|
APO’YA İMRALIDA ,1000 KİŞİ BAKIYOR!
Vatan gazetesi pazartesi baş sayfada
yer vermiş Apo’ya 1999 şubat ayında İmralı cezaevine
konulan Apo neredeyse 10.yılını kutlayacak ve bakın kaç
kişi bu adama servis veriyormuş, 1000 kişi! Niye?
Güvenlik, sağlık, yeme içme vs. Bu 1000 kişinin
maaşlarını kim ödüyor?
Sen ben vergiler vs. Yazık ya bize,
ne mecburiyetimiz var bu adamı haybeye beslemeye, bu
adamın sırtından para kazanmak lazım, hiç olmazsa kendi
masraflarını çıkartsın .
O tarihte ben yine Bodrum Yarımada
gazetesinde yazıyordum, aklıma geldi arşivden buldum,
bakın o zaman çok parlak bir fikrim varmış ama kimse
kulak asmamış, şimdi yeniden gündeme getiriyorum.
9. Nisan. 1999 Cuma Yarımada:
Şu Apo’yu ne yapmalı,altın kafese
koymalı,
Bodrum’un turizm sektörü ancak böyle
kurtulur..!
“Gözden uzak olan gönülden de ırak
olur” derler. Çok doğrudur bu sözler. Şu bizim Apo'yu da
aldılar, götürüp İmralı'ya koydular, koydular da bu adam
burada yargılanmayı bekleye dursun çok yakında
gündemden düşer.
Biz Türkler çok da unutkanızdır, her
şeyi hemen unutur gideriz.
Oysa Apo için daha güzel projeler
yapılmalıydı. Meselâ Bodrum'da şu günlerde turizme
yönelik çalışan tüm müesseseler bir panik yaşıyor.
Otellerdeki rezervasyonlar iptal
edildi-edilecek; sebep APO!
Oysa şu Apo'yu alsak, bizim
Karaada'ya koysak, Ilıca mevkiinde güzel bir bina yapsak
diyorum, 3 tarafı duvar ön cephe tamamen cam olacak,
yaklaşık 150m2'Iik bir suit yapsak, duvarlar hafif
romantik bir şampanya pembesi, fonda kalın kadife
perdelerle örtülmüş bir duvar, önüne Luikens sitili bir
dublebed( geniş yatak) kenarlarında tepeye doğru
yükselen ahşap bir kafes ve kafes üstünde yatağın üç
tarafından sarkan bir ipek cibinlik..
Kenarlardan saten kurdeleyle
dikmelere bağlanmış olacak. Duvarlarda hoş yağlıboya
tablolar, arkada yine klasik bir yemek masası, iki
tarafında iki kollu şamdanlar, iki başında 2 sandalye
arkasında aynı şıklıkta ve stilde bir büfe, üste
şampanya kovası ve bardaklar, alta içki dolabı(içi boş)
görüntü olsun, yan tarafta iyi bir müzik seti. Bu da
göstermelik aslında, müzik yayını bir yerden kumanda
edilecek.
Çünkü bu atmosfere Apo'nun kendi
çalacağı müzik uymayabilir. 24 saat klasik müzik olmalı
belki düzelir ruhu.Yerler tamamen halı, iyi bir
havalandırma ve klimalı bir ısıtma, full aksesuar beş
yıldızlı otel suiti tamam mı?
Decor işini tamamladık. Şimdi Apo'yu
alıp getirip buraya yerleştiriyoruz. Karaada-Bodrum
arası dolmuş tekneleri günlük seferler yapmaya
başlayacak. Bak şu işe, tekneler para kazanacak. Basın
bunu duyunca kıyamet kopacak, Turist gani gelecek, tüm
dünya Bodrum'a akacak, herkes Apo'yu görmeye gelecek.
Türkiye'nin dört bir yerinden cebine
parayı koyan koşup gelecek, "şu Apo'yu bir yakından
görelim" diye. İşe bak işe. Oteller dolup taşacak,
restaurantlar, dönerciler bayram edecek barlar adam
almıyacak diskolar tıklım tıkabasa işte sana turizm
patlaması!.
Nasıl proje ama? Şahane değil mi?
. Böyle bir projeye devletimizin
sahip çıkacağına canı gönülden inanıyorum. Itiraz etmek
için hiçbir neden yok. Güvenlikse, İmralı' da ne
yapıyorlarsa burada da yapabilirler.
"Canım olur mu öyle şey" demeyin, bu
adam bir cani, vatan haini, bebek katili, bölücü,
sürücü, görücü gibi laflarla Apo'yu bir yerlere
koyamazsınız.
Oysa bu projede bir tek tabelayla
Apo'yu hakettiği namıyla tüm dünyaya lanse etmek
mümkündür.
Bu Şöyle oluyor. Bu güzel konforlu
suitin hemen yanında bir tabela koyuyoruz ve üstüne
şöyle yazıyoruz "Tükürmek ve Fıstık atmak yasaktır."
Böylece Avrupa insan Hakları
Komisyonuna karşı gardımızı alıyoruz .
Ne diyebilir ki bize? Nasıl bir suçlama getirebilir?
Konfor şahane, bakım mükemmel,güvenlik alâ daha iyisi
Amerika'da kaymaklı baklava! |