|
SON DAKİKA
ŞARKISINI SOLİSTİNE İTHAF ETTİ
TURKHABERLER'E TEŞEKKÜRLER
YENİ NAZLI ARMAN ÇOK KONUŞULACAK
BİLGE'DEN BAĞLAMA ŞOV
SEVGİLİLER GÜNÜ'NE ÖZEL
İklim BAYRAKTAR iklimbayraktar@turkhaberler.net
Sadece zevk paylaşımından ibaret ilişkilerin adını “aşk” koymak hata olur. Gerçek olmayan aşkların gerçek olmayan günü bugün… Yol haritasında erkeğe verdiği rol sadece hayatını kolaylaştırmak olan kadınların ve kadına ihtiyacı olduğunda tuvalet ihtiyacını giderir gibi giderip yoluna devam eden erkeklerin zafer günüdür bugün… Leyla ile mecnunun aşkı için başta Neyzen Teyfik olmak üzere birçokları ne diyor artık biliyor musunuz? S....m Leyla’yı da Mecnunu’da. Ben manyak mıyım bir a.. için çöllere düşecem…. ( Daha fazla sansürlesem anlamı kalmazdı) Şuan itiraz edenler; bırakın bu ayakları… Koktu bu ayaklar… Bal gibi doğrudur bu söylem, işte budur aşka ve kadına bakış açınız. Belki safi küfür gibi gelse de düşünürseniz bugünkü hayatın bugünkü ilişkilerin gerçeğini görürsünüz. Bunu gördüğünüzde de ortada kutlanacak bir şey olmadığını göreceksiniz illaki. Sevgiler ve aşklar yalan olmuşken sevgililer günü nasıl gerçek olabilir ki? Küçük bir öpücük bile sevgi ve aşkı anlatmaya yetmeliyken nasıl bir dayatma ekonomisi bu! Sıradan bir eşya bile sevgililer günü için sıfırdan tasarlanmış, nasıl bir tüketim sarhoşluğu! Ücrete tabi aşklar. Senin aşkın benimkinden pahalıymış. Vay be…! Ne kadar sahte ne kadar saçma geliyor, yaratıcılıktan uzak hediyeler. Sar, paketle gitsin. Hediye ne kadar pahalı olursa içine gönül telinden iki satır döktürmene gerek yok. Ruhsuz bir objeye, bir hediyeye, bir çiçeğe aşkın ve sevginin yüklendiği gündür bugün. Yani o denli manasızdır. Cansız ve mattır. Sevgi ve aşk tanımıma uyum sağlamıyor bu durum, aklım ve ruhum ermiyor toplumca ve topluca kutladığımız bu güne “Aşkında içine ettiniz” diyesim geliyor ulu orta bağırarak. İstisnalar üzerine alınmasın, zira gerçekten istisna iseler zaten benim gördüklerimi ve hissettiklerimi onlarda düşünüyordur… Sevgililer günü tamamdır peki ya sevgililer nerede? Ya sevgi… O nerede? Sevgi ve aşk ruhta mı, vücutta mı yaşanıyor şimdilerde? Kalpte başlamadığı kesin artık aşkların… Çok aşağılara indi aşk… Erkeklerin yarısında hal böyle. Diğer yarısı da zaten, sevgiden aşktan bir haber… Hal en basitinden böyleyken, kalkıp 14 Şubat geliyor diye heyecanlı kikirdemeler içine girmiş kadınların alayı aptaldır. Sevmeyen ama seviyormuş gibi yapanların, bitmiş tükenmiş ilişkilere cila çekmek isteyenlerin günüdür bugün. Seven ama sevildiğinden emin olamayanların, sevgisine veya sevgilisine güvenmeyenlerin, birbirini sınadığı, ölçüp biçtiği, sevgiyi hesaba kitaba vurdukları gündür. Bencilce sevişler, sevişmeler kol gezerken ortada, “beni benim beklediğim benim anladığım gibi sevmedin ki” derken sevgililer birbirine, bir hafta önce en inandırıcı kelimelerle sevgisini anlatanlar, okus pokus cinsinden kayboluyorsa ortadan o halde kutlanacak bir şey yoktur gerçekten. "Sevgiliye yaranmak" adına veya "karısına hâlâ âşık görünmek" için kaçınılmaz fırsat olarak gören erkekten gelen hediye ancak aptal kadınları tatmin eder. Bir çeşit mastürbasyondur kadın için sevgililer günü.(Bilhassa evli olanlar için.) Gerçekten inandırıcılığını yitirmiş, sahiciliğinden şüphe duyduğun bir ilişkide sevgililer gününü kutlamak bir çeşit mastürbasyon değil de nedir? Bence hediyesi değil; kendisi, sevgisi çok değerli olanın günü. Sadece “benim sevgilimsin ya” diye başlayıp “işte bu yeter bana” diye cümleyi bitirenlerin günü bugün… “İyi ki varsın” diyebilenlerin günü… Ve o sevginin hediyeye bürünmüş en güzel en değerli şekli de bence bir bakış, bir söz, sevgiye dair yazılmış küçük bir not… Paylaşabiliyorsan zevkleri ve sıkıntıları işte o zaman kutlanacak bir şey var demektir. Birinin canı yanmışsa, diğeri elinden geleni yapıp canına can katmak istiyorsa, bencil olamıyor, sarıp sarmalıyorsa işte o zaman kutlanacak bir şey var demektir. Birbirine deliler gibi âşık, kaideyi bozmayacak ölçüde istisna çiftlerin bence sevgililiğin ticarete döküldüğü bir günden korkması lazım. Popüler kültürün zoruyla aşklarını yaşamayı reddetmeleri lazım bugün. Bir minik not, sevgi dolu bakışla atılan bir tebessüm, sımsıkı sarılıp tek kelime etmeden öpüştürülen iki çift dudak yeter aslında. Aşklarının ateşi tenlerini ve ruhlarını yakan hangi gerçek çift kendi içsel kutlamaları ve coşkulu geçebilecek birçok günleri varken ellerinde, niye 14 Şubatı kutlamak isterler ki? Ortalık sevgi adı altında sevgisizlikten geçilmiyorken eğer sevgiden gerçekten anlıyorsanız, gelin siz bir değişiklik yapın. Böyle bir günde kendimizle kalıp hesap yapalım, ne kadar seviyoruz? Gerçekten seviliyor muyuz? Gerçekten sevip sevmediğinizi düşünecek cesaretiniz var mı bugün? Bu günü yalnız geçirmeye ve sevgide, sevgilide yaptığınız hatalarla yüzleşmeye. Kapayın gözlerinizi ve sevgilinizi ilk gördüğünüz günü ilk öpüştüğünüz anı, ilk seviştiğiniz geceyi, onunla ilk el ele yürüdüğünüz sokağı getirin gözünüzün önüne bakın bakalım o ilk günkü gibi canlı net parlak gelecek mi görüntüler. Hala sıcacık bir his kaplayacak mı her yanınızı. Dudaklarınız titreyecek, burnunuz sızlayacak mı özlemden. Kokusunu duyacak mısınız burnunuzun ucunda en taze haliyle. Aşk adına, sevda adına çektiğiniz, çektirdiğiniz insanları düşünün. Sizin için acı çekmiş sevgilileri yâd edin, hesaplaşın içinizde. Kapanmamış defterleri yüreğinizde kapatın artık. Gelin bu gün sevgiye ve aşka bir günlüğüne sadece ama sadece saygı duyun. Başarabilir misiniz çok merak ediyorum? Bu yozlaşmış, duygusuz dünyada sevilmenin, sevmenin nasıl değerli bir güç olduğunu hatırlayabilir misiniz? Yüreğinizde bunu yapacak kadar ışık kaldı mı ki? Başarabilirseniz sonrasında sizin için nasıl olsa her gün sevgililer günüdür, bol bol kutlarsınız. Yükleniyor...
Yorumlar yüklenirken lütfen bekleyiniz...
|
|