.

 

.

.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.

 

 TRAFİK KAZALARI NASIL ÖNLENİR
.

Her gün trafik kazası haberleriyle irkiliyoruz. Her kazanın bir acı öyküsü var.
                Al yanakları, kıvır kıvır saçları, kapkara gözleri vardı Y'nin. Gülümsemesi hiç eksilmezdi yüzünden, bahçeye çıkıp oynamak istedi arkadaşlarıyla...

Dev cüssesi ile canavar... Bir dokunuşta kelebek gibi attı onu yolun kenarına...

Anne yüreği bu, dayanır mı? Yüreğinde duydu, cam kırığı sızısı acıyı... Attı kendini sokağa ne oldu diye? Birden kızının kıvırcık saçlarına kan bulaştığını gördü Oysa o saçlara tarakla bile dokunamazdı.

Baba da yeni dönmüştü işten... O sevmeye kıyamadığı biricik kızını kanlar içinde görünce inanamadı... Kucakladılar küçük yavruyu doğru hastaneye... Yolda durmadan konuştu; 'Anne bebeğimi aldın mı? Elimden düşürmüşüm. Biliyorsun en sevdiğim bebeğimdi o benim. Ona bir şey olmaz değil mi?'...
Gereken her türlü müdahale yapıldı. Aradan dört-beş saat geçtikten sonra; ' Anne üşüyorum,' dedi küçük kız. Anne ve babasının çığlıkları duyuldu hastanenin bir ucundan... Doktorlar geldiler... Ama çaresiz...

Yüzü hiç değişmemişti. Demek ki çocuklar böyle ölüyordu. Yanakları halen al aldı. Gözleri açıktı. Üzüntü sözcüğü anlamını yitirmişti kaybedilenin yanında...Hep sorardı annesine, 'Anne yıldızlar gökyüzünde nasıl kayar?' diye.

İşte böyle kaymıştı bir yıldız avuçlarından...

                Trafik kazası sonucu yakınlarını kaybedenler veya tüm yaşamını yaşadığı bir trafik kazasının izlerini üzerinde taşıyarak yaşayanlar bu acıyı iyi bilir.
                Türkiye'de kazalar diğer birçok ülkeye göre neden çok daha fazla?
Benim bir önerim olacak; bir yasal düzenleme yapılsa, Sanıklara,  Trafik kazasında yaralanan kişilerin ameliyatını izleme cezası verilse acaba sanık bir daha slalom yapar mı? hızlı arabakullanır mı?
                Sadece kaza yapanlara değil trafikte hata yapanlara da böyle cezalar verilse ayrıca kazada yaralananların çektikleri acılar izletilse kazaların önlemesine yararı olur mu? diye düşünüyorum.

Cengiz Hortoğlu
.

.
.
.

.

.

.

.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

.

.