|
Ali Püsküllüoğlu 24 Haziran 2008
tarihinde,uzun süredir tedavi gördüğü evinde yaşamını
kaybetti.
Yazar,şair ve sözbilimci Ali
Püsküllüoğlu 1 Ocak 1935'te Adana iline bağlı Kadirli'de
doğdu.
1959 yılında İstanbul'da Çevre
Yayınevi'ni kurdu.
Çiftçilik,gazete satıcılığı,sinema
biletçiliği,avukat yazmanlığı,redaktörlük gazetecilik ve
yayımcılık yaptı.
Ankara Radyosu'nda "Kitap Saati"ni ve
Türkiye Radyoları'nda Türk Dil Kurumu adına "Arı Dile
Doğru", "Ana Dilimiz","Öz Dilimiz" programlarını
hazırladı.

Atatürk'ün Söylevi'ni ilk kez günümüz
diline aktararak sunanlar arasındaydı.
Şiir dergisi "Yusufçuk"u çıkardı.
Öztürkçe Sözlük Kitabı 12 Mart
döneminde toplatıldı ve birbuçuk yıl süren yargılama
sonucu aklandı.
Çocuklar için bir Türk şiiri seçkisi
olan ve Kültür Bakanlığı'nca yayınlanan "Kırlangıç'ın
Kanat Vuruşu" da 12 Eylül döneminde savcılıkça
soruşturuldu ve kitap hakkında takipsizlik kararı
verildi.
Dil Derneği'nin ve Edebiyatçılar
Derneği'nin kurucularındandır.
İkinci yeni şiirinin ölçülü,dengeli
bir şairi olarak görüldü.Şiirlerinde yer yer Behçet
Necatigil'in "Kırık Dize" yapısını da uyguladı.
Şiirleri
İngilizce,Arapça,Rusça,İsveççe ve Sırpça gibi dillere
çevrildi.
Ozanlığının yanısıra dil ve sözlük
alanındaki çalışmalarıyla da kendini akbul ettirmiştir.
Nasrettin Hoca ile 1981 TDK Çocuk
Yazını Ödülü,Gül Sevgili Yurdum ile 1983 Toprak Şiir
ödülü ve Zamansız dosyasıyla 2005 Yunus Nadi Şiir Ödülü
sahibi oldu.
Ali Püsküllüoğlu'nun arkadaşı ve
dostu,Türk Şiirinin Duayenlerinden Ahmet Uysal'ın onun
ölümü üzerine yazdığı GİZ adlı şiiri yayınlıyoruz ve
şiirseverlere BAŞINIZ SAĞOLSUN diyoruz.

Ünal ÇARDAK
GİZ
ali püsküllüoğlu için
masalların gizine karışıyor şimdi de
sevdiğimiz şairler birer birer, yalnızlığımızı
büyüterek ayrılıyorlar bizden imgeleriyle;
ikiz kardeşimizdir kimisi, aynı aşklara
kapılmışızdır kimisiyle ve kız kardeşimizdir şiir.
aralarında kan bağı vardır sözcüklerimizin
güze ve güle tutkunuzdur, temmuzlarda
bozkır yangınlarına savrulur düşlerimiz,
ne çıkar uzaklıklar, yoksunluklar
olsa da aramızda, aşklar büyütürüz sonsuza.
katkımız vardır Ferhat ile Şirin'e, Nâzım ile
Piraye aşklarına, Leyla'sına amansız çöllerin;
yenilgiler tarihine, kanayan yanına Lorca'nın;
dudak izleri bırakmıştır bize de, bir şairi
sözcüklerinden öpen sevgili kadınlarımız.
ondan böyle tanımsızdır güzelliği yan yana
konmuş masaların, yakamozlu kumsalların, karanfilli
saksılarda eteklerinin uçuşması ülkemizin;
umudun ve umutsuzluğun söylenceye dönüşmesi,
onlarla, onlarla serpilince yıldızlar göklerimize.
ahmet uysal
26.06.2008 / küçükkuyu |