|
Yüzyıllardır süregelen benlik duygusuna kapılan
MUSEVİ dininin din adamları HAHAMlar, Hz..
Musa’dan sonra, Tevrat kaynaklı olduğunu iddia
ettikleri, kendilerinin tahrif ederek kendi
düşüncelerini ve sentezlerini aktardıkları, hatta ileri
giderek her topluluğun kendi Tevratlarını yazmalarıdır.
+++++++
İnsan yazması olduğu için, günümüzdeki Tevrat’ta, Yahudi
ırkının yeryüzünde en üstün varlık olduklarını her
fırsatta dile getirmektdirler.
Yahudi katliamlarını hepiniz mutlaka nefretle
hatırlayacaksınız, Yahudi inancında yer alan diğer
saçmalıklar çok uzun olduğundan sayamıyorum.
+++++++
İşte bu Yahudiler, tahrifatın başladığı,
tanrıtanımazlığın başladığı, gerçek Allah inancını
taşıyan, Allah’ın bozgunculuk yapan insanlara gönderdiği
yeni dini olan Hristiyanlığın gelmesiyle, kendi
kabuklarına çekildiler. Kandırılmış halklarıyla beraber
Asıl gayeleri olan tahrif edilmiş Tevrat’ı da kendi
amaçları doğrultusunda kullanarak,
“YERYÜZÜ HAKİMİ”
olma çabalarıyla baş başa kaldılar. Yüzyıllar boyunca
sessizce yeryüzüne yayıldılar adeta bir
“KENE” gibi.
(keneleri ayrıca kaleme alacağız.)
Yeryüzünün değişik noktalarına yayılan
“KENE’ler-YAHUDİLER”,
amaçlarını gerçekleştirmek için giriştikleri projede, en
çok biz Türkler ile uğraştılar. Çünkü, Arz-ı Mev’ud
Büyük Ortadoğu Projesi, kutsal topraklar – vaat edilmiş
topraklar, Yahudiler için zamanla kutsal sayılan
bölgeler, kısacası Türk’ün elinde olan varlıklar için, o
kadar sistemli çalıştılar ki, bütün insanlık bilerek ya
da bilmeyerek, günümüzde onlara hizmet etmektedirler.
MASONLAR GİZLİ OLARAK SEMBOLLERLE ANLAŞIRLAR
Azınlık oldukları için kendi öğretilerini koruma amaçlı
olarak, yeryüzünden silinme korkuları Masonları değişik
fikirlere yönlendirmiştir. Birbirlerini tanımak için
geliştirdikleri gizli toplantılar, semboller, şekiller,
nesneler, vb. Semboller, sır ve gizlilik konusunda son
derece titiz olan masonlar için büyük önem taşır. Çünkü
dışarıdan bakıldığında belirli bir mana taşımayan birçok
sembol, Masonlar için çok şey ifade edebilmektedir. Bu
sayede kendi aralarında rahatlıkla anlaşabilmekte ancak
harici olanlara (mason olmayanlara) da fark
edilmemektedirler. Gizli bir örgüt olan masonluk,
sembollerle Yahudi Mistizmi olan Kabalist yapıyı devam
ettirmektedirler.
Hitler, Mao, Mussolini, Lincoln, Colomb, 5. Murat ve
günümüzde devlet yönetimlerine İlluminati (dünya
hakimleri örgütü) tarafından getirilen dikdatörler
diyemeyeceğim, katil kuklalar mevcuttur. Yahudilerin tüm
dünyada bu şekilcilikle bu teşkilatlara sızarak
“ŞALOM” diyerek
birbirlerini selamlamasına gerek kalmadan işgal altına
almaktadırlar.
Örnek olarak HİTLER’in,
İsrail devletinin kuruluşunda gerekli olan Yahudi
nüfusunun artması için, Yahudilerin bazılarını,
Almanya’dan İsrail’e göndermesindeki büyük gayreti gibi.
İsrail’e gitmek istemeyen, zorluk çıkaran Yahudileri
toplayıp gaz odalarında canlı canlı yakan Yahudi kuklası
HİTLER.
+++++++
Ülkemizde masonlar olarak faaliyet göstermektedirler.
Osmanlı döneminde daha rahat yaşayan Masonlar, Sultan 1.
Mahmut 1720’li yıllarda bir fermanla
“Mason Localarını”
yasakladı. 3. Selim (1789-1807) döneminde ise Fransa ile
artan yakın ilişkiler,
“Mason Localarının” yeniden faaliyete
geçmesinde etkili olarak cumhuriyetin kuruluşuna kadar
faaliyet gösterdiler ve etkili de oldular. Masonlar,
1935 yılında da Cumhurbaşkanlığı konutu olarak
kullanılan Çankaya Köşkü'nü kovularak terk etmişlerdi.
Mason Localarının kapatılmak istenmesi üzerine Atatürk'ü
ikna etmek için 11 Ocak 1935 tarihinde Cumhurbaşkanlığı
konutuna çıkan Mason heyeti, Atatürk'ün büyük tepkisiyle
karşılaşmıştı. Dönemin Van Milletvekili İbrahim Arvasi
anılarında bu tarihi gerçeği şu şekilde anlatıyor:
'Masonların Büyük Üstadı
MİM KEMAL, Reis-i Cumhur'a hitaben:
"Efendimiz biz zaten maiyet-i
devletindeyiz fakat siz Meşrik-i Azam'ımız olursanız,
bir pervane gibi etrafınızda dönüp dolaşırız demiş.
Reis-i Cumhur da; peki bir şey soracağım, bana cevap
veriniz de sonra... Siz Avrupa'da hangi locaya
bağlısınız ve mektebinizin ismi nedir?" diye
sormuş.
Mason Üstadı Mim Kemal
"Biz Cenova'ya tabiyiz ve Reisimiz Barca Mişon'dur"
diye cevap verince küplere binen MUSTAFA KEMAL
PAŞA, "Haydi defolun
buradan, cehennem olun gidin. Yahudi uşakları! Benim
milletim bana kahraman sıfatı verdi. Ben sizin gibi bir
çift Yahudi'ye uşak mı olacağım? Bu gece sabaha kadar
Türkiye'deki bütün locaları kapatmadığınız takdirde,
yarın teşkil edeceğim Divan ı Harb-i Örfi'ye hepinizi
verir ve astırırım. Haydi defolun karşımdan"
diyerek masonları kovdu. Mason Localarının
kapatılması görevini de yine üst düzey bir
MASON olan dönemin
içi işleri bakanı Şükrü KAYA’ya
vermiştir. Sistem gereği, onların sadık hizmetçileri her
devirde ve her ülkede olmak zorundadır. (CANDAN
İbrahim) Seni Anlasaydık Bu Hale Gelmezdik, S. 152,
Akasya Kiatap Yayınları, Ankara.
 Gaz
odalarında yakılmak üzere toplama kamplarında tutuklu
bulunan Yahudilere verilen mavi beyaz pijama. Bir
zamanlar ülkemizde damatlara alınan, mavi beyaz dik
çizgili pijama, Levent Kırca’nın tiyatrolarına da konu
olan ve son olarak Avrupa yakasında oynayan GAFFUR’un
giydiği pijamaya ne kadar benziyor.Kökü dışarıda
olan çürümeye yüz tutmuş bu örgütler artık
gizlenmiyorlar. Günümüzde bu sembol ve şekilleri her
yerde görmemiz mümkündür. Hangi kuruma, kuruluşa,
holdinge baksanız, gazeteye, dergiye, siyasi partiye,
kulüpler, dernekler, araba firmaları, neredeyse gıda
üreten bütün firmalar, holding patronumuz Rahmi
Koç’ta Masonlukta yükselişini ataları Tapınak
Şövalyelerine dayanan Bernard Nahum ile BEKO ortaklığını
kurmasını borçludur Bernard+Koç=BEKO.
Bu Yahudiler, zamanla aralarında bölünmeler gösterip,
Sabatayist, Rotaryen, Mason,
Tapınak Şovalyeleri vb. (daha sonraki
yazılarda yeri geldikçe yazılacaktır.), farklı şekilde
bütün kurumlara, devletin her türlü yönetimlerine, para
havuzlarının başlarına, giyim markalarına, siyasi
partilerden, İslam’ın içine kadar yayılmışlar, örnek
olarak ülkemizdeki basın kuruluşları, buralardan
beslenen gazeteciler ve bütün insani değerleri adeta
bir kene gibi emip durmaktadırlar. Bütün dünya
ülkelerinde bu sistem bu şekildedir. Kemiksizler,
S.220, (DELİ Ogün) Akasya Kitap Yayınları, Ankara.
Ülkemizde her alanda faaliyet gösteren bu kökü dışarıda
olan Masonlar, ATATÜRK’ün 1935’teki emri ile
kapatılan Mason Locaları İsmet İNÖNÜ Reis-i Cumhurluğu
döneminde 5 Şubat 1948 tarihinde
“TÜRKİYE MASON DERNEĞİ”
adı ile tekrar faaliyete geçmiştir. Halkevlerine
devredilen bütün mal varlıklarını tekrar aldılar.Ülkemizde
her dönem yaşanan hükümet seçimlerimizde büyük rol
oynayan MASON’lardır.
Siyasi partilere sızıp milletvekili satın alıp yönetimde
söz sahibi olmaya başladılar. Mason locaları kendilerine
itaat eden, Yahudiliğe biat eden kişiler yetiştirerek
ABD’ye okumaya gönderilip keşfedilmeye başlandıklarında
ülkelerine adeta bir kurtarıcı olara gönderilir.
(Kemal Derviş) yüce halkımız da sevinir büyük
TÜRK geldi, bizi emperyalizmden, kapitalizmden,
komünizmde, IMF’den kurtaracak diye sevinir durur.
Günümüzde AKP’nin nasıl iktidar olduğunu - yapıldığını,
sözde, İslam’ın kalesi olan AKP’nin nasıl bir Siyasi
Parti olduğunu, kimlere hizmet ettiğini, hizmet etmek
zorunda kaldıklarını yorumsuz görsel olarak
inceleyeceğiz.
   
http://www.turkegitimsen.org.tr/modules.php?name=News&file=article&sid=400
Erzurum Milletvekilinin, Yahudilerin
“ŞALOM”
gazetesinde“Museviler
insanlığın onurudur” dediği röportaj. 18/09/2004
saat : 07:01---(Şalom Gazetesi)
   T.C.
Başbakanına takılan, Yahudi üstün hizmet ödülü...
AKP’nin logosu, ne kadar da özgürlük heykeline
benziyor. AKP merkez binası ve dünya Yahudi
örgütünü bulunduğu özgürlük heykelinin kaidesi,
Yedi kollu şamdan ve AKP merkez binasının
pencereleri sağ taraftan ve sol tarafta yedi adet
penceresi.
Şimdiki Amerika’nın uygulamaya çalıştığı “Büyük
Ortadoğu Projesi” de aynı projedir. İblislerden
oluşan ve şeytana tapan sapık topluluğun amacı tek din,
tek dil, tek bayrak esasına dayalı, sınırların
kaldırıldığı, tek düzeyli dünya krallığına, kısaca
yeryüzü hakimi olmak, tüm dünyaya sahip olmak. Dünyada,
Yahudi ırkından daha gizemli, daha ilginç daha ölümcül
bir ırk yoktur.
Hangi taşı kaldırsanız altından mutlaka bir
YAHUDİ çıkacaktır.
|