazandığımız paraya bir şey gelmiyor,cebimizde tarladan ürünümüzü kaldıracak mazot paramız yok,çocuklara verecek okul harçlığımız yok,dolar-avro aldı başını gitti,bir yılda mazota(2007de 2.125 idi şimdi 3.264)ortalama 1 ytl zam geldi,bankaların %80i yabancıların eline geçti,devletin-milletin malı olan en kritik tesisler satıldı bu paralar nere gitti?para karşılığında fuhuş yaşının 12-13lere indiğini,gencecik fidanların haraç mezat satıldığını  söyleyip yürüseydiniz eyvallah şapka çıkarırdım belki de.İşte bir millet uyanmış haklarını arıyor derdim, ama nafile.

Demokrasi diyorsunuz,demokrasiden şunu mu anlıyorsunuz?çoğunluğun azınlık üzerindeki tahakkümümüdür demokrasi?

Bumudur istediğiniz?

Peki yasalar ne olacak? hepimizi koruyan kurda kuşa yem olmamız için canını veren güvenlik güçlerimiz ne olacak?

Bir de memlekette müzminleşmiş kangrenleşmiş bir yara haline gelen ‘laiklik’ kavgası var.

Kim daha çok laik?kim değil?

Şu savunulan tez anlaşılmaz bir karmaşadır.Sen hem başörtüsünü savunacaksın hem de kalkıp seni yok etmek isteyen AB+D’den şefaat bekleyeceksin.Dostum bu işte bir yanlışlık var.Yani ikinizden biri yalancı.

Bir Müslüman nasıl olurda tüm dünyada Müslüman kıyımı yapan AB+D’nin hizmetkarı  olur?

Ve Brüksel’e biat eder?

Bunu anlayan varsa lütfen yazsın….

‘Ben Elhamdülillah Müslüman’ım’ diyen bir mümin tüm dünyada insan ve Müslüman kıyımı yapan AB+D ye ve onun haçlı ordusuna,eli kanlı sistemine nasıl olurda karşı çıkmaz?

Tepe attıran vakalardan bir diğeri de  nedir dostlar bilir misiniz?

Bazı sendikaların(!) ki bunlara sendikacı demeye kainat şahit olsa da boş,düzenlenen yürüyüşte  başı çekmiş olmalarıdır.

Keşke sendikalar,sendikacılık alanında da üyelerinin mağduriyetlerini çözümleme hususunda da başı çekip bizi şaşırtsalardı…

Hey sendikacı kardeş sen önce okullarda uygulanmaya çalışılan ve Almanya da sadece %20lik bir başarı sağlanmış olan müfredat programının neden halen ülkemizde uygulanmaya çalışıldığının hesabını sor birilerine.

Sen önce ‘Milletin,Mili Eğitimin DNA’sını değiştirmek’ isteyenlerin yakasına yapış, ‘eğitimin milisimi olur’ diyenlerinde. 

Yok öyle üç kuruşa beş köfte.

Okullara gidiniz tam 5 çeşit öğretmen var,(inanın yürek yakan bir vakadır)hepsi öğretmen sıfatında.

Ve hepsi eğitim fakültesi mezunu ama kadro yönünden orta çağ karanlıklarındaki sınıf ayırımı gibi kadrolara ayrılarak kimi asil kadro,kimi yedek,kimi ücret karşılığı,sözleşmeli vs vs…büyük haksızlık ve dert kısacası.Alamadıkları haklara mı yansınlar sendikaları var onamı yansınlar?

Bu iğrenç tablo ve zulüm karşısında sendikalarda tabi ki  tık yok.

Tüm bu çarpıklıklar olurken okullarda, eğitim camiasında, al devlet babadan sendika aidatlarını ki bu dünyanın hiçbir sendikacılık anlayışıyla bağdaşmaz,sonrada çık meydana ver gazı millete gek gük et….

Odlumu bu şimdi?

Olmadı  hemşerim olmadı…..

Sen önce adam gibi sendikacılığını yapacaksın.

Peki ya memur sendikalarına ne demeli?

Bence hiçbir şey demeyelim içinizden geçenleri duyar gibiyim…

Hele birde AB fonlarından fondiplenen,nasiplenen abidik,gubidik işlerle beyhude uğraşan STK lar var güzel yurdumda…

Daha fazla söze gerek var mı diyorum?,

AB diyorum –fon diyorum –avro diyorum fondipleniyorlar diyorum.?

İşte Malatya komedisinin mimarları bu zatlar(!)

Türk tarihin de görülmemiş bir kepazelik,,,

Efendim,ne ‘hukukmuş ne darbeymiş’…..

Ne peki? Ne?

Dostlar böyle aymazlık olur mu?

Hele oradan kürsüye konuşmak için çıkarılan genç kız ne diyor?‘hepinizi isyana çağırıyorum’ diyor…Filmdeki özgür kızın başına gelenlerden haberi yok tabi,  kız isyanlarda anlayacağınız.

Bir millet kendi devletine karşı ayaklandırılır mı?

Kusura bakmayın ama bu açık ve net olarak bir kalkışma provasıdır.

Evet bende buradan bağımsız yargımıza sesleniyorum bu kepazeliği düzenleyenlere acilen hukukun öngöreceği cezanın verilmesini talep ediyorum…

Aklıma rahmetli Kemal Sunal’ın bir filmi geldi.

Bekçi filminde rahmetli Kemal Sunal, elinde düdük sürekli şunu söylüyordu ‘halkı isyana teşvik ve devletin bekçisine hakaret’ evet bu gün oynanan orta oyunu aynen budur.

Sırf birilerine yalakalık yapmak için memleketin en hassas dengeleriyle oynanmaz ki.

Neymiş efendim milletin iradesiymiş,dostlar illa söyleteceksiniz şimdi şuradan,

Ne iradesi kardeşim,ne?

Milletin sandığa nasıl götürüldüğü, hangi koşullarda oy verdiğini bilmez mi bu zevat?

Kimi kandırıyorsunuz siz?

Seçimden bir gün önce ayakkabının bir tekini,seçimden sonrada diğer tekini vereceğini söyleyen partileri görmedi mi bu halk?

Bu memlekette vekil olmanın bedeli kaç para ?

Parası olanın düdüğü çaldığı bir memlekette,vatandaşlar bu çarpık seçim sistemini değil de neden mazlum ordusunu hedef seçip tavır yapar? 

Ey mazlum milletim bilmez misin tüm bu oyunları?

Sakın halkım, sakın,askerini,hukukunu ve memleketteki kritik dengeleri bozma onlarla oynatma hele de sizleri cansiperane koruyan yiğitlere haksızlık etme..

Bir bilseniz ne dümenler ne dolaplar dönüyor başımızda,ne Bizans oyunları oynanıyor memlekette?

Ve kimlerin peşine takılıp gidiyorsunuz biliniz…

Unutmayın bu tezgah bir tek  katil emperyalistleri,memleketin iç ve dış düşmanlarını sevindirir.

Unutmayın! bu millet sahaya her zaman tam kadro çıktı…

Askeriyle,Polisiyle,Hukukçusuyla velhasıl kelam siz iyi bilirsiniz bu birlikteliği.

Bazı med-ya kuruluşlarının kime hizmetkarlık yaptığını ve kime erketecilik yaptığını bilmeyen yok…

-Düşman dinliyor…!Düşman boş durmuyor tabi ki.

Tüm bu saldırılar soğuk savaşların unsurlarıdır dostlar.

Soğuk savaşta bir ülkenin aklınıza gelecek tüm stratejik unsurları saldırıya maruz bırakılır.

Tabi en başta güvenlik kuvvetleri nasibini alır bu saldırılardan.

Sakın unutmayın ki Malatya olayı tarihi bir milattır.

Sinsi oyunun birinci perdesi açılmıştır Malatya da.

Bu sinsi oyun inanın ta uzaklardan kriptolu,yüksek öncelikli, ‘Top Secret’ kaşeli ve gizli servis harekat planlarından  başka bir şey değildir.

Ama oyunu gördük…Tehlikenin farkındayız.

Tiz elden gardımızı almalıyız tüm milletçe… 

Vesselam
.
.
.
.

.

.

.

.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 


.

.

.