![]() |
ZAMANI AKITMA!
03 Aralık 2009, 22:05
Bojidar ÇİPOF
|
|
Bu gece çok bidar (uykusuz) oldum sabaha dek
Nedendir bilinmez ama çok fazla şey takıldı kafama
Dön bir yana, dön öbür yana tutmadı bir türlü uyku
İçimde bir yeis (ümitsizlik) titretti durdu her tarafımı
Kastı midemi acı acı, gerdi kaslarımı, adeta binlerce iğne battı her yanıma
Nedir bu her gece kafama takılan? Nedir bu aranan?
Bir bilsem sorun yok tabi, ama bilemiyorum ki nedir?
Yeis yerini korkuya bıraktı birden, aniden kalktım yataktan!
İçimden bir kadeh şarap içmek geldi
Dolaptan en büyük peymaneyi (şarap bardağı) aldım, doldurdum
Ohh be, ne de iyi gitti serin serin bir kadeh beyaz şarap
Bir daha, bir daha, bir daha
Dur, dur dedim kendime, bu yeis şarapla dinmez
Bu mide ağrısı, kafada biter, vücuttaki alkolde değil
Durdum, evet bu yanlış, çok yanlış
Aramamak lazım çözümü peymanelerde, meyhanelerde
Aklıma takıldı, dün yan masada oturan o güzel ne de hoş baktı bana
Neden gözlerimi kaçırdım ki
Baksaydım ben de kırpmadan, kaçırmadan
Şimdi bakacağım, şimdi bakacağım derken
Kalktı gitti. Fırsat gitti.
Çok hoştu, saçları, gözleri, dudakları
Fırsat gitti, uçtu kuş misali
Kaçırmamak lazım vesselam fırsatları
Tabi istiyorsan, kaçırmamak lazım
Bir boşluk varsa ve o boşluğa birini koyacaksan ve de istediysen onu
Kaçırmayacaksın!
Gelelim baştaki yeis halime
İnanın nedendir bilmiyorum
Belki de boşluktandır, belki de yokluktandır
Bilirim çoklukta yokluk çekmek nedir
İyi bilirim zordur, çok zordur
Zor bazen kişiyi yorar, bazen de direncini arttırır, daha da zor arar
Yürek ondan coşkun bir pınar gibi delidir, zorlar hayatı biteviye
Hayat! Sen yaşanmaya değersin, hele geriye az kaldıysa yaşadığından
Çok değerlisin, yitirmemek gerek kalanı
Yitirmemek gerek yeisle, savurmamak gerek zamanı
Hele geçirdiğin tecrübeler yettiyse sana
Nedir hâlâ bu zamanı boşa harcama isteği
Şimdi karar verme zamanı, şimdi zamanı boşa geçirmeme zamanı
Umarım karar verme zamanı, doğru olan kararı verme zamanı
Bu yazı sadece bana değil, sen de bir kıssadan hisse al kendine
Bu yazı herkese, hayatı boşa akıtan herkese…
Bojidar Çipof
7 Ağustos 2009
Hayat güzel dostlar. Yaşamak güzel. Her ne sorun varsa yine güzel. Zaten sorunsuz biri var mı ki? Yoldan yüz kişi çevirsek, doksan dokuzunda ne hikâyeler çıkar. Ya yüzüncü? Onda da vardır. Mutlaka bir hikâye vardır. Zaten yaşamak bir hikâye değil mi? Ama hikâyeler güzeldir ve sonu mutlu bitenler daha da güzeldir. O zaman kendi hikâyemizi güzelleştirmek kendi elimizde…
Her bardakta boş ve dolu alan vardır. Tabi bardağın ne kadar dolu olduğu elbette önemli... Ama kalan ne kadarsa da o benimdir. Yani sizindir.
İstediğim anda elime bardağı alıp içebilirim. Boş alanı doldurmak mümkün değilse, neden dolu alanla mutlu olmayalım.
İşte dolu alanla özdeşleştirebileceğimiz birkaç kavram: Sevmek, sevilmek, umutlanmak, önemsenmek, saygı görmek, maddi zenginlik, ruhsal zenginlik,………… Offf, daha çok var! Vazgeçtim yazmayacağım… İnanın buraya sığmaz…
Aşık olmak. Aşık olmak… Aşık olunmak. Aşık olunmak…
Var mı başka bir kavram daha... Birine delicesine âşık olmak ve karşılık görmek…
İşte şimdi bu üç ay evvel kaleme aldığım yazının başına dönün ve tekrar okuyun. Ben bugün tekrar okudum, ne kadar da çok ekleme yapabilirmişim. Ama yapmadım. Çünkü ben yazılarımı yazdıktan sonra düzeltmem. (İmla hariç) Çünkü o anda içimdeki duyguların tezahürü olarak ellerim sadece tuşlara basar.
İnanın hiç iddialı bir yazar değilim. Sadece içimden gelenleri paylaşırım… Bu yazıma da bu gün çok ekleme yapabilirdim, ama yapmadım. Hadi şimdi sıra sizde! Şimdi siz de benimle birlikte, içinizdekileri paylaşın… Satır araları sizin… Orada siz varsınız… Yazın bakalım. Hoş o satır aralarında bende varım. 7 Ağustos’ta o satır aralarına neler yazabilirmişim… Yazmamışım işte, ne yapalım… O gün bu kadar tezahür etmiş…
Hadi şimdi ZAMANI AKITMA’dan satır aralarına kendinizi koyun…
Bardakta ne kadar varsa, o sizin… Yaşam sizin… Yaşayın…
Bojidar Çipof
3 Aralık 2009


