|
|
|
Boşanırken
çocuklarınızı düşünün |
Önceki gün “İnci Ertuğrul Sizin Sesiniz” Programına
katılan bir annenin gözyaşları yüreğimizi dağladı.
Kadının iki çocuğu var ve onlarla görüşemiyor. Eşinin
işleri bozuluyor ve borçlarını ödeyemez hale geliyorlar.
Kirayı da ödeyemeyince evden kovuluyorlar. Mecburen
kayınpederinin evine sığınıyorlar. Kayınpeder “Ben
oğlumu ve torunlarımı eve alırım ama gelini almam” deyip
genç kadını evden kovuyor. Kadın, mecburen annesinin
babasının yanına sığınıyor. Eşi hiçbir tepki veremiyor.
“Eşimi kabul etmiyorsanız ben de giderim.” diyemiyor.
Arkasından da kadına boşanma davası açıyor. Kadın son
bir umut “İnci ertuğrul Sizin Sesiniz” Programına konuk
oldu.
Boşanma davası açanlar veya ayrı yaşayanlar şunu
unutmasınlar ki çocukların hem anneye hem babaya
ihtiyacı var. Siz aranızdaki sorunları onlara yansıtmaz,
eşinizle görüşmesini engellemezseniz, onlara en büyük
armağanı vermiş olursunuz. Çünkü çocukların en çok
ihtiyaç duydukları anne ve baba sevgisidir. Bu sevginin
yerini hiç bir şey alamaz.
Bu nedenle eşler boşanırken çocuklarını düşünmeliler.
Aranızda ne olursa olsun; o çocuğun her ikinizin çouğu
olduğunu unutmayın. Diğer ebeveynden çocuğunuzu mahrum
bırakırsanız asıl çocuğunuza zarar verirsiniz.Bu durum
çocuğunuzun hem başarısını hem de mutluluğunu engeller.
Türk Ceza Kanununda bu konuda çok önemli bir de madde
var.
Türk Ceza Kanununun 234. maddesi aynen şöyle; (1)
Velayet yetkisi elinden alınmış olan ana veya babanın ya
da üçüncü derece dahil kan hısmının, onaltı yaşını
bitirmemiş bir çocuğu veli, vasi veya bakım ve gözetimi
altında bulunan kimsenin yanından cebir veya tehdit
kullanmaksızın kaçırması veya alıkoyması hâlinde, üç
aydan bir yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(2) Fiil cebir veya tehdit kullanılarak işlenmiş ya da
çocuk henüz oniki yaşını bitirmemiş ise ceza bir katı
oranında artırılır.”
Umarım hiç kimse çocuğunu görmek için eşini şikayet
etmek zorunda kalmaz.Ama mecabur kalırsa da cezalar
ağır.
Çocuklar geleceğimizdir.
Cengiz hortoğlu
|
|
|
|
|
|