.

 

.

.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.

 

 Güzellik gelip geçer
.

Önceki gün  3 çocuk annesi bir bayan aradı. Eşi “Artık sen çok değiştin, benim evlendiğim kadın değilsin.hem de çok kilolsun. Ya yaptıklarıma göz yumarsın ya da çeker gidersin.” demiş.

 

Bu hanımefendi’ye kaç yıllık evli olduğunu sordum. Siz ne düşünüyorsunuz?” diye sordum. “15 yıllık evliyim. Bir kuruş birikimim yok. Çocuklar okuyor. Ailem yardım etmez. Gururum çok incindi. Ama ne yapacağımı bilemiyorum.” dedi.

 

Bir anne düşünün ki 3 çocuk doğurmuş, gecesini gündüzünü eşine çocuklarına adamış. Ekonomik durumunu düzelten eşi “Ya seni aldatmama göz yumarsın ya da çeker gidersin.” diyebiliyor.

 

Bu kadının ekonomik  bağımsızlığı olsa bir gün dahi kalmaz. Ama ne yapsın ki tüm hakaretlere, küçük düşürücü davranışlara rağmen kapıyı çekip çıkamıyor.

 

Bir insanın isitisnalar dışında 15 yıl boyunca aynı kalması olanaksız. Elbette değişir. Asıl burada sorgulanması gereken bir insanın evlilikte ne araması gerektiğidir.

 

Geçen yıl da bir kadına “kilolusun” diye eşi tarafından boşanma davası açılmıştı

 

Ancak asıl beni üzen, insanların yıllarca aynı hayatı paylaştığı eşlerinden sadece fiziksel görünüm nedeniyle boşanmaya kalkmaları...

 

Bu tür olayların mağdurları genellikle kadınlar. Ben, 'eşim kilolu' diye boşanma davası açmayı düşünen hiçbir kadın görmedim. Erkeğin kilolu olması fazla konuşulmuyor.
 

Özellikle kadınlar açısından fiziksel görünüm çok önemseniyor. Kafalarda bir güzellik anlayışı var. Bazen  birkaç kilo fazlası olan bir kadın bunu bir estetik sorun gibi görebiliyor.

 

Ya da eşi bunu sorun yapıyor. Fazla kiloları bir sağlık sorunu olarak görenlere hiçbir diyeceğim yok. Doğru bir beslenmeyle veya uzman yardımıyla bu sorun aşılabilir.

 

Her şey sadece görünümden mi ibaret? Ruh güzelliği, iç huzur ne olacak? Mutluluk sadece fiziksel görünümle nasıl sağlanabilir?
.
.
.
.

.

.

.

.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

.

.