Bayram ŞEKERLERİGeceyarısı referandum YARDIMICoşkun'a bu işkence NİYE?Unutulmuş anaları ZİYARETEvet'çilere Koyun YAKIŞTIRMASISeksiliği bikininin önüne GEÇTİTek bedende 2 kadın AYLAVan'da cehennem GECESİDinsizlerden taciz ATEŞİGenç dedenin TORUNU
Bojidar ÇİPOF
ATAMLA DİYALOG
08 Kasım 2009, 20:37
Bojidar ÇİPOF

Atam orada mısın? Seninle biraz sohbete ihtiyacım var Atam

Evet, oğlum buradayım, seni duyuyorum, dinliyorum

Atam çok sıkıntılıyım uyku tutmadı, yarın senin ölüm yıldönümün, seni andım ama bu bana yetmedi Atam, sesini de duymak istedim

 

Bak oğlum, eğer sesimi duymak istiyorsan, sesimi duymak isteyenlerdeysen, zaten duyanlardansın, duyanlardansın ki şu an seninle diyalog halindeyiz. Nedir seni bu kadar sıkıntıya sokan, bu geç saatte uyutmayan. Hadi paylaş benimle oğlum.

 

Atam, sen o ölümsüz “Nutuk”un son bölümünde, 20 Ekim 1927’de, şöyle demişsin:

“Sayın baylar, sizi, günlerce işlerinizden alıkoyan uzun ve ayrıntılı sözlerim, en sonu tarihe mal olmuş bir çağın öyküsüdür. Bunda, ulusum için ve yarınki çocuklarımız için dikkat ve uyanıklık sağlayabilecek kimi noktaları belirtebilmiş isem kendimi mutlu sayacağım.

 

Baylar, bu söylevimle, ulusal varlığı sona ermiş sayılan büyük bir ulusun, bağımsızlığını nasıl kazandığını, bilim ve tekniğin en son ilkelerine dayanan ulusal ve çağdaş bir devleti nasıl kurduğunu anlatmaya çalıştım.

 

Bugün ulaştığımız sonuç; yüzyıllardan beri çekilen ulusal yıkımların yarattığı uygarlığın ve bu sevgili yurdun her köşesini sulayan kanların karşılığıdır.

 

Bu sonucu, Türk gençliğine kutsal bir armağan olarak bırakıyorum.”                              

Atam ben o tarihte yoktum daha… Ama bak o zamandan neler demişsin, bize dikkati ve uyanıklığı öğütlemişsin… Ulusal bir yıkıma maruz kalmamız için neler neler yapmışsın… Ama o kadar insan varken, günlerce okuduğun o metinin sonunda, neden sadece “gençler”e armağan ettin? O kadar gün sonunda “gençler”e bir işaret vermek için mi yoruldun?

 

Bak ne güzel anlamışsın oğlum. Evet,  ulus; tüm bireylerin toplamıdır. Tüm bireylerin bileşkesidir. Ama gençler istikbaldir oğlum. Yurdumuzu ilelebet muhafaza edecek asli unsurlar gençlerdir. Bu nedenle o kadar gün okudum ama sonunda esas işaretimi gençlere verdim. Aferin sana! İşte istediğim “dikkat ve uyanıklık” bu evladım…

 

Anlamışsın! Ama anlamak yetmez özümsemek de gerekli. Özümse ve paylaş, anlayamayanlara kızma! Kalpleri, gönülleri bizden yanadır- hepten yanadır. Belki anlayamamışlardır. Paylaşıver be oğlum, paylaşıver. Anlayanlar çoğalsın, özümseyenler çoğalsın, çoğalsın ki Laik Türkiye Cumhuriyeti ilelebet ayakta kalsın.

 

Başka soracağın bir husus var mı oğlum?

Var Atam!

 

Sen bu nutkun sonunda, gençlere sadece bu sözleri söylemedin. Son olarak da “Gençliğe Hitabe” dedin ve daha da önemli şu cümleleri sarf ettin. Senin yolunda, senin uğrunda yol alacak herkese, hala çok önemli olan ve ilerideki yıllarca yaşanacak her olayı sanki o zamandan gördün bir uyarı verdin. Şöyle demişsin be Atam biraz açıkla bana nedir bu “Gençliğe Hitabe”nin özü?

 

“Ey Türk Gençliği!

 

Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir.

Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin, en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dâhilî ve haricî bedhahların olacaktır.

 

Bir gün, İstiklâl ve Cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şerâitini düşünmeyeceksin! Bu imkân ve şerâit, çok nâmüsait bir mahiyette tezahür edebilir.

 

İstiklâl ve Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın, bütün kaleleri zapt edilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir.

 

Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dâhilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.

 

Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!

 

Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!”

Oğlum orada aslında her şey var. Evet, haklısın, sanki bu günü de görmüşüm, sezmişim ve söylemişim, yazmışım. Oradaki her satırı, cümleyi, kelime kelime oku, hazmet, özümse ve paylaş evladım. Yurdunun esenliği, yurdunun, güvenliği, yurdunun geleceği için paylaş!

 

Bak “gelecek” dedim az evvel sana. Anladın mı neden bu “Nutuk” son sözü ile gençlere bağlandı. Neden muhtaç olduğun kudretin sende var olduğunu söyledim. Yani gençlerde, yani istikbalimizde… Çok söze gerek yok oğlum, “Gençliğe Hitabe”yi oku. Ama çok oku! İçinde her şey var oğlum.

Atam, orada şunları da demişsin:

 

“Cebren ve hile ile aziz vatanın, bütün kaleleri zapt edilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir.”

 

Kalelerimiz zapt edilmedi, tersanelerimiz de şimdilik elimizde ama senin mirasın olan çok kurum satıldı Atam! Hem de çok stratejik kurumlar satıldı. Biliyor musun alanlar da hep yabancı. Amaçları sadece para kazanmak mı? Yoksa bizi ele geçirmeyi mi hedefliyorlar? Korkmaya başladım Atam.

Haklısın be oğlum.

 

Osmanlı “kapitülasyonlar” adı altında, boynunu kaptırmıştı. Ben o yüzden Lozan’da en ufak bir tartışmaya dahi müsaade edilmeden, bıçak gibi ya bitecek, ya da bitecek dedim ve de bitti. Ama bunlar böyledir. Başka bir yol, başka bir ad bulur ve kapımızın eşinden evvela bir ayağını sokar ve ardına kadar açmaya çalışırlar.

 

Ne yazık ki Dünya ezen ve ezilenlerden müteşekkil… Ezenler sömürenlerdir… Dedim ama “uyanık ve dikkatli” olunacak… Hem de 1927’de dedim… “uyanık ve dikkatli” olun evladım…

 

Bir de şu var evladım. O cümleyi bir daha oku! Orada “bütün orduları dağıtılmış” da demişim, “her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir” de demişim.

“Ordu”muz. Yurdun hiçbir köşesini işgal ettirmez. Sen rahat uyu emi…

Bir daha oku!  Orada “bütün orduları dağıtılmış olabilir” da yazıyor.

Olabilir. Demişim. Bu tanımlamada olasılık var. “Olabilir”

Olmayacak korkma!

 

Nedir ordumuzun teşkili? Neredeyse tüme yakını “Mehmetçik” yani sen, yani gençler…

İşte “Nutuk” ondan gençlerle sonlandı” İşte “Nutuk”un sonunda “Gençliğe Hitabe” bu yüzden var. Bizi “dağıtma”ya kimsenin gücü yetmez… İnan oğlum kimsenin gücü buna yetmez…

Bu nedenle; “Bu sonucu, Türk gençliğine kutsal bir armağan olarak bırakıyorum” dedim…

Bu nedenle; “Muhtaç olduğun kudret”in damarlarında var olduğunu söyledim…

Sene 1927, sene 2009…

 

Pek de bir şey değişmemiş… Zorluyorlar…

Hadi oğlum zaman “uyanık” ve “dikkatli” olma zamanı…

Kal sağlıcakla, kendine iyi bak…

 

Bojidar Çipof

9 Kasım 2009



  • HAYATIN SENİNLE ŞEKİLLENİR
    Almula MERTER
  • Barışı Bulmuşlar Haberiniz Var...
    Melike NAZLIM
  • DOĞAL OLMAK MI OLMAMAK MI?
    Erkan GÜREL
  • MENGEN PİLAVI
    Caner ÖZTAŞ


YORUMLAR


Henüz yorum eklenmemiş



Üye Değil
(500)
Şimdi Üye Ol



YAZARIN ARŞİVİ





mercektv
Yayın İlkeleri   |   Künye   |   İletişim

Copyright © 2006 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz. TURKHABERLER basın yayın meslek ilkelerine uymaya söz vermiştir.