.

 

.

.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.

 

 SEVGİNİN VE MORALİN GÜCÜ
.

Önceki gün bir arkadaşıma geçmiş olsun ziyaretin gittim. Gördüklerim karşısında hayretler içinde kaldım. Arkadaşım bundan 6 ay kadar önce eşiyle birlikte  çok büyük bir trafik kazası geçirmişti.. Arabası paramparça olmuştu. 

Kazadan kurtulmaları tam bir mucizeydi. Kendisi hafif yaralıydı ama eşi ağır yaralanmıştı. Hastaneye ziyarete gittiğimizde  özellikle eşinin durumundan çok kaygı duyduk.

Doktor “İyileşebileceğini ancak omurilikteki proplem nedeniyle ayağa kalkmasının çok zor olduğunu, ” söylemiş.  Defalarca ameliyat oldu.  Ancak yatağa bağımlıydı ve  bir türlü ayağa kalkamıyordu.

Arkadaşım ve çocukları eşinin başından bir an olsun ayrılmadı. İşe de gitmedi. Önceki gün “ geçmiş olsun dileklerimizi tekrar iletmek için evlerine ziyarete gittik.  Kapıyı bize arkadaşımın eşi açınca, eşim de ben de şok olduk. Bir mucize gerçekleşmiş ve arkadaşımın eşi ayağa kalkıp yürümeyi başarmıştı.

O akşam uzun uzun moral ve sevginin gücü üzerine konuştuk. Yengeye” ayağa kalkıp yürümeyi nasıl başardığını?” sordum.

Öncelikle iyi bir tedavinin çok önemli olduğunu anlattı. Ayrıca dostların arayıp, ziyaret etmesinin, özellikle eşinin ve çocuklarının büyük sevgisinin çok etkili olduğunu söyledi. Ailesi bir an olsun yalnız bırakmamıştı. Sabahlara kadar başucunda beklemişlerdi.

Ama çok önemli bir etken daha vardı ki onun “ ayağa kalkacağına olan inancıydı. Yani moral gücüydü. Ayağa kalkıp yürümeyi başaracağına inanıyordu. Nitekim başardı.

Ben de moral ve sevgi gücünün önemine inananlardanım. Mucizelere inanırım.  Her günün yeni bir mucize olduğunu biliyorum.
.

.
.
.

.

.

.

.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

.

.