![]() |
TOPAL TURGUT
19 Kasım 2009, 02:29
Bojidar ÇİPOF
|
|
Sanırım 1970’li yıllar. Şu an yerinde park olan Bebek Belediye Gazinosu’nda rahmetli ÇETİN İNÖNTEPE ORKESTRASI’nda gitar çalıyorum.
Bu orkestraya girmem de bir hayli ilginç. Çünkü zaten grupta bir gitarist var ama bascı yok. Turgut ağabey jazz çalıyor ve güncel Türkçe parçaları beceremiyor. Aslında çok iyi nota okumasına karşın, jazzcı olduğu için ortaya başka bir stil çıkıyor ve şarkıcılar tarafından beğenilmiyordu.
Bu değerli müzisyenin lakabı: TOPAL TURGUT’tu. O tarihlerde, gitarın solo olarak ağırlığını bilmeyen yoktur. Zamanın tüm parçaları; gitar ağırlıklı melodilerdi. Maalesef adını şimdi anımsayamıyorum. Aslında grupta bir saksafoncu da vardı. Ama dedim ya illaki sololar gitarla olacak…
Ben iyi nota okumam dışında zaten tüm güncel repertuara da sahiptim. Çetin ağabey “Yemek müziğinde Turgut çalar. Sen ona eşlik et. Programda sen soloları çal. O sana eşlik etsin. Ayhan da orgla bas yapar. Saksafon da var işi götürürüz” dedi.
Ayhan ağabeyde o zaman göre lüks olan Farfisa çift katlı ve ayak baslı org vardı. Ve çok iyi müzisyendi. Pek alışılmış olmasa da ben bu şekilde orkestraya girdim.
Gündüz aramızda biraz prova yaptık ve akşama işe başladım. Turgut ağabey ile çok iyi bir uyum sağladık. Aramızdaki yaş farkına rağmen de çok iyi dost olduk. Turgut ağabeyin imrenilecek bir de tarafı vardı. O zaman göre çok pahalı olan bir Gibson marka tam kasa elektrogitarı ve Gibson amplifikatörü vardı.
Çetin İnöntepe Orkestrası; çok eğlenceli bir orkestraydı. Zaten Çetin İnöntepe yeter de artardı. O, kendine has karizması ile ortalığı kırıp geçiriyordu. Bilenler çoktur. Çetin; avcı, uzun mesafe yüzücüsü, sportmen dev gibi bir adamdı. Ve de adam gibi de adamdı. Fıkraları bitmezdi. Dostluğumuz çok uzun yıllar sürdü. Ben müziği bıraktım, ses sistemleri üretmeye başladım, dostluğumuz yıllarca devam etti. Orkestra şefimdi, müşterim oldu. Şimdi yıkılan Tarabya Oteli’ni onun aracılığı ile donatmıştım. Allah rahmet eylesin, toprağı bol olsun.
(Çetin İnöntepe Ali Kocatepe’nin kayınpederidir.)
TARİHİ GIBSON GİTAR ve AMPLİFİKATÖR
Gelelim Turgut ağabeyin tarihi hikâyesine:
İsmet İnönü, Atatürk Havalimanı’ndan, bir ABD gezisine giderken –ki o zaman şimdiki gibi güvenlik önlemleri yoktu- Turgut ağabey aprona kadar yanaşarak İnönü’ye yüksek sesle “Cumhurbaşkanım, Cumhurbaşkanım” diye seslenmiş. İnönü de “Bırakın gelsin” deyince müzisyen olduğunu ama bir türlü iyi bir gitar ve amplifikatöre sahip olamadığını ve yardım isteğini söylemiş.
İnönü de “Adresini alın” diye talimat vermiş ve ABD’ye uçmuş. Turgut ağabey, tabi hiç umutlu değil. Ama 1 ay kadar sonra bir Cumhurbaşkanlığı forslu araba, Topal Turgut’un mahallesine gelmiş ve ambalajında bir Gibson gitar ve amplifikatör kendisine teslim edilmiş.
Bu hikâyeyi defalarca anlattı ve her seferinde gözleri doldu. “Bana bunları verirken sıkı sıkı tembihlediler. Bunlar Cumhurbaşkanının kendi cebinden ödendi haberin olsun. Devlet parasıyla alınmadı” bunu ifade ederken, tüylerinin dikildiğini hep gördüm. İsmet İnönü’ye âşıktı.
Hikâyemiz bu; bu gün Amerika’daki 2. El gitar sitelerinde inanılmaz yüksek paralara satılan o tarihi Gibson gitar ve amplifikatör acaba şimdi nerede ya da kimde?
Nur içinde yat Topal Turgut…
Senden başta insanlık olmak üzere çok şey öğrendim…
Bojidar Çipof


