|
Öncelikle tüm Türk ve Müslüman aleminin mübarek
Ramazan-ı Şeriflerini kutlarım.
Son günlerde artan hain terör saldırılarında, vatan için
şehit olan tüm kınalı kuzularımızın mekanları
cennet,efradı aile fertlerine sabır ve başsağlığı
dilerim.
Para ,para, para diye başlayan münafık üçlemeyi hepimiz
biliriz…
Evet…!para, kapital,meta,sıpalı,fülüs,mani,pul,mangır...
Tüm insanların başına bela olmuş küresel Tağut(¹)
Anayı kızından,babayı evladından ayırtabilecek kadar
illet bir varlık…
Çoğu ihanetin en baş tacı gerekçesi çoğu zaman yine
odur…
Sizlere paranın hem de kara olanından ‘karapara’
illetinin küresel serüveninden bahsetmek istiyorum…
Evet, para günümüz ideolojilerinin tüm legal ve illegal
yapılanmaların motor görevini gören olmazsa olmaz haline
dönüşen, yaptırım gücü ve tesir gücü olan en önemli
silahlarından bir tanesidir.
Her şeyden önce Karapara ile kayıt dışı ekonomi arasında
kavram farkını belirtmemiz gerekir, Karaparayı, kayıt
dışı ekonominin bir parçası olarak nitelendirebiliriz,
kayıt dışı ekonominin bir ayağı da karaparadır.
Karapara’nın genel tanımı; yasa dışı yollardan elde
edilen her türlü kazanç olarak tanımlanabilir.
Karapara kavramının ilk defa 1973 Water Gates skandalı
ile kullanılmaya başlandığı bilinmektedir.
Haksız ve gayri kanuni yollardan para yerine geçen her
türlü kıymetli evrakla, mal ve gelirleri veya bir para
biriminden diğer bir para birimine çevrilmesi de dahil,
sözü edilen para, evrak, mal ve gelirlerin birbirine
dönüştürülmesinden elde edilen her türlü menfaat ve
değer anlamına gelen uzun soluklu suç zinciridir.
Şimdilerde küresel sermaye denen ve küresel hedeflere
hizmet eden bu şeytani varlık nerede bir sömürü,nerede
bir zulüm kan ve göz yaşı varsa oradan sebeplenip tüm
insanlığın başına bela olmaktadır.
Karapara zincirinde, bazen açılmamış gonca güller
satılırken haraç mezat otel odalarında,bazen de bir
bedenin esir edilmesinde kullanılan zehir olur.
Bu iğrenç tezgahta canı yanan masum insanların hayata
dair çığlıkları yürek yakıcıdır.
Ama bu çığlıklar boş tabi,mühim olan küresel aktörlerin
kirli savaşı ve aşağılık emelleridir.
Bir de onların küçük uşakları vardır.
Ee tabi büyük ideallerin büyük küresel aktörlerin birer
de minik hizmetkarları olmalıdır.
Dünyadaki tüm terör örgütleri kirli emellerine
ulaşabilmek için büyük miktarlarda para ve lojistik
desteğe ihtiyaç duyarlar.Terör örgütlerinin sözde iğrenç
ideallerini yerine getirebilmeleri için yine bu iğrenç
yöntemlerle sistemlerini ayakta tutmaya çalışırlar.
İşin en garip olan tarafı ise emperyalizm ve
kapitalizmin kıblesi olan Avrupa ve Amerika gibi kan
emeci ‘Wampir’ ülkelerde para ile ilgili suçların yani
ülke içinde kayıt dışı diye de bilinen para trafiği ile
ilgili faaliyet yapanlara çok ağır bedeller
ödetildiğidir.
Öyle ki; AB+D özelliklede Amerika gibi emperyalist ve
vahşi kapitalist para tapınıcısı olan bu ülkelerde
karapara işiyle uğraşanları titizlikle takip edilip en
ağır şekilde cezalandırdıkları bilinmektedir.
Amerika da kara para işi ‘Federal Suç’ kapsamında
değerlendirilmekte ve işe FBI (Federal Soruşturma
Bürosu) bakmaktadır.
FBI nedir ?(Federal Bureau of Investigation ) Amerika
kuruluşu itibariyle ülke içinde olabilecek ve şimdiki
tabiriyle organize suç diye bilinen suçları tasnif
ederek terör,uyuşturucu kaçakçılığı,insan
kaçakçılığı,sahte para ve kalpazanlık gibi birkaç
kişiyle teşekkül olmuş suç şebekelerine karşı tüm ülke
genelinde mücadele etmek için geniş yetkilerle donattığı
silahlı güçtür.
Para tapıcısı olan Amerika ekonomik anlamda tüm para
trafiğini ve bu anlamda işlenmiş olan tüm suçları
federal suç kapsamında tutarak, direkt maliye bakanlığı
ve FBI tarafından sıkı bir şekilde soruşturulmaktadır.
Yani işin özünde tüm sistemi para üzerine kurulu olan
Amerika ve diğer kapitalist ülkeler bir kuruş paranın
bile hesabını sorarak sistemlerini ayakta
tutmaktadırlar.
Para ile ilgili işlenen suçları büyük suç olarak
addedilmiş ve en ağır şekilde cezalar vererek
cezalandırmaktadırlar.
Ancak Amerika dış politikasındaki oynaklık ve diğer
dünya ülkelerine uyguladığı gaddar ve yasal olmayan
kirli para trafiğiyle başı çekerek iki yüzlülüğünü hemen
ortaya koymaktadır..
Ortaya çıkan korkunç rant ile kan emici emperyalist
güçler tarafından çeşitli ülkeler vahşice
sömürülmekte,adeta insanlar kendi paraları ile
birbirlerini öldürtmektedir.
Karapara kaynaklarına uyuşturucu madde kaçakçılığı,sahte
fatura, silah kaçakçılığı,tarihi eser kaçakçılığı,organ
mafyası,sahte ve hileli akaryakıt satışları,beyaz kadın
ticareti ve tüm fuhuş batakhaneleri,kumarhaneler gibi
kara-para kaynaklarını sayabiliriz.
Bu yollarla elde edilen paraların bir ülkenin ekonomik
sistemine entegre edilerek sisteme dahil edilmesi yani
aklanması için yine çeşitli organizasyonlar yapanlarda
ayrıca bir organize suç şebekesi gibi çalışırlar.
Çeşitli kaynaklara göre kara para aklama yöntemlerinden
başlıcaları “Uyuşturucu kaçakçısı 20 bin dolarlık çeki,
herhangi bir kurumda çek tahsildarı olarak çalışan
arkadaşına verir. Bir çek tahsildarının elinde yüksek
miktarda nakit bulundurması hiçte garipsenecek bir durum
olmadığından ve bu kişinin günlük işlemler için sık,sık
bankaya gitmesi gerektiğinden, uyuşturucu tacirinin kara
parası kolaylıkla sisteme dahil olur. Uyuşturucu
kaçakçısı verdiği 20 bin dolar karşılığı 16 bin dolar
alır. Kaçakçıya yapılan ödeme ise çek tahsildarının
sıklıkla kullandığı posta çeki formunda yapılır. 4 bin
dolarlık fazlalık ise çek tahsildarına kalmaktadır. Bu
aşamadan sonra uyuşturucu kaçakçısı, elindeki posta
çeklerini bir kıyı bankasında daha önce açtırdığı hesaba
aktarır. Bu sistem ile 20 milyon dolar bile aklanabilir.
Ancak rakamın fazlalaşması durumunda birden fazla çek
tahsildarının kullanılması yoluna gidilecektir.
Her piyango çekilişi sonrasında ya da lotoda 6 rakamın
tutturulması sonucunda, kara-para aklayıcısı büyük
ikramiyenin kime çıktığını daha önceden öğrenir. O
kişiye çıkan paradan daha fazla bir parayı bilet
sahibine vererek piyango biletini ya da loto kağıdını
ondan satın alır. Sonra bu kazanılan ikramiye parası
daha önceden anlaşılmış olan bir banka müdürü ya da
avukat aracılığı ile tahsil edilir. Böylece kara-para
bir talih kuşu olarak uçar, uçar, uçar ve bankacılık
sektörünün gözü önünde aklanılmış bir hale gelir.
Eski yöntemler diye adlandırılan paravan şirketler
kurmak, sahte ve şişirilmiş faturalar kullanmak, yabancı
ülkelerde bloke edilen parayı teminat olarak göstererek
yerel bankadan kredi almak, kumarhane işletmek, at
yarışı gibi bahis işletmeleri açmak, vergi cenneti olan
ülkelerden alınan kredi kartlarını kullanmak, nakit para
ile büyük bina, malikane, turizm tesisi vb satın
alımları yapmak, kıymetli tablo ve sanat eserlerini
satın almak ve hediye etmek, kazanılan kara-paranın
yurtdışına doğrudan kaçırılması, kara-parayı hisse
senedi ve tahvil gibi kıymetli evraka dönüştürmek,
serbest bölgelerdeki aşırı liberal bankacılık
hizmetlerinden yararlanmak, turizm şirketleri kurup
seyahat çekleriyle para transferi yapmak, nakit para ile
taşınmazlar dışında büyük satın alımlar yapmak gibi
uygulamalar Internet ve sanal ortamın kullanılmasından
önceki döneme ait yöntemlerdir. Borsadaki aracı
kurumların % 20'ye yakınının içeriden kara-para aklamak
isteyenlerle organik ve inorganik ilişki içinde
bulunduğu iddiası da sıklıkla söylenilmektedir.”(²)
Uzun yıllardır memleketin kanını sömüren ve binlerce
vatandaşımızın canına mal olan PKK terör örgütü de
karapara trafiğine hizmetkarlık,örgütü ayakta tutabilmek
adına tüm illegal gelir kaynaklarını sınırsızca
kullandığı bilinmektedir.
Örgüt asıl çirkin yüzünü, Kürtçülük,bağımsızlık,özgürlük
teraneleriyle kapatmaya çalışırken dağdaki
militanlarının sırtından sırıtan ‘eroin torbaları’
aslında bu ve buna benzer örgütlerin kime ve neye hizmet
ettiklerinin birer kanıtıdır.
İşi iyece arsızlık ve namussuzluğa vuran örgüt üyeleri
artık metropollerde beyaz kadın ticareti,organ
mafyası,sebze meyve depolarında haraç,mazot ve benzin
kaçakçılığı,sigara ve çay kaçakçılığı,emlak mafyası ve
arazi kapatma gibi daha yüzlerce kalem işlerde milletin
kanını emmeye devam etmektedir.
Terör örgütleri ve çıkar amaçlı çetelerin en büyük
sığınağı da maalesef mevcut yasal boşluklar ve paranın
teknik olarak iyi takip edilememesi,bu alanda ciddi
anlamda takibat yapacak uzman ekiplerin oluşturulamaması
gelmektedir.
İllegal yapılanma olan her yerde,buna paralel illegal
rant ve parada olmak zorundadır.
Tüm para muslukları kesilmiş,rant kaynakları yok edilmiş
bir terör örgütünün varlığını devam ettirme şansı
sıfırdır.
Unutulmaması gereken en önemli unsurlardan biriside
terörle mücadele konusunda ilk mücadele verilmesi
gereken noktanın bu para vanalarının kapatılmasıdır.
Bu anlamda dağdaki anarşist ile yapılacak askeri
mücadeleden çok çok önemli olan para kaynaklarının
kurutulmasıdır.
İste tam bu noktada yüklü miktarda para sahibi olanlara
birileri çıkıp ‘nereden buldun’ demiyorsa ve üzerine
gitmiyorsa vay halimize.
Ee peki ne yapacağız?
Ayşe teyzeye mi sorsak acaba?
Meseleyi cırtsız halletmenin sırrını belki de o bizlere
söyleyecektir…
Hayırlı ve helal kazançlar dileğiyle.
Vesselam…
(¹)Tağut; arapça bir kelime olup “tağa” (haddini aştı)
kökünden türemiştir ve “haddini aşan mahluk” demektir.
(²)wikipedia.org
|