|
Rahşan Hanımın kafasının içinde olup bitenin ne olduğunu
bilmemiz mümkün değil…. Zaten o kafanın içinde olup
biten de bizi hiç ilgilendirmiyor…
Biz başından beri Zeki Sezer’in kafasının içinde
‘fikir ve düşünce’ diye dayattıklarının
karşısındayız.
Sezer’in ciddi ciddi istifa etmesi gerektiğini ilk defa
gündeme getiren ve bu konu üzerinde yoğunlaşan bizler
dün olduğu gibi bugünde bunun gerçekleşmesini
istediğimiz kadar hiçbir şeyi istemiyoruz…
DSP bir gemiyse dümeninde bulunan bir şofördür. Ya da
DSP bir otobüsse direksiyonunda bulunan bir kaptan
pilottur. Dememiz o ki, partinin dümeninde ya da
direksiyonunda bulunan tamamen mavi beyaz anlayışa
aykırı ve yanlış bir insandır.
İlk yanlışlığı nerede yapmıştır?
İlk yanlışlığı Genel seçimler öncesinde AKP’yi protesto
amacıyla Ankara’da düzenlenen miting için hazırlatılan
gerek balon gerekse dövizlerdeki renklerde yapmıştı
Çünkü o gün meydandaki hakim renkler DSP’nin değil
AKP’nin renkleriydi…
Daha o zamanlardan içimize kurt düştü… Yeryüzünün beyaz
gökyüzünün mavi renklerden oluşması gereken öylesine
anlamlı bir mitingde alana hakim olan AKP’nin turuncu
beyaz renkleriydi….
Hadi bu çok önemsiz bir ayrıntıdır diyelim ve önemsiz
gibi görünen aslında çokta önemli olan bu ayrıntıyı
şöyle bir kenara koyalım
Gelelim Genel seçimlere;
Sezer, CHP ile ortak hareket edildiği o günlerde her
biri bir cevher olan yüzlerce DSP’li milletvekili
adayının umutlarıyla oynadı…
Partinin 13 prens ve sultanını milletvekili sıfatıyla
meclise sokacağım diye Türkiye’nin en Batı’sından en
Doğu’sundakine kadar yüzlerce hatta binlerce adayın
umutlarına tırpan vurdu….
Ve en önemlisi…
Kendilerinin seçime gireceğini sanan onca zavallı
aldatılmış, kandırılmış insanı CHP’nin vekil adaylarına
eskortluk yaptırdı…
Yazık günah değil miydi bunca insana?
Madem kafanın içinde 13 kişinin dışında isim yoktu o
zaman bu insanları neden haftalarca (dalga geçer gibi)
paralarını alıp Genel Merkez kapısında yatırdın?
Neden ?
Neden abi?
Neden?
Siyaset böyle bir şey midir DSP’de?
Mensubuna yalan söylemek midir?
Mensubunu kandırmak mıdır?
Mensubunu aldatmak ve onu rakip partinin adaylarına
peşkeş çekmek midir?
HİÇ KİMSE SENİ SEVMİYOR ZEKİ BEY!
Diyorsun ki “teşkilatlar benim arkamda”
Yok…
Sen rüya görüyorsun….
Artık senin arkanda kimse yok….
Hangi parti teşkilatını zarflarsan zarfla… Kime sorarsan
sor hiç kimsenin seni sevmediğini, senden şiddetle
nefret ettiğini görecek, duyacaksın….
Sen eskiden sevilen ve saygı duyulan insandın Zeki Bey…
Şimdi ise sadece ve sadece nefret edilen birisin…
Ve sen bu nefreti hiçbir siyasi partinin genel
başkanının hak etmediği kadar çok ettin….
Rahmetli Ecevit’in mezarında kemiklerini sızlatan
insansın sen!
Rahmetli yaşasaydı; senin Genel seçimler öncesi
yaptıkların yüzünden bir defa evet bir defa daha ölürdü…
13 insanı Meclis’e göndermek adına yüzlerce, binlerce
DSP’linin ümidiyle, umuduyla, hayaliyle oynadın….
Bu cümleyi sık sık kullanıyorum… Kullanacağımda….
13 kişi için kaç yüz yada kaç bin kişiyi taca-tribüne
attın?
Umutlarına kan doğradığın o insanların seçilmiş o 13
kişi kadar akıllı, o 13 kişi kadar yetenekli
olmadıklarını mı düşündün?
Eğer DSP olarak Genel seçimlere her birine ‘amele’
gözüyle baktığın o il, o ilçe, o belde başkanlarıyla
girmiş olsaydın bugün DSP’nin halkın gözü önünde daha
büyük bir parti olmasına vesile olacaktın…
Ve iddia ediyorum DSP o seçimlerde 13 kişiyle değil
beklide 30 belki de 40 vekiliyle Meclis’in en etkili
partisi olup çıkacaktı
Teslimiyetçisin Zeki Sezer…
İhtiyacın olan o cesaret sende yok…
Baykal’ın sahibi olduğu cesaretin kuyruğuna tutunarak
girdiğin seçimde Meclis’e 13 DSP’liyi sokmayı başarıdan
saydın….
Aslında o bir hezimetti fakat sen göremedin….
Şimdi Rahşan Hanım (haklıdır yada haksızdır, bizi
ilgilendirmez) senin istifa etmen gerektiğini söylüyor….
Bizim aylar önce işte bu nedenlerle istediğimizi şimdi
Rahşan Hanım’ın hangi nedenlerle istiyor bilmiyoruz ama
İSTİYOR
O ve biz ‘istifa’ etmen gerektiğinde birleşiyoruz…
Et Zeki Bey….
Et…
Bu partinin cesur ve yumruğunu vurduğunda Türkiye’yle
birlikte Avrupa’yı sallayacak güçte bir lidere ihtiyacı
var….
Sana bugüne kadar verdiğin hizmetlerden(!) dolayı gönül
dolusu teşekkürler…
AKP adına teşekkürler…
MHP adına teşekkürler…
DTP adına teşekkürler…
CHP adına teşekkürler…
BBP adına teşekkürler….
…………………………………
DSP adına teşekkür edemiyoruz çünkü bu parti için bir
şey yapamadın …
DSP’nin lideriydin ancak bilinçsizde olsa DSP kimliği
altında yukarıda adlarını zikrettiklerimize çalıştın…
Bak hepsinin ekmeğinde senin sürdüğün yağlar var…
DSP ise Bülent Ecevit öldüğü günden beri ekmeğinin
yanına bir katık arıyor….
O aldatılan zavallı DSP’liler katıktan vazgeçti
“Ekmek bari elden gitmesin” diyor…. |