|
Kadınların en büyük sorunlarından birisi kadına yönelik
tacizdir.
Kadın
ne yazık ki sokakta, parkta bahçede veya işyerinde
tacize uğrayabiliyor.
Tacize
uğrayan kadının psikolojisi son derece olumsuz
etkileniyor.Daha da kötüsü kadın tacize uğradığında
çoğu kez bunu yargıya yansıtmıyor.Çünkü toplumun
önyargıları nedeniyle çekiniyor.
Bu
nedenle kadın istediği saatte sokağa çıkamıyor. Üzerine
giyeceği giysiyi dahi bu korku belirliyor. Bence
suçların en önemlilerinden birisi bu şekilde insanın
kişilik haklarına yönelik suçlardır.
Ne
yapıp yapıp bu sorunu çözmek zorundayız.
Cinsel
taciz yaşayan kadının, bir de “Neden böyle giyindin? O
caddede gece yarısı ne işin vardı?” gibi yanlış
değerlendirmelerle suçlanması daha da üzücü. Üstelik bu
suçlamaların kadınlar tarafından yapılması daha da
üzücü...
Bu
nedenle tacize ilişkin suçların cezaları mutlaka daha da
arttırılmalı.
Yeni
TCK’da cinsel taciz ayrı bir suç olarak tanımlandı. Bu
suçlar için öngörülen ceza 3 aydan 2 seneye kadar
hapis...İşveren veya yönetici tarafından taciz suçu
işlenirse ceza 6 aydan 3 seneye çıkıyor.
Bu tür
davaların en zor yanı davayı ispat etmek. Bu nedenle
ispat yükünün tacizde bulunan tarafa yüklenmesinde yarar
var.
Ayrıca bir kadının yaşamını altüst eden bir eylemin
suçlusu birkaç yatıp çıkamamalı... Daha da önemlisi
toplumsal önyargıların kırılması...
Bu
konuda en önemli görev sivil toplum kuruluşlarına
düşüyor. Tacize uğrayan kadının arkasında sivil toplum
kuruluşlarının desteği olursa kadın şikayet hakkını daha
rahat kullanır. Böylece bu suçu işleyenlerin yaptıkları
yanlarına kar kalmaz.
Cengiz Hortoğlu
|