.

 

.

.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.

 

.

Bazı isimlere baktım ve orada ne aradıklarına anlam veremedim. Sonra bu kadar anlamsız düşündüğüm için kendime sinirlendim. Bu ülkede tanınır olmanın ve para kazanmanın yolu işini düzgün ve doğru yapmaktan ve eğitimini almış olmaktan geçmiyor ki…

 

Özellikle son günlerde…Biraz önce kızdığım kişilere hak verdim.Mesela Güler Kazmacı.Bugün Türkiye’nin gelmiş geçmiş en iyi sunucularından biri.Onun kadar Türkçeyi doğru ve yerinde kullanan kaç kişi var söyler misiniz bana?

 

Bugün Güler Kazmacı nerede peki?Nerdeyse hepimiz onun başarılı sunuculuğunu unuttuk.Ekran Türkçe konuşmaktan aciz,cahil,ne olduğu belirsiz,eğitimleri ilkokul ve lise arasına sıkışıp kalmış,ritm duygusundan son derece uzak göbek atmayı daha doğrusu omuz ve popo sallamayı beceri sananlarla dolu.

 

O zaman Güler Kazmacı’ya kızmaya hiç hakkım yok,çünkü bazı insanlara kaliteyi hatırlatabilmek için yol buradan geçiyorsa göstermek gerekiyor. Bu insanların arasında en azından ayakta kalabilmeyi başarmak gerekiyor,belki birileri utanır diye.

 

Zaten uzun zamandır bende web sayfamdaki kendimi tanıtan biyografi denilen garip bölümümü değiştirmek istiyorum. Hayatımı ne kadar çok gereksiz şeyle harcamışım ona karar verdim. Bakıyorum bir çok okula gitmişim, diller öğrenmişim,kitaplar yazmışım falan filan…

 

Bir sürü gereksiz işle uğraşmışım.{Biyografime bakmak için son hafta…Bu hafta sıkı çalışıp yeni biyografimi oluşturabilirim.Ya da  ARŞİVİMDE ağıma takılanlara göz atabilirim.Neler çıkacaktır kimbilir,belki bir işime yarar.Bana referans verirler mi acaba?}

 

Şimdi mesela geçmişe dönmek için bir makine olsaydı ne yapardım? TV de bir yarışmaya katılır ne kadar aptal ve cahil olduğumu gösterir, bir TV programını kapardım yada bir dizide filan oynardım.{Bu arada sakın ola ki gerçekten bu işi doğru yapanlar alınmasın, onlar kendilerini biliyor, onlara bir şey söylersem çarpılırım zaten…}

 

Bu arada VERECEĞİM adamları{ki en doğru sözcük bu gibi geliyor} ince eleyip sık dokuyarak seçerdim. Ayrıca bir sonraki seçimlerimde de   kişilerin birbirleriyle sıkı dost olmalarına yada en azından aynı kulvarlarda koşmalarına dikkat ederdim, çünkü böyle olunca değer daha çok artıyor,bilmem kimin götürdüğünü götürebilmek daha da fiat arttırıyor.

 

{Böylece her kadında olan şeyin nedense bu durumda daha çok değer kazandığını görüyoruz ki bunu da yıllardır anlamış değilim. }

 

Otel odasına parayla gittiğimi, yada bilmem ne ağanın veya mafyadan birinin sevgilisi olduğumu veya TV kurumundaki üst düzey birinin metresi olup kocamı   yıllarca aldattığımı unuturdum.

 

Yada çekilen dizi boyunca yapımcıyla beraber olup yine kocamı veya sevgilimi aldatarak başrolümü sürdürür, sonra yeni bir televizyoncunun kollarına başıma gelenleri unutup ACI çekmemek için kendimi atar,bu arada fotoğrafını çektirdiğim dergiye kapak olamayacağımı öğrenince diğer sevgilime yayın yönetmenini aratıp ‘’her şeyin bedeli vardır sen kapak yap’’ dedirtirdim.

 

Ya da bugüne kadar beraber olduğum adamlar önemli bir makama geldiyse onları zor durumda bırakmamak için, makamlarına gitmemek yerine aksine gider, oturur kahvelerini içer ‘’hadi bakalım marifetlerinizi  görelim,şunları şunları hatırlıyor musun ‘’ derdim.

 

Hayatın çiçekler,böcekler ve güzel yaşam üstüne kurulduğunu,pozitif bakmanın mutluluğunu anlatır ,bu arada gereken yerdeki eski sevgilimi kullanır,otellerde kendi cinsimden olan sevgilimle değişik fanteziler denerdim.,

 

Yayınlara çıkıp başıma gelen her türlü kötü olayı son derece güzel bir olay olmuş gibi taciz ve tecavüzler dahil ballandıra ballandıra anlatır, isim vermeden ima eder gazetelerin birinci sayfasında yer bulurdum.

 

Her şeyden önemlisi tam bir HANÜMEFENDÜ olur, ekranlarda seyirciyle beraber sürekli gözyaşlarına boğulurdum.

 

Neyse kısmet böyleymiş, bizim de doğru yolu bulamayıp kendimizi eğitmeye çalışmak gibi bir beceriksizliğimiz var. Ne yapalım meşhur türkü sözünde olduğu gibi ‘’BU DA GELİR BU DA GEÇER, AĞLAMA…’’

 

Önemli NOT: Bir iki hafta içinde yeni biyografimi hazırlıyorum, merak edenlere duyurulur. Bakalım ne kadar ÖNEMLİ yeteneklere sahipmişim.

 

Bu yazıdan çıkan sonuç: Anlayana sivri sinek saz,anlamayana davul zurna az….

 

www.almulamerter.com
 
.
.

.

.

.

.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

.

.